23 Ekim 2011 Pazar günü saat 13:41’de merkez üssü Van-Erciş olan 29 saniyelik bir deprem Türkiye’nin afetler konusundaki güçlü ve zayıf yönlerini bir kez daha ortaya koydu. Anlaşılan o ki, Türkiye hemen hemen tüm kurum ve kuruluşlarıyla ve gönüllü yapılanmalarıyla afet durumlarına görece daha hazır durumda. Elbette ki yeterli düzeyde değil. Ancak geçmiş acı tecrübeler göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’nin en hızlı ve en yoğun şekilde müdahale ettiği bir tecrübe oldu Van depremi: 17 milyon 160 bin liralık acil yardım ödeneği, 48 il ve 39 kurumdan 4.448 arama ve kurtarma personeli, 1.814 sağlık ve ilk yardım personeli, 20 arama köpeği, 7’si hava ambulansı olmak üzere 179 ambulans, 6 tanesi faal olmak üzere 11 seyyar hastane...
Van depreminin bize gösterdiklerinden biri de teknolojik gelişmelerin afet durumlarında ne şekilde kullanılabildiği oldu. 7,2 büyüklüğündeki depremin neredeyse haber kanallarından daha önce sosyal medyada duyurulması ve daha da önemlisi enkaz altında kalanların seslerini cep telefonları veya internet aracılığıyla duyurması teknolojik gelişmelerin insani yönünü gösterdi. Arama ve kurtarma ekiplerine verilen bu bilgilerle yönlendirmeler sağlandı ve kısa sürede pek çok insana ulaşılabildi.
Özellikle Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri yardım için yapılan organizasyonların yapılandırılmasında ve duyurulmasında çok etkin bir rol oynadı. En çok bilinen ve duyulan sosyal medya temelli kampanyalardan örnek vermek gerekirse;
- Mekke'den Medine'ye hicret eden muhacirlere, ensarın evlerini açmasına benzeyen öneriyle dikkat çeken Evim Evindir Van kampanyası özellikle Twitter aracılığıyla duyurularak binlerce insana ulaşıldı. Kampanyaya ilişkin oluşturulan siteye [http://www.evimevindir.com] adresinden ulaşmak mümkün.
- Depremin hemen ardından Yalnız Değilsin Van! diyen bir internet günlüğü (blog) oluşturuldu. Bu günlükte afet bölgesinde acil olarak ihtiyaç duyulan malzemelerin neler olduğu, hangi illerde ne gibi yardım faaliyetlerinin yapıldığı gibi bilgilere yer verildi, verilmeye devam ediyor. [http://yalnizdegilsinvan.wordpress.com/]
- Çocuk Vakfı ‘Van’da Bir Kardeşim Var' kampanyası ile anne-babası vefat eden 3, annesi vefat eden 39, babası vefat eden 109, kimsesiz kalan 3 engelli çocuk olmak üzere 154 çocuğa ve 3 çadır kente yerleştirilen 3000 ve depremden etkilenen 21 bin Erciş’li çocuğa bayram hediyesi gönderilmesi amaçlanmış. Van’da Bir Kardeşim Var Kampanyası’nın yalnızca bayramla sınırlı olmadığı da sitede yer alan bilgiler arasında. [http://www.cocukvakfi.org.tr]
- Van için Rock kampanyası ile 30 Ekim 2011 Pazar günü İstanbul’da (Küçükçiftlik Park-Maçka’da) gerçekleştirilen konserde aralarında Moğollar, Şebnem Ferah, Demir Demirkan gibi sanatçı ve gruplar sahne almış ve elde edilen gelirin tamamı Türk Kızılayı’na bağışlanmıştır. [http://www.vanicinrock.org/]
Bu ve benzeri kampanyalar, televizyon ve radyo programları teknolojinin en etkili ürünlerinden biri olan sosyal medya aracılığıyla Van’a uzanacak elleri birleştirdi. Teknolojinin nimetleri bu sefer Van’da yaşanan depremin ardından hayatın normalleştirilmesine katkı sağladı ve toplumsal hassasiyetin boyutlarını bir kez daha ve daha net bir biçimde ortaya koydu.
Son söz olarak, amaca hizmet edebilen teknoloji kullanımının insani kalkınmanın ve toplumsal hassasiyetin önemli bir aracı olmaya başladığını ifade edebiliriz.
Afyon Kocatepe Üniversitesi*