Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “World of Work Report 2011:Making markets work for jobs” başlıklı raporunda[1]; 2008 yılında başlayan küresel ekonomik krizin gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomilerde büyümeyi yavaşlattığı, 2009 yılının sonundan itibaren yeniden yapılanma sürecine girilmiş olmasına rağmen istihdam piyasasında canlanma yaşanmadığı, dolayısıyla krizin istihdam piyasasını kritik bir noktaya getirdiği belirtilmektedir. Raporda, gelişmiş ülkelerin yaklaşık üçte ikisinde istihdam artışının yavaşladığının ve istihdam yaratımındaki azalma eğiliminin özellikle Avrupa ülkelerinde gözlemlendiğinin altı çizilmektedir.
Anılan raporda dünya ekonomisinde istihdam koşullarına ilişkin olarak tespit edilen bulgular uyarınca;
*Küresel ekonomik kriz öncesi istihdam oranlarının yakalanabilmesi için, iki yıl içinde yaklaşık 80 milyon yeni işin yaratılması gerekmektedir. Ancak ekonomik faaliyetlerdeki yavaşlama dikkate alınırsa, dünya ekonomisi gerekli yeni iş sayısının sadece yarısını yaratabilecektir. Gelişmiş ülkelerdeki istihdam oranının, 2016 yılından evvel kriz öncesi seviyesini yakalaması beklenmemektedir.
*Krizin üzerinden üç yıl geçmesine ve ekonomik yeniden yapılanma sürecine girilmesine rağmen, iş arayanlar demoralize olarak istihdam piyasasını tamamıyla terk etmektedir. Gelişmiş ekonomilerde 2009 yılının ilk çeyreğinden itibaren 8 milyondan fazla kişi işgücü piyasasını terk etmiştir. Gençlerin istihdam durumu özellikle sorunlu bir konudur. 2011 yılı itibarıyla gençlerin %20’si işsizdir.
*İstihdam krizine çözüm üretilememesi, özellikle gelişmiş ülkelerde sosyal hoşnutsuzluğu artırmaktadır. Son veriler, sosyal hoşnutsuzluğun artmakta olması yanında; gelişmiş ekonomiler, Orta ve Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler Topluluğu, Latin Amerika ve Karayipler’de hükümetlere yönelik güvenin azalmakta olduğunu da göstermektedir.
*İstihdam piyasasındaki koşulların daha fazla kötüleşmesi ve artan sosyal hoşnutsuzluk, ekonomik iyileşme sürecini olumsuz etkileyecektir.
Aşağıda Tablo 1’de gelişmiş ekonomilerde istihdam artışındaki gelişmeler; Tablo 2’de ise gelişmekte olan ekonomilerde istihdam artışındaki gelişmeler gösterilmektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporuna göre; gelişmiş ekonomilerde 2007 istihdam seviyesinin yakalanması için 13 milyondan fazla yeni iş yaratılması gerekmektedir. Gelişmekte olan ekonomilerde istihdam, kriz öncesi seviyelerinin altında seyrediyor olsa da, gelişmiş ekonomilere kıyasla çok daha hızlı şekilde iyileşme sürecine girmiştir.
TABLO 1
TABLO 2
Kaynak: International Labour Organization, World of Work Report 2011: Making markets work for jobs, Geneva, Switzerland.
Avro alanındaki borç krizi ile mücadele etmeye çalışan Avrupa Birliği’nde (AB) istihdam koşullarındaki son durum olumlu sinyaller vermemektedir. Aralık 2010’da %9.5 olan AB’nin tümündeki (AB 27) işsizlik oranı, Aralık 2011’de % 9.9’a yükselmiştir. Aralık 2010’da % 10 olan Avro alanında (AB17) işsizlik oranı ise Aralık 2011 tarihi itibarıyla %10.4’e yükselmiştir.
Avro alanında % 10.4 olan işsizlik oranı, Ekonomik ve Parasal Birliğin oluşumundan sonra karşılaşılan en yüksek işsizlik oranıdır. Tablo 3’de, Avro alanında işsizlik oranının 2011 yılı içindeki artan seyri gösterilmektedir.
TABLO 3
Avro alanı (AB17)
Kaynak: Eurostat
Gençler arasında işsizlik oranı ise Aralık 2010 itibarıyla AB’nin tümünde %21, Avro alanında %20.6 iken, Aralık 2011’de anılan oranlar Avro alanında %21.3’e, AB’nin tümünde %22.1’e yükselmiştir.
Eurostat’ın tahminlerine göre, 16.469 milyonu Avro alanında olmak üzere AB’nin tümünde 23.816 milyon kişi işsizdir.
[2] Avrupa Komisyonu’nun 2012 yılı için AB’deki işgücü piyasasına ilişkin ekonomik tahminleri de çok olumlu değildir. Komisyon AB’de 2012 yılı için işsizlik oranını % 9,1 olarak tahmin etmekte, dolayısıyla ciddi bir iyileşme beklememektedir.
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün raporunda, küresel ekonomik kriz sonrası sosyal hoşnutsuzluğun arttığı, sosyal huzursuzluğun gelir dağılımında eşitsizlik, mali konsolidasyon ve bütçede kesintiler gibi çeşitli sebepleri olsa da başlıca kaynağının işsizlik olduğu vurgulandığına göre, işsizlik sorununun Birlik için ciddi bir sosyal mesele haline gelmekte olduğu açıktır. Bu durumda, AB’nin işsizlik sorunuyla mücadele etmeye yönelik olarak istihdam sağlayacak yatırımların desteklenmesi gibi politikalar ile istihdam hedefleri ile mali kısıtlamalar arasında dengeli bir yaklaşım benimsemesi beklenmektedir.
Hazine Müsteşarlığı, Dr.*
[1] International Labour Organization, World of Work Report 2011: Making markets work for jobs, Geneva, Switzerland.
[2] Euro area unemployment rate at 10.4%, eurostat newsrelease, 31 January 2012