ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

İnternet’in Gücü Nereden Geliyor?

31.10.2011 14:24:26

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ömer Ersoy*

 

 
İnsanlık tarihi boyunca her büyük keşif, o anki toplumsal, ekonomik ve politik yapıların dönüşmesinde önemli roller üstlenmiştir. Örneğin, 18. yüzyılın sonlarında keşfedilen buhar gücü, basit teknolojik bir keşif olarak kalmamış, sanayi devriminin itici gücü olmuştur. 20. yüzyılda radyo ve daha sonra televizyonun keşfi de kitle iletişiminde yeni bir çağın başlamasına yol açmış; toplumsal, ekonomik, ticari ve bireysel ilişkiler yeniden tanımlanmıştır.
 
1990’larda, tüm dünyaya damgasını vuran ve değişimin sembolü olarak kabul edilen internetle birlikte, dünya çapında yeni bir iletişim ağı inşa edilmeye başlanmıştır. Dünya üzerindeki bilgisayarları birbirine bağlayan internet sayesinde kullanıcılar, sınırsız haberleşme ve bilgi paylaşım imkânına kavuşmuştur. İnternetin öne çıkan üstünlüklerinden birisi de, radyo, televizyon ve gazete gibi önceki nesil kitle iletişim araçlarını bünyesine entegre edebilme kabiliyetidir.
 
İnternet terimi, international (uluslararası) ve network (ağ yapısı) sözcüklerinin birleşmesinden oluşmaktadır. Peki, bu teknoloji nasıl gelişmiştir? Bu sorunun cevabını bulabilmek için 1960’ların ikinci yarısında ABD Savunma Bakanlığı’nın desteklediği askeri bir proje olan ARPANET’e gitmemiz gerekir. Soğuk savaşın en yoğun yaşandığı o yıllarda iki kutup arasında askeri ve siyasi üstünlük kurma mücadelesi ile istihbarat ve silahlanma yarışı da yaşanmaktaydı. ABD, askeri birimlerinin bilgisayar üzerinden birbirleriyle güvenli haberleşmesini sağlamak üzere desteklediği bu projeyle yeni bir keşfin de öncülüğünü etmiştir.
 
1990’ların başında, çok iyi bir iletişim aracı olmanın yanında cazip bir ticari özelliği olduğu da anlaşılan internet hızlı bir şekilde yaygınlaşarak alışverişten ticarete, bilimsel araştırmalardan, eğlenceye, sivil toplum kuruluşlarının örgütlenmesinden, siyasi partilerin propagandasına kadar hayatın her alanını içine almıştır. İnternetin iktidar ilişkilerinin karakterini de değiştirdiği ileri sürülmektedir. İnternetle birlikte, artık sadece güçlüler ve sermayeyi elinde tutanların bilgiyi kontrol etmesi hiç de kolay değildir. Birçok kişiyi heyecanlandıran da bu durumdur. Bununla birlikte, bireysel özgürlüklere ve özel hayata yönelttiği tehditleri, yasadışı örgüt ve oluşumların propagandası için kullanılmasını, telif hakları, kredi kartı dolandırıcılığı, çocuk pornografisi, sanal saldırılar, virüsler ve istenmeyen e-postalar gibi olumsuzluklarını göz ardı edemeyiz.
 
Sahip olduğu sosyo-ekonomik ve politik değer sayesinde internet paha biçilmez bir icat haline gelmiştir. İnternet kullanıcı sayısı, bilgisayar ve cep telefonu kullanımının yaygınlaşmasıyla doğru orantılı olarak artmaktadır. Kullanım yaygınlığındaki hızlı artışı göstermek adına; on yıl önce sadece 350 milyon kişinin erişebildiği internete şu anki rakamlara göre 2 milyar kişinin ulaştığını söylemek yeterlidir.
 
Herhangi bir uluslararası ağın sorunsuz işleyebilmesi için merkezi bir kontrole ihtiyacı vardır. Örneğin küresel telefon sistemi, 1865 yılında kurulan ve daha sonra BM’nin bir parçası haline getirilen ‘Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’ tarafından yönetilmektedir. Bu ihtiyaç internet için de geçerlidir. İnternet için bu küresel kontrol, 1998 yılında ABD’de kurulan ‘Tahsis Edilen İsimler ve Numaralar için İnternet Şirketi (ICANN)’ aracılığıyla başlatılmıştır.
 
Aynı tarihlerde, dünya çapında interneti kimin kontrol edeceğine dair tartışmalar da yaşanmaya başlamıştır. Siber alanda Amerikan hegemonyası olarak görülen bu şirket yerine, internetin de telefon ağında olduğu gibi çok taraflı bir anlaşma kapsamında çok uluslu bir yapı tarafından işletilmesi birçok ülke tarafından istenmiştir. Brezilya, Güney Afrika, Çin, Fransa bu monopol yapıyı kendi açılarından yüksek sesle eleştirmişlerdir. Hatta bazı Afrika ülkelerine göre, bu sistem neo-kolonizasyondan başka bir amaca hizmet etmemektedir.
 
BM’nin 2003 yılında Cenevre’de organize ettiği ‘Bilgi Toplumu Zirvesi’nde konu tartışılmaya devam etmiştir. Bu toplantının devamı niteliğinde 2005 yılında Tunus’ta yapılan 2inci zirve toplantısında ABD, yakın destekçisi AB’den de mesafeli bir tutum görmüş; AB’den gelen ‘internetin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yönelik prensipleri belirleyecek hükümetler arası bir birimin kurulması’ teklifi karşısında kendisine yeni bir yol haritası çizmiştir. Bu kapsamda en önemli değişiklik 2009 yılında şirketin ABD Ticaret Bakanlığı ile olan bağının zayıflatılması yönünde olmuştur. Peki, interneti bu kadar önemli kılan nedir? Öncelikle şunu belirtmeliyiz ki, SSCB’nin yıkılmasından sonra tek kutuplu dünyanın ana siyasi ve ekonomik manivelası olan küreselleşmenin uygulamaya geçirilmesinde internet, yeri doldurulmaz bir rol üstlenmiştir. Zira, sınırlar arası geçişkenliğin yaşanabildiği en üst nokta internettir. Bu durumu "mesafenin ölümü" olarak tanımlayan F. Cairncross, internetin bir ruhsat veya izin gerektirmeksizin serbestçe herkes tarafından kullanılabilecek bir kamusal alan olduğunu ifade etmektedir.
 
Öylesine büyük bir kamusal alanın yönetilmesi ve izlenmesi elbette ekranın arkasında olanlara, dünyada meydana gelen siyasi, askeri, toplumsal, ekonomik gelişmeleri takip etmede, yeni toplumsal eğilimleri, tüketim alışkanlıklarını ve toplumların yapılarını anlamada eşsiz bilgiler vermektedir. İnternetin doğduğu yer olan ABD’nin, internetin kontrolü ve yönetimi meselesine bu pencereden bakmaya devam ettiğini söylememiz yanlış olmayacaktır. 
 
Araştırmacı*

 






SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya