ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » EkonomiGeri Dön «

Gelir ve Yaşam Koşulları

20.12.2011 13:05:20

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dr.Nazende Özkaramete Coşkun*

Türkiye ekonomisi 2010 ve 2011 yıllarında yüksek büyüme oranlarını gerçekleştirmiştir. Ekonomi büyürken yaratılan gelirin adil dağılımı önem kazanmaktadır. Sosyal adalet ve eşitlik kıstaslarına göre gelir dağılımı sadece ekonomik açıdan değil sosyal açıdan etkileri olan bir olgudur. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve yoksulluk dünyanın karşılaştığı en önemli sorunlardan biri olup, gelir dağılımı sadece ekonomik bir sorunu değil aynı zamanda  politik ve sosyal bir sorun olarak görülmeye başlanmıştır.

 
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gelir ve yaşam koşulları araştırması 2010 yılı için yayınlanmıştır. En zengin ve en yoksul arasındaki gelir farklılığını P80/P20 göstergesi ifade edilen yüzde paylardır.Yüzde payları, kişisel gelir dağılımını ölçmede kullanılan ölçütlerden biridir. Yüzde 20’lik fert/hanehalkı gruplarının toplam gelirden aldıkları paylara göre; “Son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay/ İlk yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay” formülünden hesaplanarak, geliri daha yüksek olan son yüzde 20’lik grubun, geliri düşük olan ilk yüzde 20’lik gruba göre toplam gelirden kaç kat daha fazla pay aldığını göstermektedir.
 
P80/P20 göstergesi 2009 yılında 8,5 iken 2010 yılında 8’e düşmüştür. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirlere göre oluşturulan yüzde 20’lik gruplarda, en yüksek gelire sahip son gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 46,4 iken, en düşük gelire sahip ilk gruptakilerin toplam gelirden aldığı pay yüzde 5,8’dir.Buna göre, son yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, ilk yüzde 20’lik gruba göre 8 kattır. Bu oran kentsel yerler için 7,3, kırsal yerler için ise 7,1’dir. Bu oran 2009 yılında 8,5 iken 2010 yılında 8’e düşmüştür. En yoksul ve en zengin arasındaki gelir farklılığı azalmıştır. Bu farklılık beklendiği gibi kentsel yerlerde kırsal yerlerden daha fazladır. 
 
Gelir Dağılımı
 
Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütü olarak gini katsayısı kullanılmaktadır. Türkiye’de 2009 yılında 0,415 olan gini katsayısı 2010 yılında 0,402 olarak hesaplanmıştır. Gelir dağılımı eşitsizlik ölçütlerinden gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,013 puan düşmüştür. 2010 yılı için gini katsayısı kentsel yerleşim yerleri için 0,389, kırsal yerleşim yerleri için ise 0,379 olarak tahmin edilmiştir.
 
Gini katsayısı büyüdükçe gelir dağılımdaki eşitsizlik artıyor demektir. Gini katsayısı 0 ile 1 arasında değer alır. Bir toplumda, gelir adaletli olarak paylaşılmışsa, gini katsayısı 0’a eşit, toplumdaki gelirleri yalnız bir kişi almışsa, gini katsayısı 1’e eşit olmaktadır. Gelir dağılımdaki eşitsizlik azaldıkça gini katsayısıda düşmektedir.
 
Tablo 1: Kullanılabilir gelire göre yüzde 20’lik gruplar
 
 
 
İlk yüzde 20’lik grup geliri en düşük olan grubu ve son yüzde 20’lik grup ise geliri en yüksek olan grubu göstermektedir. 2009 ve 2010 yılı karşılaştırıldığında en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay azalırken en düşük grubun toplam gelirden aldığı pay artmıştır. En zengin grup 2009 yılında gelirin yüzde 47,6’sını kullanırken 2010 yılında bu oran yüzde 46,4’e düşmüştür. En zenginlerin toplam gelirden aldıkları pay bir yıl içinde 1,2 puan düşmüştür. İkinci yüzde 20, üçüncü yüzde 20 ve dördüncü yüzde 20’lik grupların toplam gelirden aldıkları paylarda artış göstermiştir.
 
Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre Türkiye’de 2010 yılında ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir geliri 22.063 TL’dir. Türkiye’de hanehalkı başına düşen ortalama yıllık kullanılabilir gelir 22.063 TL iken, ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelir ise 9.735 TL’dir.
 
İstanbul Bölgesi 13.382 TL ile ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir geliri en yüksek olan bölge durumundadır. Bunu, 11.116 TL ortalama gelir ile Batı Anadolu Bölgesi izlemektedir. En düşük ortalamaya sahip bölge ise 5.144 TL ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’dir.
Toplam gelir içinde en fazla pay maaş-ücret gelirlerine aittir. Maaş-ücret gelirleri yüzde 43,7’lik oranla toplam gelir içerisinde en fazla paya sahiptir. Bunu yüzde 20,5 ile sosyal transferler ve yüzde 20,2 ile müteşebbis gelirleri izlemektedir.
 
Sosyal transferlerin yüzde 91,1’ini emekli ve dul-yetim aylıkları oluşturmaktadır. Emekli ve dul-yetim aylıkları toplam gelir içinde yüzde 18,6’lık paya sahip iken, diğer sosyal transferlerin payı yüzde 1,8’dir.
 
Nüfusun yüzde 16,9’u yoksulluk sınırının altındadır. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir gelirleri kullanılarak çeşitli göreli yoksulluk sınırları (eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 40, % 50, % 60 veya % 70’ine göre) hesaplanmaktadır. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir medyan gelirin % 50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre nüfusun yüzde 16,9’u yoksulluk riski altındadır. Kentsel ve kırsal yerler için ayrı ayrı hesaplanan yoksulluk sınırlarına göre, kentsel yerlerde bu oran yüzde 14,3 iken, kırsal yerlerde ise yüzde 16,6’dır.
 
Türkiye ekonomisi 2002 yılından günümüze, 2009 yılı hariç, iktisadi büyüme alanında olumlu gelişmeler göstermiştir ve gelir dağılımındaki eşitsizlikte alt gelir grupları lehine bir düzelme sağlanmıştır. Ancak nüfusıun yüzde 16,9 lık kısmı yoksulluk sınırının altında kalarak temel ihtiyaçlarını karşılamada sorunlar yaşamaktadır. Yoksulluk sınırının altında kalan kişilerin ihtiyaçlarının karşılanması için sosyal yardım programları uygulanmalıdır. 
 
Bilkent Üniversitesi*




EKONOMİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya