ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Misket Bombaları Kontrol Dışında

08.12.2011 16:54:26

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ömer Ersoy*

 

"Bomba içinde bomba" olarak da bilinen misket (salkım) bombalarının küresel çapta yasaklanması amacıyla ülkeleri bağlayıcı bir Sözleşme hazırlanması fikri, 2007 yılında 46 ülkenin imzaladığı Oslo Deklarasyonu ile doğmuştur. Sonrasında, imzacı ülkelerin katılımıyla Misket Bombalarına karşı Sözleşme’nin yazım süreci başlamış ve nihayetinde 20 Mayıs 2008’de Oslo Sözleşmesi olarak bildiğimiz süreç tamamlanmıştır. 

Norveç’in başkenti Oslo'da Aralık 2008’de imzaya açılan Sözleşme, 1 Ağustos 2010 tarihinde yürürlüğe girerek, en tehlikeli ve zararlı konvansiyonel silahlardan birisi olarak kabul edilen misket bombalarının yasaklanması yönünde ortak bir irade ortaya konulmuştur. Sözleşmeye şimdilik sadece 66 ülkenin taraf olması, bu ortak iradenin her ülkeyi kapsamadığını göstermektedir.
 
Peki, Sözleşme neyi getirmektedir? Misket bombalarının üretilmesini, kullanılmasını, depolanmasını ve ticaretini yasaklamakta, mevcut stokların 8 yıl içinde imha edilmesini öngörmektedir. Ayrıca, onaylandıktan sonraki 10 yıl içinde bu tür bombaların kullanıldığı yerlerin temizlenmesini istemektedir. Misket bombaları nedeniyle hayatını kaybedenlerin ailelerine ya da yaralanan mağdurlara yardım edilmesi de Sözleşmenin öngördüğü hükümler arasındadır.
 
Misket bombasının ne olduğu hakkında çok teknik olmayan kısa bir bilgi vermek gerekirse; içinde patlayıcı özelliği olan yüzlerce küçük bombacık ihtiva eden misket bombaları, mümkün olan en geniş alana zarar vermek üzere tasarlanmıştır. Bunlar yangın çıkartan zırh delen ya da parça tesiri olan müstakil bombalardır. Atıldıktan sonra patlamamış olarak kalabilmekte ve yıllar sonra bile sivillerin özellikle çocukların hayatına mal olabilmektedir. Tahminlere göre, bu küçük bombacıkların yaklaşık onda biri patlamadan kalmaktadır.
 
Oslo Sözleşmesi’nin İmza Konferansı esnasında ülkesi adına bir açıklama yapan Lübnan Dışişleri Bakanı, problemin sivillere yönelik ölümcül yönünü tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Açıklamasında, 2006 yılında Haziran ayında başlayan ve aralıksız 2 ay devam eden İsrail saldırısı sırasında, İsrail hava kuvvetlerince ülkelerine atılan milyonlarca misket bombasından halen zarar görmeye devam ettiklerinin altını çizmiştir. Lübnan’a atılan misket bombalarının yaklaşık yüzde 90’ının, ateşkes anlaşması yürürlüğe girmeden sadece 72 saat önce atıldığını söylemesi, karşı tarafın, sivil-asker ayrımı yapmaksızın maksimum zarar verme kastıyla hareket ettiğini göstermektedir.[1]
 
BM Genel Sekreteri, henüz Sözleşmeyi onaylamayan ülkeleri vakit geçirmeksizin Sözleşmeye taraf olmaya çağırmaktadır. Bu çağrının birincil muhatabı ABD, Rusya, Çin, İsrail ve Hindistan gibi bu tür bombaların üreticisi ve/veya kullanıcısı ülkelerdir. Tüm dünyadaki misket bombalarının yüzde 85’ini elinde tutan bu ülkeler, Oslo Sözleşme sürecine dâhil olmayan ve Sözleşmeyi henüz onaylamayan ve onaylayacağına dair de herhangi olumlu işaret vermeyen ülkelerdir.
 
ABD, kendine göre bir yol çizerek, Haziran 2008’de misket bombalarının sivillere yönelik istenmeyen zararlarını azaltılmasına yönelik resmi bir politika kâğıdı benimsemiştir. Ancak bu belge elbette ki uluslararası hukukun ve kontrolün dışındadır. ABD, geçtiğimiz aylarda ikinci bir hamle yaparak, Oslo Sözleşmesi yerine, daha az bağlayıcı hükümleri ihtiva eden yeni bir Protokol fikrini ortaya atmış ve bu kapsamda taslak bir metin hazırlamıştır. Bu metne, Rusya, Çin, Hindistan ve İsrail de destek vermiştir. [2]
 
ABD’nin hazırladığı metne göre 1980 öncesinde üretilen misket bombalarının kullanılması yasaklanacaktır. Ancak 30 yıllık bombaların ömrünü ya tamamladığı ya da tamlamak üzere olduğu gerçeği, bu yeni önerinin, sadece sözde kalan bir iyi niyet göstergesi olacağını fısıldamaktadır.
 
ABD’nin bu girişimi aslında, Haziran 2008’de kendi iç düzenlenmesiyle benimsediği politikanın, uluslararası bir Sözleşmeye dönüştürülmesi çabasıdır diyebiliriz. Geçen hafta Cenevre’de BM çatısı altında yapılan bir toplantıda yeni bir Protokol önerisi ele alınmış, mevcut sözleşmeyi sulandırma girişimi olarak algılandığından BM üyelerinin çoğunun karşı çıkmasıyla kabul görmemiştir. Dolayısıyla, mevcut Sözleşmenin gerçek anlamda hayata geçebilmesi ve insanlığa olumlu yönde etki edebilmesi için gerekli olan destek henüz ortada yoktur.
 
 Araştırmacı* 


[1] http://www.clusterconvention.org/pages/pages_i/documents/Lebanon312.pdf
[2] http://www.thehindu.com/news/international/article2663108.ece

 






SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya