Tunus Seçimleri ve Eleştiriler
Geçtiğimiz Pazar günü Tunus’ta yapılan seçimlerde mevcut devlet başkanı Zeyn-el Abidin bin Ali, beşinci kez bu göreve seçildi. Aynı zamanda parlamento üyelerinin de belirlendiği seçimlerde bin Ali’nin mensubu olduğu Anayasal Demokratik Birlik adlı parti de 214 sandalyenin 161’ini kazanarak çoğunluğu elde etti. 72 yaşında olan ve 22 yıldır başkanlık makamını elinde tutan bin Ali, 1983 yılında kansız bir darbe ile iktidara gelmişti. (Tıkla-1)
İktidarı uzun yıllar elinde bulundurması sebebiyle Zeyn-el Abidin bin Ali, muhalifleri ve uluslararası gözlemciler tarafından totaliter yönetim uygulamakla suçlanmaktadır. Gerçekten de bu iddiaları destekleyen pek çok olay yaşanmaktadır. Öncelikle ülkede muhalif özellik gösteren parti, basın ya da gruplar baskı altında bulunmaktadır. Başkanlık seçimlerine ülkedeki en güçlü muhalif lider Necib Chebi’nin katılımı, seçimlerden bir hafta önce gerçekleştirilen bir yasal düzenleme ile engellenmiştir. Ayrıca seçim propaganda süreci de baskı altında yaşanmıştır. Seçim sonuçlarının bugün açıklanmasıyla birlikte bin Ali’nin verdiği ilk basın demecinde seçimin adil olmadığını iddia edenlerin yasal kovuşturmaya uğrayacağını söylemesi ilginçtir. Seçim propagandası için muhalif parti ve başkan adaylarının basını kullanması oldukça zorlaştırılmıştır. Yakın tarihlerde basın sendikasının hükümet yanlısı bir gazeteci grubunun eline geçmesi bunda etkili olmuştur. (Tıkla-2)
Tunus’un hem Arap dünyası içinde hem de Afrika kıtasında yer alan bir ülke olması, ülkenin önemini arttırmaktadır. Bağımsızlık tarihinden itibaren laik bir sistemin işletiliyor olması, halkı Müslüman olan diğer ülkeler arasında farklı bir yere sahip olmasına yol açmıştır. Ülke kültüründe görülen, sömürge döneminden kalma Fransız etkisi ticari faaliyetlerine de yansımıştır. Zira bugün itibariyle Tunus’un en büyük ticari ortağı Fransa’dır ancak ülkenin kısıtlı durumdaki doğalgaz rezervlerinin işletme hakkı İngiltere’ye aittir. Bununla birlikte Afrika ülkeleri içinde Tunus, dış yatırım alan ülkeler içinde ilk sıralarda bulunmaktadır. (Tıkla-3)
Pek çok Afrika ülkesinde yaşanan demokratikleşme ve insan hakları sorunu Tunus’ta da kendini göstermektedir. Mevcut yönetimin görev başında kaldığı sürece, bu konuda iyileşmenin yaşanması ümit edilmemektedir. Ömür boyu liderlik konusunda Arap ve Afrika ülkelerinin dikkat çekici bir ağırlığı bulunmaktadır ve mevcut şartlar altında muhalif güçlerin demokratikleşme konusunda baskı yapması mümkün görünmemektedir.
(Ahmet Said Altın,Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan,26 Ekim 2009)