ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » EkonomiGeri Dön «

2012 Yılı Para ve Kur Politikası

02.01.2012 13:37:04

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dr.Nazende Özkaramete Coşkun*


2011 yılı para politikası açısından farklı uygulamaların olduğu bir yıl olmuştur. Merkez Bankası kısa vadeli politika faiz oranı ile beraber zorunlu karşılık oranlarını politika aracı olarak yoğun bir şekilde kullanmıştır. Döviz kurlarında Nisan 2011’den yılsonuna kadar yaşanan hareketlilik nedeniyle Merkez bankası 10,1 milyar dolarlık döviz satım ihalesi gerçekleştirmiştir. Türkiye’de döviz kurları Nisan 2011’den günümüze artış eğilimine girmiş ve TL’nin değer kaybetmesine neden olmuştur. Ocak 2011’de 1 ABD doları 1.5574 TL iken 2011 yılını 1 ABD Doları 1.9008 TL olarak tamamlamıştır.
 
Global kriz sonrası Merkez Bankaları fiyat istikrarı ile beraber finansal istikrara da önem vermeye başlamışlardır. 2010 ve 2011 yılında Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası da para politikası ile beraber finansal istikrara vurgu yapmıştır.
 
Merkez Bankası’nın Ağustos 2011’den itibaren aldığı önlemler, Avrupa ekonomisindeki belirsizliklerin hızla yükselmesine paralel olarak ortaya çıkan dalgalanmaların, ekonomi üzerindeki olumsuz yansımalarının azaltılmasında etkili olmuştur. Döviz piyasasına yönelik düzenlemeler ve faiz koridoruna ilişkin Ağustos ve Ekim aylarında alınan politika kararları çerçevesinde döviz kurlarındaki oynaklığın diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha sınırlı kaldığı gözlenmiştir.
 
Türk Lirası’nda Ağustos 2011’den itibaren aşırı değer kaybı ve yılın son çeyreğinde fiyatı yönetilen ürünlerdeki ayarlamalar nedeniyle enflasyon hedefi tutturalamamıştır. 2011 yılı için enflasyon hedefi yüzde 5,5 olarak ilan edilmiş ancak 2011 yılı için enflasyon oranının yüzde 10 civarınnda olacağı beklenmektedir. 2012 yılı için enflasyon hedefi yüzde 5 olarak ilan edilmiştir ancak global ekonomideki gelişmeler nedeniyle enflasyon hedefinin tutturulabilmesi zor gözükmektedir.
 
Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin artması ve piyasalardaki aşırı oynaklık para politikasında esnek bir yapının uygulanmasını gerekli kılmıştır. Uygulanan faiz koridoru sistemi, sermaye akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve ekonomi geneli üzerindeki olumsuz yansımalarının yumuşatılmasına katkıda bulunmuştur.
 
Merkez Bankası, 2012 yılında da enflasyon hedeflemesinin yanı sıra dalgalı döviz kuru rejimi uygulamasına devam edeceğini açıklamıştır. Uygulanmakta olan bu kur rejiminde döviz kuru bir politika aracı olarak kullanılmamaktadır ve Merkez Bankası’nın nominal ya da reel herhangi bir kur hedefi bulunmamaktadır.
 
Bununla beraber iç ve dış şokların olumsuz etkisini azaltmak için Merkez Bankası döviz rezervlerini arttırmaya devam edeceğini ilan etmiştir. Güçlü döviz rezervlerinin olması ülke ekonomisine duyulan güvene olumlu katkı yapmaktadır. Döviz arzının, döviz talebine kıyasla arttığı dönemlerde Merkez Bankası rezerv biriktirme amaçlı döviz alım ihaleleri gerçekleştirmiştir ve bu ihalelere 2012 yılındada devam edeceğini açıklamıştır. 2010 yılında altın dahil brüt döviz rezervleri 86 milyar dolar iken 2011 yılı sonunda bu rakam  93,2 milyar dolara çıkmıştır.
 
