ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Orta AsyaGeri Dön «

Kırgızistan’ın İlk Barışçıl Dönüşümü: Atambayev’in Seçim Zaferi

11.11.2011 15:03:16

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Orta Asya’nın tam da ortasında bulunan Kırgızistan’da, halk yaklaşık iki yıl önce ayaklanarak mevcut yönetimi devirdikten sonra yeni cumhurbaşkanı seçimleriyle ülkenin siyasi yaşamında yeni bir döneme damga vurdu. Sandık başına giden devrim sonrası ülkede Başbakanlık yapan Almazbek Atambayev'i yeni Devlet Başkanı seçti. Kırgızistan’da yaşanan seçimler aynı zamanda ülkenin on yıllık tarihinde ilk barışçıl iktidar devrini başlatan bir süreç olarak da oldukça önemli bir konuma sahiptir.

Kırgızistan’da son kamuoyu yoklamaları zaten Atambayev’in seçimleri kazanacağına dair ipuçlarını barındırıyordu. Seçimlerin ikinci tura kalması durumunda Atambayev’in kazanmasının zorlaşacağı ve ikinci tur seçimlerde ülkenin güneyini temsil eden güçlerin birleşerek Atambayev’in karşısında yer alacağı düşünülüyordu. Atambayev ilk turda aldığı %63,24oy oranıyla açık ara farkla seçimleri kazandı. Bu seçim zaferi aynı zamanda 1991'de Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazanan Kırgızistan'ın ilk barışçıl iktidar devrinin de miladıdır.
 
Bugüne kadar ülkedeki tüm iktidar geçişleri sancılı oldu. Bu seçimlerde de Atambayev’in rakibi güneyli olan Adahan Madumarov seçimlerde usulsüzlük yapıldığını vurgulayarak siyasi fırsatlar peşinde koştuysa da bu girişimlerden şimdiye kadar bir sonuç alınmadı. Zira Kırgızistan halkı bağımsızlığın üzerinden geçen 20 yıllık bir süreçte her türlü çatışma ve siyasi kaostan bıkmış durumda ülkede istikrarın sağlanmasını önemsemektedir. Bu nedenle muhalif güçlerin ülke istikrarını bozacak girişimlerine sıcak bakmamaktadır.
 
Kırgızistan’da altı yıl önce başkanlık görevini yürüten Asker Akayev'i istifaya zorlayarak iktidara gelen Kurmanbek Bakiyev'in kendisi de Nisan 2010'daki ayaklanmaların ardından koltuğunu bırakmak zorunda kaldı ve yönetimin başına Dışişleri Bakanı Roza Otunbayeva getirildi. Resmi rakamlara göre 90 kişinin hayatını kaybettiği Nisan devriminden 2 ay sonra da ülkede Kırgız-Özbek çatışması çıktı. Resmi rakamlarda bu çatışmalar sonucunda 470 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Ülkeyi devlet başkanlığından parlamenter demokrasiye taşıyan yeni anayasa, bu çatışmalardan tam da 2 hafta sonra halkın onayıyla kabul edildi.
 
Aslında Kırgız-Özbek çatışması ülkede yeni yaşanan bir sorun değildir. Kırgızistan’ın bağımsızlığa doğru gittiği yıllarda Kırgızlar ile Özbekler arasında 1200 kişinin yaşamını yitirdiği ilk çatışmalar 20 yıl öncesine, 4 Haziran 1990 yılına dayanıyor. Kırgızlarla Özbekler arasında ihtilaf tohumları Sovyetler Birliği döneminde atılmıştır. Sovyet yönetimi hâkim olduğu bölgelerde halkların kontrolü ve rejimin sürekliliğini gözetmek amacıyla Kafkaslarda Azerbaycan-Ermenistan arasında Karabağ sorunu, Gürcistan’da Osetiya, Moldovo’da Dnepr gibi sorunları yaratarak SSCB’nin yıkılmasından sonraki yıllarda da kontrolü uzun dönem elinde tutmak gibi bir strateji izlediyse Orta Asya’da da aynı stratejiyi uyguluyordu. Kırgızistan’da da böylesi bir durum söz konusuydu. 4 Haziran 1990’da Oş ve Celalabad eyaletlerindeki etnik çatışma bir ay sonra Rus askerlerinin müdahalesi sonucunda durduruldu. O zamandan bu yana Kırgızlarla Özbek vatandaşlar arasında kullanıma hazır etnik çatışma gibi klasik bir “yapay sorun” kaşınmaya hazır bekliyordu.
 
Peki, neden Almazbek Atambayev’in halkın büyük çoğunluluğunun desteğini aldığı sorusuna cevap olarak birçok uzmanlar Kırgız halkının ülkede altı yıldır süren istikrarsızlığın, etnik çatışmaların ve bölünmenin durdurulmasını ve siyasal, ekonomik ve sosyal kalkınma isteğinin Atambayev’i zafere ulaştırdığı tezini destekliyorlar.
 
Atambayev Kimdir ve Hangi Başarılara İmza Attı?
 
Kırgızların yeni lideri 1956 doğumlu. Kırgız Sosyal Demokrat Partisi’nin (SPDK) eski başkanı. Başkent Bişkek’in de içinde bulunduğu Çüy vilayeti kökenli. Başarılı bir başbakan. Ülke içinde ve dışında dengeli bir siyaset izliyor. Rusya Federasyonu, Kazakistan, Çin ve Türkiye arasında denge kuruyor. Kırgızistan’da kuzey-güney ayrımı yapmadı. Seçim kampanyasında “birlik” temasını öne çıkarmakla halka bütünlük ve bölünmezlik mesajını verdi. Böylece, kuzeyli olmasına karşın hem kuzeyden ve hem de güneyden oy alabildi. Kısa bir dönemde rüşveti ve yozlaşmayı azaltmayı başardı. Eski Devlet Başkanı Bakiyev’in önemli mevkilere yakınlarını atadığı, kamu mallarını akrabalarına bağışladığı, vahşi özelleştirmeler yaptığı süreci durdurdu. Kırgız halkı yeni Cumhurbaşkanının güler yüzlü ve de samimi, halktan birisi olduğunu düşünüyor.
 
Dış politikada da oldukça deneyimli olan Atambayev, başkanlık için hazır olduğu sinyallerini vermekteydi. Seçimlerin hemen ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan yeni Cumhurbaşkanı, Afganistan operasyonlarında kullanılan ülkedeki Amerikan askeri hava üssü Manas’ın kapatılıp kapatılmayacağı sorusu üzerine, "Manas Uluslararası havaalanına gelen vatandaşların, orada askeri uçakları görmesini istemiyorum. Orası sivil bir havaalanı olmalıdır. ABD ile yapılan anlaşma 2014 yılında sona erecek. Ben de Manas'taki askeri hava üssünün kapatılmasını isteyeceğim" diye konuştu.
 
İlk açıklamadan da gözüktüğü gibi Atambayev’li Kırgızistan’ı önümüzdeki senelerde gergin dış politik süreç ve dış politikadaki gelişmeleri takiben hassas iç politik kaygılar bekliyor. Dış politika stratejisini Rusya, ABD ve Çin gibi süper, Türkiye, İran ve Kazakistan gibi bölgesel güçlerin çıkarları arasında dengeli bir biçimde oluşturan Kırgızistan, son 6 senede süper güç devletlerin bölgedeki çıkar mücadelesinden nasibini almıştır. 2005 yılından bu yana ülkedeki istikrarsızlık, peş peşe gelen devrimler, etnik çatışmalar ve ekonomik gerileme özelikle Rusya-ABD arasında geçen politik-askeri-ekonomik rekabetin ürünüdür denebilir.
 
Kırgızistan’ın Çin’le komşu olması, ekonomik olarak Çin’le kurulan ilişkiler, bölgede durmadan artan Çin etkisi ABD’nin doğal servetlerden yoksun olan ama stratejik konuma sahip Kırgızistan’a odaklanmasına neden olmuştur. Afganistan’da yürütülen operasyonlar için lojistik destek sağlanılmasında Pakistan’ın her geçen gün daha da verimsiz olan stratejik ortaklığı ABD’nin Kırgızistan’daki Manas askeri üssüne odaklanmasına nende olan bir başka faktördür. Orta Asya’da Kırgızistan üzerinden her hangi bir ülkenin askeri güce sahip olması özelikle bölgede Rusya ve Çin’i ciddi rahatsız etmektedir. Cumhurbaşkanı Atambayev’in en zor sınavlarından birisi de tam da bu denklemler üzerinde olacaktır. Atambayev’in başkanlığı döneminde süper güçlerin nefes kesen rekabetleri arasında ülke çıkarlarını ve kendi iktidarını pekiştirmesi arasında nasıl bir denge politikası izleyeceği merakla beklenmektedir.
 
Türkiye ile ilişkilerin en üst düzeyde yürütülmesini ve Türkiye odaklı politikaların desteklenmesini savunan Almazbek Atambayev başbakanlık yaptığı dönemde Türk yetkililerle sıcak temaslar kurmuş ve iki ülke arasında çeşitli alanlarda kurulan işbirliğinin derinleştirmesine gayret etmiştir. 2010 yılında Oş vilayetinde çıkan Kırgız-Özbek etnik çatışmasında Türkiye devreye girmiş taraflar arasında barış sürecinin sağlanılmasında büyük katkılarda bulunmuştur. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Bişkek’e ziyaretinde Kırgızistan'a, 10 milyon dolar değerinde parasal yardım, 11 milyon dolar da Türk İşbirliği Kalkınma İdaresi (TİKA) aracılığıyla ülkenin güneyinde konut inşaatı yatırımı konusunda anlaşmaya varılmıştır. Ayrıca, Kırgızistan'da 7 Nisandaki olayların başlamasının ardından Türkiye'nin bir acil eylem planı çerçevesinde, ilk olarak 35 ton yardım malzemesi ve 1 adet ambulansla ülkenin güneyindeki olayların ardından 27 ton acil malzeme taşıyan 3 uçağı bu ülkeye göndermiştir. Her iki ülke başbakanlarının 2011 yılında karşılıklı ziyaretleri esnasında Türkiye, Kırgızistan’a tekrar 71 milyon dolarlık bir yardımda bulunmuş ve çeşitli alanlarda işbirliği anlaşmalarına imza atılmıştır.
 
Her iki halk arasındaki etnik akrabalık, dini ve kültürel yakınlık Kırgızistan-Türkiye ilişkilerinin gelişmesinde önemli bir faktör olarak görülmektedir. Türkiye’nin gelişen bölgesel politikaları, her iki ülkenin siyasi-ekonomik ve diğer alanlardaki ortak çıkarları ve özellikle de Kırgızistan’ın yeni yönetimiyle Türkiye iktidarının sıcak ilişkileri, iki ülke arasında yeni dönemde işbirliğinin en üst düzeye ulaşacağı ve ilişkilerin daha da derinleşeceği tahmin edilmektedir.
 
 
 (Hakim Alizade, Araştırmacı)



ORTA ASYA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya