Güney Afrika’da Gazze Tartışması
Güney Afrika Cumhuriyeti, son günlerde bir grup avukatın ortaya attığı iddialarla sarsılmaktadır. İddialara göre Güney Afrika vatandaşı ve Yahudi asıllı olan bazı gençler, İsrail ordusu bünyesinde Gazze’deki askeri operasyonlara katılımıştır. Güney Afrikalı Avukatlar Birliği’ne bağlı olan ve öncülüğünü Feroze Boda’nın yaptığı Müslüman avukatlar, konuyla ilgili olarak ülkedeki en yüksek savcılık makamına 3.500 sayfalık bir iddianame ile suç duyurusunda bulunmuştur. (Tıkla-1)
Sözkonusu iddialar, geçtiğimiz ay yine bir Güney Afrikalı Yahudi olan yargıç Richard Goldstone tarafından Gazze’deki çatışmalarda İsrail’in savaş suçu işlediğini ifade eden raporundan sonra bu ülke için şok etkisi yaratmıştır. Zira Güney Afrika devletinin hukuk sistemi, askerlerinin yasal olmayan yollarla ülke dışında görev yapmasını şiddetle yasaklamaktadır. İddiacı avukatların hukuken ellerinde bulunan en önemli doneyi de bu yasal statü oluşturmaktadır. Ancak Feroze Bode’nin açıklamasına göre bu suç unsuru yeterli olmasa bile, sözkonusu askerlerin İsrail ordusuyla birlikte savaş suçuna iştirak etmeleri ve insan hakları ihlallerinde bulunmaları da yeterli hukuki dayanağı oluşturmaktadır.
Bütün bu iddialara karşılık olarak Güney Afrika’nın en nüfuzlu Musevi örgütlerinden biri olan Yahudi Temsilciler Kurulu, bu iddiaları kınayarak bunların gerçekle bir ilgisinin bulunmadığını ve bu suç duyurusunun tamamen İslami reflekslerle yapıldığını ileri sürmüştür. Buna karşılık Avukatlar Birliği ise bunun Müslüman-İsrail mücadelesiyle alakalı olmadığını ifade ederek, her dinin masumların ölümüne karşı olduğunu ve bu suça Güney Afrikalı 75 askerin de ortak olmasından dolayı konunun acilen araştırılması gerektiğini belirtmiştir. Avukatlar Birliği, iddialarını kanıtlamada görgü tanıklarının Güney Afrikalı askerlerin İsrail ordusunda görüldüğüne dair ifadelerini kullanmaktadır. Ayrıca yine bu askerlerin internette ve basında çıkan fotoğraflarının da kanıt olarak savcılığa sunulduğu bildirilmiştir. (Tıkla-2)
Güney Afrika’ya 17. yüzyıldan itibaren yerleşmeye başlayan Yahudiler, bu coğrafyada ciddi bir siyasi ve toplumsal ağırlık teşkil etmektedir. İsrail devletinin kurulmasından sonra da bu Yahudi topluluğuyla devlet düzeyinde ilişki kurulmuştur. Siyasi konularda İsrail devletine oranla daha mutedil yaklaşımları olan Güney Afrikalı Yahudiler’in, Goldstone raporundan sonra bu iddialarla birlikte ciddi bir buhran yaşayacağı öngörülmektedir.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 4 Kasım 2009)