Cenevre Toplantısını Kim Kazandı?
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi ve Almanya temsilcileri ile İran yönetimi, 1 Ekim'de İsviçre'nin Cenevre kentinde, İran'ın nükleer faaliyetlerini durdurması konusunu görüştüler. İran'ın nükleer programı konusundaki müzakerelerin kesildiği Temmuz 2008'den bu yana ilk kez bir araya gelen taraflar, diyaloğu sürdürme kararını aldı. Cenevre toplantısı ile ilgili olarak değerlendirmede bulunanABD Başkanı Barack Obama, İran'ın varlığını duyurduğu ikinci uranyum zenginleştirme tesisini de Birleşmiş Milletler denetimine açması gerektiğini ifade etti ve ülkesinin sabrının da sınırlı olduğunu söyleyerek Tahran yönetimine bir kez daha uyardı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ise yaptığı açıklamada, İranlı muhataplarının sergilediği tutumun olumlu olduğunu ancak yetersiz bulduğunu belirtti. (Tıkla-1)
İran'nın muhataplarına karşı sergilediği sert tutumunun yumuşama sebeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:
- Tahran yönetiminin sözkonusu toplantıda sert bir tavır almasının karşılıksız kalmayacağı ve ülkesine karşı katı bir yaptırımın gündemde oluşunun etkisinde kaldığı söylenebilir.
- Tahran'ın önümüzdeki günlerde uranyum zenginleştirme tesisini BM denetimine açacağını açıklaması ile ortamı yumuşatabileceğini düşündüğü anlaşılmaktadır. İran'ın, nükleer enerji konusundaki olumsuz tavrından biraz da olsa vazgeçmiş gibi yapması, gerek ABD'nin gerekse de Batı'nın ılımlı bir tutum sergilemesini sağlamıştır. Bu nedenle İran, ABD ve Batı'yı önümüzdeki süreçte yaptırımdan çok diyaloğa odaklamayı başardığı söylenebilir.
-İran, Cenevre toplantısında uranyum zenginleştirme tesisini BM'nin denetimine açması ile beraber uranyum zenginleştirme hakkının saklı tutulduğunu ifade etmektedir. Bu durumda İran'ın, nükleer faaliyetlerinden vazgeçmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu tür toplantıları daha uzun bir sürece yayarak zaman kazanmaya çalıştığı söylenebilir.
Sonuç olarak, İran Cenevre toplantısında ABD ve Batı'ya nazaran daha kazançlı çıkmış gibi görünse de, İran'ın uranyum zenginleştirme tesisini BM'nin denetimine açması, Batı ile yaşadığı krizin çözüleceği anlamına gelmemektedir. Çünkü bu aşamada ABD de İran'a yönelik nasıl bir yaptırım uygulaması gerektiğini henüz kararlaştırmamıştır. Önümüzdeki günlerde ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'nin diğer üyeleriyle (İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin) Tahran yönetimine karşı yeni yaptırımları müzakere etmesi beklenebilir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu- Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 02.10.2009)