Merkez Bankası 2011 yılında döviz alım ihaleleri ile piyasadan 6,5 milyar ABD doları alırken, döviz satım ihaleleri ile piyasaya 10,1 milyar ABD doları likidite sağlamıştır.  2012 yılında da döviz ihalelerinin devam edeceği açıklanmıştır.
 
Uluslararası piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak likidite koşullarının değişmesi ve gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye akımlarında bir hızlanma olması halinde ise Merkez Bankası uzun vadeli rezerv biriktirme politikası çerçevesinde döviz rezervlerini güçlendirmek amacıyla döviz piyasalarında tekrar alıcı konuma geçebilecektir. Alımlar yine piyasa koşullarını mümkün olduğunca az etkileyecek biçimde ve kuralları önceden açıklanmış ihaleler yoluyla gerçekleştirecektir.
 
Diğer taraftan döviz kurlarındaki gelişmeler her zaman olduğu gibi Merkez Bankası’nca yakından izlenmeye devam edilecek ve piyasa derinliğinin kaybolmasına bağlı olarak spekülatif davranışlar sonucunda kurlarda sağlıksız fiyat oluşumları gözlenmesi durumunda piyasaya alım ya da satım yönünde doğrudan müdahale edilebilecektir
 
Merkez Bankası’nın temel para politikası aracı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranıdır. 2012 yılında da para politikası duruşunu asıl olarak bir hafta vadeli repo ihale oranının düzeyini belirleyecektir. Politika faiz oranına ek olarak para politikasının etkinliğini ve esnekliğini artırabilmek amacıyla zorunlu karşılık uygulamaları, faiz koridoru uygulamasına devam edileceği açıklanmıştır.
 
Finansal istikrara yönelik politika uygulamaları çerçevesinde, 2011 yılında mevduatın vadesinin uzamasını teşvik etme, Türk Lirası ve yabancı para cinsinden uzun vadeli tahvil ihracını destekleme ve Merkez Bankası rezervlerini güçlendirme amaçları doğrultusunda kullanılan zorunlu karşılıklar, küresel konjonktürde yaşanan hızlı değişimlerin devam etmesi durumunda 2012 yılında da kullanılmaya devam edileceği açıklanmıştır. Küresel ekonomideki sorunların derinleşmesi ve yurt içi iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın belirginleşmesi halinde, zorunlu karşılıklar genişletici yönde kullanılabileceği gibi, sermaye akımlarının tekrar hızlanması halinde zorunlu karşılık uygulamasında sıkılaştırıcı düzenlemeler yapılabilecektir.
2012 Para ve Kur Politikası metninde Merkez Bankası’nın 2012 yılında makroekonomik riskleri de dikkate alarak finansal istikrarı gözetmeye devam edeceği açıklanmıştır. Bu amaçla para politikası ve likidite yönetiminin etkinleştirilmesine yönelik uygulamaların sürdürüleceği vurgulanmıştır. Merkez Bankası, ortaya çıkacak ihtiyaçlara göre, 2011 yılında olduğu gibi 2012 yılında da likidite yönetimi stratejisinde değişikliklere gidebilecektir. Bu kapsamda temel para politikası aracı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının etkinliğini desteklemek ve finansal istikrara ilişkin riskleri sınırlamak amacıyla Merkez Bankası borçlanma ve borç verme faiz oranlarını değiştirebileceğini açıklamıştır.
 
Finansal istikrara yönelik politika uygulamaları çerçevesinde, 2011 yılında mevduatın vadesinin uzamasını teşvik etme, Türk Lirası ve yabancı para cinsinden uzun vadeli tahvil ihracını destekleme ve Merkez Bankası rezervlerini güçlendirme amaçları doğrultusunda kullanılan zorunlu karşılıklar, küresel konjonktürde yaşanan hızlı değişimlerin devam etmesi halinde  2012 yılında etkin olarak kullanılacaktır.
 
2012 yılı hem dünya hemde Türkiye ekonomisi açısından zor bir yıl olarak görülmektedir. Merkez Bankası uygulayacağı para ve kur politikaları ile iktisadi olarak yaşanabilecek zorlukları en aza indirgemeye çalışacaktır. 
 
Bilkent Üniversitesi*




EKONOMİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya