Türkiye- Ermenistan Yakınlaşması
Türkiye ve Ermenistan, ilişkilerini normalleştirmek amacıyla bir iç siyasi danışma süreci başlattı. Ankara’da Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, iki ülkeden heyetler İsviçre’nin arabuluculuğuyla yürütülen görüşmeler sonunda iki anlaşmayı paraf etti. İlişkileri normalleştirme konusunda, çerçeve niteliğindeki bu iki anlaşma, onaylanmak üzere altı hafta içinde iki ülkenin parlamentosuna sunulacak. (Tıkla -1)
Yıllardır herkesin bu işin sonu ne olacak dediği gün geldi çattı. İsviçre Dışişleri Bakanı’nın arabuluculuğuyla Türkiye ve Ermenistan arasında ilişkiler 6 hafta sonunda normalleşme sürecine girecek.(!) Peki, bu kadar kolay mı? Hatırlanacağı gibi önce Cumhurbaşkanı Abdullah Gül milli maç dolayısıyla Erivan’a gitmişti. Türkiye tarihine baktığımızda bu ziyaret Türkiye’de bir Cumhurbaşkanının Ermenistan’a düzenlediği ilk ziyarettir. (Tıkla -2) Şimdi de protokolde bahsedilen “6 hafta sonra” gidelim. Yine Türkiye-Ermenistan maçı… Bu kez ziyareti Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan yapacak. Eğer Sarkisyan Bursa’daki maça gelmezse Türkiye tabiri caizse gol yemiş olacak. Anlayacağınız üzere 6 hafta belirlenmiş bir süreç. Yani bu süre içinde iki ülke bazı adımlar atacak ve Sarkisyan maça geldiğinde dünyaya “Biz artık düşman değiliz, bakın barıştık” mesajını verecekler. Tabi gelirse…
İki ülke arasındaki ilişkilerin yumuşaması sadece Türkiye ve Ermenistan’ı ilgilendiren bir olay değildir. Amerika, Rusya, Türkiye, Ermenistan ve bir de devlet olmadığı halde söz sahibi olan güçlü Ermeni lobisi ve diasporası… Eğer bu barış gerçekleşirse Ermeni lobisinin yıllardır uğraştığı ve altmıştan fazla ülkeye tanıttığı “soykırım” iddiasından Ermenistan vazgeçecek Ermeni lobisini ayakta tutan tek şey bu iddia olduğu için Ermeni lobisi bu yakınlaşmayı istemeyebilir. Ancak Ermeni diasporası dışındaki herkes bu yakınlaşmadan memnun gözükmektedir.
2005’te müzakerelere başladığımız Avrupa Birliği de bu süreçten memnun olan diğer uluslararası aktörlerden. Çünkü Avrupa Birliği’nin Türkiye için öngördüğü şartlardan birisi de Ermeni meselesiydi. İki ülke arasında imzalanan anlaşmada belirtilen ikili ilişkilerin kurulması ve diplomatik ilişkilerin başlatılması Avrupa Birliği’ne göre de önemli. Ayrıca Avrupa Birliği’ne göre iki ülkenin yakınlaşması da bölgedeki istikrar için önemli olan bir diğer husus.
2009 yılında Türkiye gerçekten bir “reform”lar ülkesi oldu. Bu gelişme iyi mi oldu yoksa zararımıza mı oldu bunu bize gelecek günler gösterecek ama şu an görünen o ki, Avrupa Birliği’ni ve dünyayı yapamayacağımızı sandıkları bu reformlarla çok şaşırtıyoruz.
(Yrd. Doç. Dr. Nail Alkan, AB – Balkanlar - Kıbrıs Masası, Kıdemli Araştırmacı, 10.09.09)