Balkanlar Avrupa’ya Vizesiz
Avrupa Komisyonu, Avrupa Konseyi’ne danıştıktan sonra Makedonya, Karadağ ve Sırbistan vatandaşları için Avrupa’ya giriş-çıkışların serbest olacağını, vizelerin kaldırılması için talepte bulunacağını açıklamıştır. Bu durum Avrupa Parlamentosu ve birçok analist tarafından tepkiyle karşılanmıştır (Tıkla-1). Çünkü bu durum, bölgede istikrarsızlığa yol açabilecektir. Avrupa Komisyonu 15 Temmuz’da Makedonya, Karadağ ve Sırbistan vatandaşları için vizelerin serbestleştirilmesine yönelik bir öneride bulunmuştur. Söz ettiğimiz bu üç Balkan ülkesinde 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren biyometrik pasaport uygulaması başlayacaktır. AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri, Olli Rehn’e göre vizelerin serbestleştirilmesi kararı sadece siyasi bir karar değil, aynı zamanda bu ülkelerden daha önce istenen kriterlerin yerine getirilmesi anlamını taşımaktadır. Çifte vatandaşlığa sahip olan bazı Sırp, Boşnak ve Hırvatlar bu uygulamanın sıkıntı yaratabileceğini öne sürmektedir. Bu nedenle bu ülkelerin vatandaşları vize uygulamasına dâhil edilmelidir. Bu durumun bir örneğini dile getirecek olursak, Bosna’da birçok Sırp ya da Hırvat, Boşnak pasaportuna sahiptir. Buna ek olarak, bu ülkelerde organize suçlar ve bölgenin genel durumunu göz önüne bulundurduğumuzda Avrupa parlamenterlerinin şüphelerinin giderek arttığını görmekteyiz.
Diğer yandan Makedonya gibi Balkan ülkeleri güvenlik, kaçakçılığın kontrolü, güçlerin kontrolü gibi konularda AB’nin talep ettiği tüm kriterleri yerine getirmiştir. Bu durum aynı zamanda Sırbistan ve Karadağ için de geçerlidir. Her ne kadar kapılar açık bırakılmışsa da benzer bir karar Arnavutluk ve Bosna-Hersek için alınamamıştır. Arnavutluk’taki bu olumsuz durum, 28 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin güvenilir bir ortamda gerçekleşmediğine dair AB’de şüphe yaratmıştır. Bu yüzden AB, Arnavutluk seçimleri hakkında OSCE-ODIHR’den bir rapor istemiştir. Bu rapora göre Arnavutluk Avrupa’ya entegre olma yolunda ilerlemektedir. Ancak Almanya, Arnavutluk’un AB’ye entegrasyon sürecine karşıdır. Bunun nedeni son parlamento seçimleridir. İsveç ise, Arnavutluk’un durumunun önümüzdeki ay daha net değerlendirileceğini ifade etmiştir.
Aslında Arnavutluk, diğer Balkan ülkeleriyle birlikte hemen hemen aynı gelişmeyi göstermektedir. Ortak bir tarih paylaşan Balkan ülkelerin sorunları da ortak olmaktadır. Bu yüzden, Avrupa Birliği’ne girmek isteyen ülkelerin katıldığı bu “yarışma”nın başlangıç noktası tüm adaylar için aynıdır. Bu ülkelerin kaderlerini etkileyen ve onları farklılaşmaya götüren Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tutumlarıdır. Bölgenin istikrarı açısından uygulanabilecek en makul formül: “Balkanların Avrupa Birliğine ya hiç girmemesi, ya da bir bütün olarak girmesidir.”
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar Masası, Kıdemli Asistan, 17.09.2009)