'Bilgi'nin iktisadi ve toplumsal anlamda ortaya koyduğu yenilik temelli dönüşümle birlikte çokça anılmaya ve yayılmaya başlayan iş-meslek gruplarından birisi de sosyal girişimcilik. Karşılanmamış toplumsal ihtiyaçların yenilikçi yaklaşımlarla çözümünü ifade eden sosyal inovasyonun temel bileşeni olarak da ifade edilebilecek olan sosyal girişimcilik günümüzde iktisadi kalkınmanın toplumsal boyutunu şekillendiren bir kavram haline gelmiştir.
Toplumsal ve iktisadi yapıdaki dönüşümün arttırdığı eşitsizliğin azaltılmasına yönelik çalışmalara öncülük eden sosyal girişimcilerin en önemli katkısı özellikle (evsizler, mülteciler, engelliler, cinsel ayrımcılığa maruz kalanlar gibi) ‘öteki’leştirilen sosyal gruplara yönelik çalışmalarla belirgin hale gelmektedir. Bununla birlikte, firmaların kurumsal sosyal sorumluluk politikalarına veya devletin sosyal politikalarına aracılık eden sosyal girişimciliğin katkısı sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla çok daha etkin hale gelmektedir. Toplumun bir parçası olan her bir bireyin değişime öncülük edebilecek nitelikte bir potansiyele sahip olduğunu kabul eden sosyal girişimciler iktisadi kalkınmanın en önemli toplumsal ayağını oluşturmaktadır.
Özellikle gelir dağılımındaki eşitsizliğin giderilmesine ve dezavantajlı sosyal grupların toplumsal ve iktisadi hayata dahil edilmesine yönelik çabalar açısından sosyal girişimciliğin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Özellikle Avrupa Birliği’nin 2000-2010 yılları için tasarladığı Lizbon Stratejisi ve 2010-2020 arası dönem için tasarlanan Avrupa-2020 stratejisi ‘Sosyal Avrupa Modeli’ni öne çıkartmakta ve sosyal uyumu esas alan bir büyüme stratejisine işaret etmektedir. Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’nce yayınlanan özet bilgi notunda da belirtildiği gibi “yoksullukla mücadele alanında “Yoksulluğa karşı Avrupa Platformu (European Platform Against Poverty) ile ekonomik, sosyal ve bölgesel uyumun sağlanması amacıyla yoksulluk içinde yaşayan ve sosyal dışlanmaya maruz kalan insanların iyi koşullarda yaşamalarının ve toplumda aktif olarak yer almalarının sağlanması öngörülmektedir.”
2006 yılında Nobel Barış ödülüne layık görülen Muhammed Yunus’un ‘Mikro Kredi’ uygulaması literatürdeki en başarılı ve en geniş kapsamlı sosyal girişimcilik ve sosyal inovasyon örneği olarak anılmaktadır. ‘Yoksulluğun Bulunmadığı Bir Dünyaya Doğru' bir adım atan Muhammed Yunus Bangladeş’te kurduğu Grameen Bank ile yoksul insanlara kendi işlerini kurabilmeleri için geri ödeme taahhüdü almaksızın verdiği krediler sayesinde sosyal girişimcilik konusunda dünya çapında yaygınlaşan bir girişimcilik örneğine imza atmıştır. Mikro kredi uygulaması pek çok yoksulun fakirliğin fasit dairesinden kurtulmasına imkân sağlamış ve yoksul insanların üretime dahil edilmesini sağlamıştır.
Günümüzde sosyal girişimcilik ve sosyal inovasyon örnekleri hızla yaygınlaşmakta ve uygulama alanı bulmaktadır. Dezavantajlı sosyal sınıfların toplumsal ve iktisadi yaşama katılmasını sağlayan sosyal girişimcilik kültürünün oluşturulması ve geliştirilerek yaygınlaştırılması iktisadi kalkınmanın toplumsal boyutu açısından önemli bir araç olarak kabul edilmeli ve bu kapsamda yeniden değerlendirilmelidir. Sosyal girişimcilik ve sosyal inovasyon Türkiye gibi yüksek gelişme potansiyeline sahip, genç nüfusu ile ön plana çıkan ve bünyesinde çok çeşitli kültürel ve etnik zenginlikleri barındıran bir ülke için özellikle önem arz etmektedir.
ABGS’nin Avrupa-2020 Stratejisi’ne ilişkin özet bilgi notuna ulaşmak için:
Grameen Bank’ın etkileyici hikâyesini Muhammed Yunus tarafından kaleme alınan ve Doğan Kitap tarafından Türkçeye kazandırılan ‘Yoksulluğun Bulunmadığı Bir Dünyaya Doğru’(1999) isimli kitaptan okuyabilirsiniz.
*Afyon Kocatepe Üniversitesi