Kürtler'in Musul Mücadelesi
Ocak 2009 tarihinde Irak'ta yerel seçimler yapıldıktan sonra Kürtler, Musul'da ciddi anlamda güç kaybettiler. Irak'ta yapılan söz konusu seçimleri, Sünni Araplardan oluşan Hadba listesinin kazanması ile Kürtler’in Musul'daki emellerinin suya düştüğü görülmektedir. Musul'daki yerel seçimlere El-Teahi listesi (Kardeşlik listesi) olarak katılan Kürtler, seçimlerden bekledikleri sonuçları elde edemediler. Kürtler, Musul İl Meclisi konusunda, Hadba listesi üyeleri ile gerilim yaşamaktadırlar. Kürtler, Araplarla yaşanan gerilimden dolayı, Nisan 2009 tarihi itibariyle Musul İl Meclisinden geri çekildiler. Musul'da Kürtler ile Araplar arasında yaşanan gerginlik her geçen gün artmaktadır. Kürtlerin, temel hedefi Irak'ta 'Sorunlu Bölge' olarak adlandırılan Kerkük ve Musul'u Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetime bağlamaktır. Kürtlerin bu tutumuna karşı çıkan Türkmen ve Araplar, Kerkük ve Musul vilayetlerinin hiçbir bölgeye bağlanmasını istememektedirler. (Tıkla-1)
04 Eylül'de Musul'a bağlı Mahmur Kaymakamı Barzan Seyt Kaka yaptığı bir açıklamada, Musul'da yaşanan Kürt ve Arap gerginliğin devam ettiği taktirde Mahmur'u il olarak ilan edeceklerini ve ardından da bölgesel yönetime bağlayacaklarını ifade etmiştir. Irak devletine bağlı olan Mahmur kaymakamının yetkisini aşan bir tehditte bulunması ve bu söylemleri hakkında Bağdat hükümeti tarafından herhangi bir soruşturma açılmaması dikkat çekicidir.
10 Eylül'de Kuzey Irak'ın Musul kentinin 30 kilometre doğusundaki Wardek köyünde meydana gelen saldırıda 19 sivil vatandaş hayatını kaybetti ve birçok ev harap oldu. Son günlerde Musul ve civarındaki köy ve kasabalarda sık sık meydana gelen olayların arkasındaki sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz: (Tıkla-2)
1. Wardek köyünde yapılan saldırıların ardından Kürt peşmergeler ikinci patlamayı önlediklerini belirttiler. Kürtlerin bu söyleminin iki nedeni vardır; birincisi, Musul bölgesinde peşmergelerin şiddet olaylarına karşı önlem alma kabiliyetine sahip olduğunu göstermek. Bir diğer sebep ise, Musul'a bağlı olan Kürt köylerinin Arapların tehdidi altında olduğu görüntüsünü vermek ve Kürt peşmergelerinin bu bölgelerdeki hakimiyetinin kurulmasını sağlama almak olduğunu söyleyebiliriz.
2. Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı General Ray Odierno, geçtiğimiz Ağustos ayında ABD güçlerinin Irak'tan çekilmesinden sonra 'Kürt-Arap' çatışmasının önlenmesi için Arap, Kürt ve Amerikan güçlerinden oluşan 'Karma Güç' önerisini ortaya attı. ABD komutanın bu önerisine Araplar ve Türkmenler şiddetle tepki göstermiştir. Bu nedenle Musul'da son günlerde meydana gelen şiddet olayları, ABD güçlerinin önerdiği 'Karma Güç' önerisini haklı ve gerekli çıkarmayı amaçlıyor olabilir.
Sonuç olarak, Musul ve Kerkük bölgesinde yaşanan olayların arkasında Kürt gruplarının olduğunu varsaymak pek de abartılı olmaz. Musul İl Meclisinden çekilen Kürtler’in, Araplar tarafından Musul'a girmeleri neredeyse yasaklanmıştır. Kürtler’in, gerek söylemleri gerek davranışlarına bakıldığında kendileri için Musul sorununun çıkmaza girdiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle önümüzdeki süreçte Irak'ta bir Arap-Kürt çatışması yaşanırsa, bu çatışmanın Musul'da başlaması beklenebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu- Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 10.09.2009)