Hırvatistan-Slovenya Arasındaki Sınır Anlaşması
Slovenya’nın Adriyatik’ten uluslararası sulara çıkışını güvence altına alması açısından önem taşıyan Piran Koyu başta olmak üzere, birçok bölge üzerinde yıllardır anlaşma sağlanamıyor. Bu anlaşmazlıklar, Aralık ayındaki Hırvatistan-AB üyelik görüşmelerine de engel olmuştur. Oysa görüşmelerin bu yıl tamamlanması ve üyeliğin 2011 yılında gerçekleşmesi planlanıyordu. Hırvatistan Başbakanı Jadranka Kosor ve Slovenya Başbakanı Borut Pahor 11 Eylül’de Ljubjana’da bir araya gelerek sınır anlaşmazlığı ile ilgili sorunların çözüldüğü sinyalini vermişlerdir. Bu yüzden de Zagreb’in yıllarca Avrupa Birliği’ne girme yolları kapalıyken, artık bu yolların açıldığı öne sürülmektedir. İki liderin görüşmesinde bu ülkelerin arasındaki sınır anlaşmazlığının Avrupa Komisyonu’nun arabuluculuğu ile çözülmesi gerektiği ifade edilmiştir. Kosor bu görüşmelerde AB dönem başkanı İsveç’in açıklamasına atıfta bulunarak, üyelik sürecinde Hırvatistan’ın Slovenya ile arasındaki sınır sorununu AB’nin hiçbir yazılı ya da lafzı belgeyle yargılayamayacağını belirtmiştir.
Uzlaşmaya varmak için “sessiz diplomasi” ve iyi bir işbirliği geliştirilmesi sayesinde iki ülke arasındaki çabalar sonuç vermeye başlamıştır. Böylece sınır anlaşmazlığının bu yılın sonuna kadar çözüleceği vaat edilmiştir. Anlaşma ile İtalya ve Hırvatistan arasında sıkışıp kalan Slovenya, Adriyatik’in kuzeyindeki uluslararası sulara doğrudan giriş istemektedir. Yine, Hırvatistan topraklarını kaybetmeyecektir ve Slovenya denize çıkış imkânı bulacaktır. Müzakerelerin sonucunda Hırvatistan’ın AB üyeliği ile ilgili olarak Sloven parlamentosunda ortaya konulan engelin de kaldırılması beklenmektedir. (Tıkla-1) Bu gelişmelerin devamında, AB Genişleme Komiseri Olli Rehn, Hırvatistan’ın Avrupa Birliği’ne üyelik süreci hakkında açık olmayan ifadeler ortaya koymuştur. Ona göre Slovenya ile olan sınır anlaşmazlığı çözülse dahi, Hırvatistan’ın tarım ve hukuk konularında yeni politikalar geliştirmesi gerekmektedir.
Her şeye rağmen iyi komşuluk ve barışı temsil eden bu anlaşma, Balkanlar’daki diğer ülkeler için de bir mesaj ortaya koymaktadır. Son yıllarda Balkanlar’da olumlu gelişmeler fark edilmektedir. Böylece, Ocak 2007 yılında Romanya ve Bulgaristan’ın AB’ye üye olması,17 Şubat 2008’de Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesi, 5 Nisan 2009’da Arnavutluk’un NATO’ya üye olması, Hırvatistan’ın ve Arnavutluk’un hızla AB üyeliğine ilerlemeleri ve benzeri gelişmeler önem arz etmektedir. Avro-Atlantik ailesine üye olmaları için yol kat etmeleri gereken Balkan ülkeleri için bu tür gelişmeler oldukça anlamlıdır. Çünkü genellikle “barut fıçısı” olarak nitelenen Balkanlar’da, bu tür anlaşmalar yok denecek kadar azdır. Hırvatistan-Slovenya arasında imzalanan anlaşma, Balkanlar’da istikrarın güçlenmesine ve diğer sorunlu ülkelere iyi bir örnek olmasına yol açmaktadır.
(Erjada Progonati, AB-Balkanlar, Kıdemli Asistan,14.09.2009)