Eulex-Sırbistan Arasında İmzalanan Protokol
Kosova’da bulunan EULEX misyonu başladığından beri, kamuoyu bu konuya pek sıcak bakmamıştır. En son 12 Eylül’de EULEX-Sırbistan arasında güvenlik konusunda imzalanan protokol, Kosovalılar arasında olumsuz bir etki yaratmıştır. Düne kadar Ahtisaari Planı’nı ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan 1244 sayılı kararı destekleyenler EULEX’i de desteklemişti. Bugün ise bu kesim Avrupa misyonuna karşı çıkmaktadır. Başta “UNMIK’in mutasyonu (devamı)” olarak algılanan EULEX; ardından Ban Ki-Moon tarafından ortaya çıkarılan ancak Kosova’nın bağımsızlığına ters düşen plan, son olarak da Belgrat tarafından onaylanan altı başlıklı anlaşma, bu anlamda önem az etmektedir. Avrupa’nın EULEX misyonu sömürgeci bir güç olarak algılanmaktadır. Çünkü EULEX misyonunun Kosova’ya göstereceği faaliyet; Kosova’daki polislere uluslararası standartlara uygun olarak training vermesi ve Kosova’da bulunan Sırp azınlığını sorun yaşamamalarına yönelik liderlik yapması olarak ortaya çıkmıştır. Bu iki faaliyet dışında EULEX’in Kosova’da bulunduğu sürece nötr kalması gerekmektedir.
Kosova’daki son gelişmelere baktığımızda, bu ülkenin hassas bir dönemde olduğu görülmektedir. Bu durumun nedenlerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:
1- Kosova yeni bağımsızlığını kazanmıştır, bu nedenle henüz istikrara kavuşamamıştır. Ayrıca, tecrübesizliğinden dolayı sağlam kamu kurumlarına sahip değildir.
2- Kosova’nın bağımsızlığını birçok ülke tanımamaktadır ve bu durum büyük bir dezavantaj olarak ortaya çıkmaktadır. Bağımsızlığının uluslararası camiada desteklenmesi, ülkenin itibarı ve istikrarı açısından önemlidir.
3- Kosova’da bulunan birkaç azınlık, ülke bütünlüğünü halen tehdit etmektedir (Kuzey’de bulunan Sırp azınlığı)
4- EULEX misyonu, Kosova’nın iç işlerine gerekenden fazla müdahale etmektedir. Bu nedenle misyonun gerçek niyeti konusunda şüpheler oluşmaktadır.
5- Hükümetin geleceğe ilişkin açık bir vizyona sahip olamaması da Kosova’nın diğer bir handikabıdır.
Tüm bu olumsuzlukları değerlendirdiğimiz zaman, Kosova’nın istikrarına yardım edecek iyi niyetli ve tecrübeli bir güce ihtiyaç duyulmaktadır. Kosova, jeo-stratejik konumundan dolayı Balkanlar’da uyuşturucu trafiğinin en önemli noktası olabilmektedir. Kosova’nın bu durumu sadece kendisi için değil Balkanlar’ı ve daha öte, Avrupa’yı tehdit etmektedir. Bu yüzden EULEX misyonunun yukarıda bahsettiğimiz faaliyetlerinin yanında, bu tür durumları engellemesi gerekmektedir. Batı, Kosova’yı Sırbistan kontrolü altında bırakmak istememektedir. Aynı zamanda Kosova’nın tek başına hareket etmesine de karşı çıkmaktadır. Her ne kadar Kosovalılar EULEX’in Sırbistan’la güvenlik konusunda imzalamak istediği anlaşmaya karşı çıkmışsa da, Brüksel bu anlaşmanın er ya da geç imzalanması konusunda kararlı görünmektedir. Brüksel’in bu şekilde ısrar etmesine yönelik değerlendirmelerde bulunduğumuzda muhtemel bir sonuca varırız: Kosova’nın istikrarsızlığı ve sınır güvensizliği uyuşturucu kaçakçılığına yol açmaktadır. Bu durum Avrupa’yı tehdit etmektedir. EULEX Sırplarla sınır güvenliği antlaşması imzaladığı zaman, sınır güvenliğini kontrol altına almış olmaktadır.
Dolayısıyla uyuşturucu ve silah kaçakçılığı minimum düzeyde indirgenmiş olacaktır. Bu durumda, Kosova’dan gelecek bu tür tehditler karşısında Avrupa Kıtası güvence altına alınmış olacaktır. Bu sonuca varmamızın nedeni, EULEX’in Kosova ve Sırbistan ile olan ilişkilerinden kaynaklanmaktadır. Böylece EULEX, Sırbistan ile güvenlik konusunda imzalamak istediği anlaşmayı Kosova’ya kabul ettirmeye yönelik çaba göstermektedir. Misyon, bir taraftan Kosovalı yetkililerle ve kamu kuruluşlarıyla diyalog kurmakta, öbür taraftan da Kosova halkının tepkilerini değiştirmeye yönelik çabalamaktadır. EULEX, Kosova’nın gelecekte Avrupa Birliği’ne üye olmasında bu anlaşmanın önem arz ettiğini ortaya koymaktadır. Diğer taraftan da Kosova’nın bağımsızlığından sonra Avrupa Birliği’nin Sırbistan ile ilişkilerini daha üst düzeylere taşıdığını görmekteyiz. Avrupa Birliği, Sırbistan’ı bünyesine alacağını vaat etmektedir. Buradan yola çıkarak, Brüksel-Priştina-Belgrat üçgeninde gelişen bütün olayları değerlendirdiğimizde (1999 yılında NATO’nun Sırbistan’ı bombalaması, 2008’de Kosova’nın bağımsız olması) Balkan ülkelerinin (Kosova ya da Sırbistan) çıkarları ve güvenlikleri doğrultusunda alınan kararlar olmadığı ortaya çıkmaktadır.
Peki, Sırplar bu anlaşmadan memnun mu? 12 Eylül’de imzalanan protokol Sırp muhalefet partileri tarafından da hoş karşılanmamıştır. Sırp muhalefet partileri bu protokolün imzalanmasının, Kosova’nın bağımsızlığını tanımak olarak yorumlamak gerektiğini ortaya koymaktadır.
Metaforik olarak Kosova’nın bağımsızlığı “Pandora kutusunun” açılmasına benzemektedir. Gittikçe karmaşıklaşan Balkanlar, uluslararası aktörler tarafından da iyice karıştırılmaktadır. Bu protokolün imzalanmasından sadece Avrupa Birliği (EULEX) memnun. Sonuç olarak, Kosovalılar 18 Şubat 2008’den beri özgür ama ülkeleri bağımsızlığını henüz kazanamamıştır.
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar Masası, Kıdemli Asistan, 19.09.2009)