Maliki'nin Komşularını Suçlaması Ne Anlama Geliyor?
19 Ağustos 2009'da Bağdat'ta meydan gelen saldırıların ardından Irak'ın Suriye'yi suçlamasıyla iki ülke arasındaki ilişkiler gerilmişti. Bu gerginliği azaltmak için 31 Ağustos'ta, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bağdat ve Şam'da temaslarda bulundu. Ancak bütün çabalara rağmen iki ülke arasındaki gerilim her geçen gün artmaktadır. Bunun yanında Irak Başbakanı Nuri El-Maliki, 5 Eylül'de Kerbala'da yaptığı açıklamada, Irak'a komşu ülkeleri Irak'taki direnişçileri desteklemekle itham etti ve Irak'ta son günlerde yaşanan güvenlik sorunundan onları sorumlu tuttu. Irak'taki saldırılardan komşu ülkelerin sorumlu tutulması, Türkiye'nin girişimlerinin boşa çıktığının bir göstergesi olarak okunabilir. (Tıkla-1)
Başta Maliki olmak üzere Bağdat yönetiminin Irak'taki saldırılardan komşu ülkeleri sorumlu tutmasının ardında farklı nedenler bulunmaktadır.
2003 yılından sonra Irak'taki kaos ve terör olayları had safhaya ulaşmıştır. BM İnsan Hakları Raporu'na göre, Irak'ta bugüne kadar yaklaşık 650 bin Irak vatandaşı hayatını kaybetmiş ve dört buçuk milyon Iraklı da terör saldırılarından dolayı evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Ancak Bağdat yönetiminin, altı yıldan beri Irak'ta meydana gelen bu korkunç saldırıları göz ardı etmesi, buna karşılık Bağdat'ta 19 Ağustos'ta yüz kişinin hayatına mal olan olayları abartması dikkat çekmektedir. Bağdat'taki son saldırılar Maliki hükümetinin 2006'dan sonra uyguladığı 'Güvenlik Planı'nın en azından bugünkü aşamada bir bakıma iflas ettiği izlenimini vermektedir.
Bağdat'ta güvenlik koşullarının giderek kötüye gitmesi ile Maliki'nin, 2010 yılında gerçekleşecek Irak genel seçimlerini kaybetme endişesi taşıdığını söylemek mümkündür. Maliki'nin, son günlerde oluşturulan Şii ittifakının dışında bırakılması önümüzdeki seçimlerde başarısını etkileyebilir. Bu nedenle başta Maliki olmak üzere Irak merkezi hükümetinin Irak'taki saldırılardan dış güçleri yani "Suriye ve diğer komşu ülkeleri" sorumlu tutması bir tür 'seçim propagandası' olarak görülebilir. Önümüzdeki günlerde Maliki, Irak'taki olaylardan sorumlu ülkeler konusunu gündemde tutabilir ve böylece oy avcılığı yapmak için bu türden ifadelere söylemlerinde daha çok yer verebilir.
Sonuç olarak, Ocak 2009 yerel seçimlerini kazanan ve bu konumunu 2010'da da sürdürmek isteyen Maliki'nin, Irak'ta meydana gelen saldırıları ve Suriye ile yaşanan gerginliği azaltamadığı sürece seçimlerde başarılı olamayacağı söylenebilir. Maliki'nin son günlerde Suriye ile yaşadığı gerilim, hem Irak'taki mezhep çatışmasını arttırabilir, hem de hükümetinin önümüzdeki seçimleri kazanmasına engel olabilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu- Afrika Masası,Kıdemli Asistan, 07.09.2009)