“Yeni Anayasada Türkiye’nin İdari Yapısı ve Yerinden Yönetim İlkesi” başlıklı analizin yönetici özeti aşağıdadır;
Yeni bir anayasa için tartışılırken, merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin ilişkisinin nasıl olacağı sorusuna da cevap aranmak durumundadır. İdareyle ilgili olarak yapılacak öneriler, hiç kuşkusuz başka düzenlemelerden örneğin, devletin türünden veya vatandaşlık tanımından bağımsız olamaz. Bu yüzden, idare üzerine yapılan müzakerelerde bunun göz ardı edilmemesi gerektiği çalışmamızda vurgulanmıştır. Aynı zamanda devletin, toplumsal hayata daha az karışacak şekilde kurgulanması gerektiği belirtilmiş, devlete bırakılan işlev sahasının, merkezî yönetim ile yerel yönetim arasında paylaştırılmasında, genel yetkili olanın yerel yönetimler olmasının altı çizilmiştir.
Ayrıca bu çalışmada il özel idaresi ve köylerin kaldırılmasının; belediyelerin, tüm organları seçimle oluşturulan yerel parlamentolar haline getirilmesinin; her il ve ilçe belediyesinin, il ve ilçe sınırları içindeki merkeze bırakılmayan kamu hizmetlerinin sunulmasından sorumlu tutulmasının; yerel yönetimlerin kaynaklarının buna uygun olarak artırılmasının; kaynaklarını kendileri temin etsinler diye, verecekleri hizmetlerin karşılığı olarak, yerel düzeyde vergilemenin yolunun açılmasının; kısaca belediyelerin yerel düzeyde genel yetkili birimler haline getirilmesinin uygun olacağı ifade edilmiştir.
Anayasada “merkezi-yerel yönetim ilişkisinin” tüm alanlarına değindiğimiz çalışmada son olarak kamu denetçiliği gibi vatandaşın devlet karşısındaki konumunu güçlendiren kurumların öne çıkarılmasının, Millî Güvenlik Kurulu veya olağanüstü hal yöntemleri gibi güvenlik devletini çağrıştıran düzenlemelerin kaldırılmasının demokratikleşme bakımından yararlı olacağı ifade edilmiştir.
“Yeni Anayasada Türkiye’nin İdari Yapısı ve Yerinden Yönetim İlkesi” başlıklı analizin PDF versiyonu için Tıklayınız....