BM Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesi ve Almanya’nın katılımı ile İran arasında, bu ülkenin uranyum zenginleştirme faaliyetine ilişkin ana gündem maddesi çerçevesinde yapılması planlanan görüşmeler dün (1 Ekim 2009) Cenevre yakınlarındaki Le Saugy Villası’nda başlamıştır.
ABD Heyeti’ne, meslek memurluğundan gelen bir diplomat olan, Dışişleri Bakan Yardımcısı William J. Burns, İran Heyeti’ne ise Saeed Jalili başkanlık etmektedir.Her ikisine de, diğer 5 ülke için olduğu gibi, yönetimlerin çeşitli kanatlarından, çok üst düzeyde yetkililer refakat etmektedir.
İran’ın tesislerini Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerine açma konusundaki direnci, mukaddes Qom şehri yakınlarındaki bir askeri tesis içinde, dağların delinmesi suretiyle inşa edilen korunakdaki, gizli zenginleştirme tesislerinin, BM Genel Kurul Toplantılarından hemen önce, Barack Obama tarafından Dünya kamuoyuna açıklanmasını izleyen süre içinde giderek kırılmış görünmektedir. Yine de, İran yetkilileri toplantılarda nükleer konuların dışına çıkılarak, karşılıklı “güven artırıcı önlemler” bağlamında, işbirliği yapılabilecek konuların da müzakeresini talep etmektedir.”Altılar”ın amacı ise İran’ın silah yapımına yönelik çalışmalarını dondurmasını sağlamak şeklindedir. Bununla beraber, yine de, İran ile geliştirilmiş siyasi ve ticari ilişkiler vaadetmekte ve bunun yanında, sivil nükleer teknolojiler çerçevesinde, bölgesel güvenlik ve işbirliği konularının ele alınabileceğini söylenmektedir. Kuşkusuz, bu arada, İran’ın uranyum ve plütonyum zenginleştirme faaliyetini askıya alması beklenmektedir.
“Altıların” Dışişleri Bakanlarının BM Genel Kurulu münasebetiyle New York’da yaptıkları toplantıda “çift yönlü bir strateji” üzerinde anlayış birliğine varılmıştır. Buna göre, İran ile müzakere edilmesi ve karşılıklı yükümlülükler alınmasına çalışılması uygun bulunurken, bu olmadığı takdirde, daha ileri düzeyde zorlayıcı önlemlere başvurulması yoluna gidilecektir. İleri düzeyde zorlayıcı önlemler konusu Çin ve Rusya tarafından, ötedenberi, tereddütle karşılanmakla beraber, küresel bazda bunların kabulü ve uygulanması amacı ile ABD ve Avrupalı katılımcılar hükümetler nezdinde yoğun bir girişim kampanyası yürütmektedir.
Öngörülecek ileri düzeydeki yaptırımların içeriği konusunda ise, bunların: İran’ın bankalardaki çeşitli hesaplarının dondurulması; İran’ın petrol ve gaz üretim alanlarına yatırımların önlenmesi; bu ülke gemilerinin yabancı limanları kullanmasına engel olunması gibi önlemler olması bahis konusu edilmektedir.
Dünkü (1 Ekim) Cenevre toplantısında, UAEA müfettişlerinin Qom şehrinde kurmakta olduğu ikinci uranyum zenginleştirme tesislerine girmelerine izin vereceğini bildirmekle beraber, bu teftişin “tesislerin ancak hazır ve ziyarete müsait olmaları halinde” yapılabileceğini ileri sürerek, bir tür geciktirme taktiği uygulamakta olduğu görülmektedir.
“Altıların”, Ekim ayı sonundan önce yeniden bir araya gelmeleri kararı ile, dünkü toplantılar sona ermiştir
ABD’nin Afganistan ve Pakistan’da yürüttüğü terörle mücadele faaliyetleri çerçevesinde, Pakistan’ın ülkesindeki terör odaklarını ve bunlara bağlı grupları ortadan kaldırabilmesi ve ABD ile işbirliğini sürdürebilme olanaklarına kavuşması amacı ile, yönetimin talebine uygun şekilde, “Pakistan ile geliştirilmiş ortaklık ilişkileri kanunu” çerçevesinde, ABD Kongresi, bu ülkeye yapılmakta olan Amerikan yardımlarının, 2010 ve 2014 arasında, yılda 1.5 milyar dolar düzeyinde olmasını karara bağlamıştır.Amaç, gelişme projelerini ve bu arada eğitim, demokratik kurumlar,insan hakları, kadın ve çocukların durumunu iyileştirme programlarına katkı şeklinde takdim edilmekle beraber, asıl güdülen gayenin, ekonomik kriz içinde bocalayan Pakistan’ın terörle ortak mücadele alanındaki hareket kabiliyetini kolaylaştırmak olduğu değerlendirilmektedir.
(Nüzhet Kandemir, ABD Masası)