Seçimlerin ertelenmesi ulusal düzeyde tartışmalara sebebiyet vermiş olup; iki önemli siyasi parti “Progressive Democratic Party” ve “Al Nahda” Tunus’un mümkün olduğu kadar çabuk meşru iktidara sahip olması gerektiğini ileri sürerek seçimlerin ertelenmesine itiraz etmiştir. Ancak bağımsız seçim komisyonunun, seçmenlerin kaydı ile seçimlerin organize edilmesinin 24 Temmuz 2011 tarihine kadar tamamlanmasının mümkün olmadığını belirtmesi üzerine, seçimler geçiş sürecinin başında öngörülenden tarihten daha geç gerçekleşecektir.
[1]
Halk ayaklanması sonrası demokrasiye geçiş sürecine giren Tunus’a karşı Avrupa Birliği’nin (AB) tutumu nedir? Tunus’ta baş gösteren halk ayaklanmasına AB’nin ilk tepkisi, 10 Ocak 2011 tarihinde Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve Avrupa Komisyonu’nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle’nin sözcülüğünde, Tunus’ta güç kullanımında kısıtlama ile temel özgürlüklere saygı çağrısında bulunulması ile barışcıl gösteri yaparken gözaltına alınanların serbest bırakılmasının istenmesi şeklinde olmuş, ayrıca Birliğin Tunus halkının demokratik isteklerine destek verdiği açıklanmıştır.[2]
26 Ocak 2011 tarihinde Stefan Füle, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada; Tunus’un henüz dönüşüm sürecinin başında olduğunun altını çizerek, geçiş hükümetinin daha fazla kamu desteğine ihtiyaç duyduğunu ve planlanan seçimler için istikrarlı koşulların sağlanması gerektiğini belirtmiştir. AB’nin Tunus’taki gelişmelere karşı tutumu hususunda ise, Birliğin Tunus’ta özgür, şeffaf ve demokratik seçimlerin yapılmasını da içeren geçiş sürecini desteklemeye hazır ve seçimlere hazırlanılması ve seçimlerin organize edilmesi amacıyla Tunus tarafından belirlenecek siyasi, hukuki, teknik ve maddi desteğin sağlanmasında istekli olduğunu belirten Füle, AB’nin, geçiş sürecini desteklemek amacıyla, Tunus otoriteleri ile birlikte tespit edilecek kişilerin mal varlıklarının dondurulması ve söz konusu kişilere seyahat yasağı getirilmesi, mali işbirliğinin ülkenin yeni ihtiyaçlarının karşılayacak şekilde düzenlenmesi ve Tunus’ta sivil topluma destek sağlanması gibi ek önlemler alabileceğini ifade etmiştir.
[3] Ocak ayı içinde Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) üst düzey görevlileri, geçiş otoriteleri, siyasi güçlerin temsilcileri, sivil toplum, sendikalar, eski muhalefet partileri temsilcileri ve hükümet dışı organizasyonlar ile görüşmek üzere Tunus’a gitmişlerdir. Söz konusu ziyaretin, Tunus’un geleceğinin şekillendirilmesinde ülkedeki tüm tarafların görüş ve önerilerin alınması olduğu aşikardır. Zira AB Tunus halkının istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda ülkeye yönelik stratejisi ve mali yardımlarını belirlemek istemektedir.
2 Şubat 2011 tarihinde Tunus Dışişleri Bakanı Ahmed Ouneies Brüksel’e giderek Yüksek Temsilci Ashton ile görüşmüş, görüşme sonrası açıklama yapan Ashton, AB ve Tunus arasındaki ilişkilerin öneminin altını çizerek, Birliğin Tunus’ta demokrasiye geçiş sürecine, yolsuzlukla mücadele için sivil topluma ve hükümet dışı organizasyonlara ve Tunus’un ekonomik ve sosyal gelişimine destek verileceğini belirtmiştir.
[4] Ashton, siyasi tutsakların serbest bırakılması, ifade özgürlüğünün sağlanması, yolsuzluk ve kamu fonlarının kötüye kullanımının soruşturulması ve siyasi reformlar üzerinde çalışılması amacıyla bağımsız komisyonların oluşturulması gibi geçiş hükümeti tarafından atılan önemli adımlar ile geçiş hükümetinin ana muhalefet partileri ve Tunus’un başlıca sendikası olan UGTT’den( Tunisian General Labour Union) aldığı desteğin altını çizerek, demokratik ve şeffaf seçimler için ve siyasi, ekonomik ve sosyal reformların gerçekleştirilmesinde ülkede barış ve istikrarın sağlanmasının önemli olduğunu belirtmiştir. Ashton’un ifadesiyle, Tunus’a yönelik destek aşağıda sıralanan alanlarda söz konusu olacaktır;
*Seçim sürecinin desteklenmesi
*Yönetim/demokrasiye geçiş
*Sivil topluma ve hükümet dışı organizasyonlara destek
*Hukuk devleti ve yargı reformuna destek
*Ekonomik yönetim ve yolsuzlukla mücadele
*Ekonomik ve sosyal kalkınma
[5]
Avrupa Komisyonu, Yüksek Temsilci Ashton ve Komisyon’un genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Füle’nin açıklamalarıyla AB’nin Tunus’taki demokratik geçiş sürecine ve Tunus halkının demokratik isteklerine destek verdiğini açıklarken, Bakanlar Konseyi kabul ettiği Tüzük
[6] ve Karar
[7] ile, eski devlet başkanı Zine el-Abidine Ben Ali ve eşinin de dahil olduğu, devlet fonlarının suistimal edilmesinden sorumlu kişiler ile bu kişilerle ilgili kişilerin sahip oldukları ya da kontrol ettikleri mal varlıklarını dondurma kararı almıştır.
Şubat ayı başında Tunus Dışişleri Bakanı ile Brüksel’de görüşen Ashton, 14 Şubat 2011 tarihinde Tunus’a ziyarette bulunarak, Başbakan Ghannouchi, geçiş hükümeti üyeleri ve sivil toplum temsilcileri ile görüşmüştür. Ashton Tunus halkının özgürlük ve demokrasi arzularına Birliğin destek verdiğinin altını tekrar çizerken, ulusal reformlar için net bir yol haritası ile birlikte, yıl içinde gerçekleştirilecek özgür ve demokratik seçimlere doğru kararlı ve düzenli bir geçiş sürecinde Tunus’taki tüm siyasi aktörler ile sivil toplum örgütlerinin birlikte çalışması gerektiğini vurgulamıştır.
[8] Dolayısıyla, AB’nin beklentisi Tunus’ta geçiş sürecinin dışlayıcı değil tüm toplumsal aktörleri kapsayıcı şekilde yürütülmesi ve tamamlanmasıdır.
AB geçiş sürecinin mali açısından desteklemek amacıyla 23 Ağustos 2011 tarihinde 110 milyon Avro’luk iki mali yardım programını kabul etmiştir. 90 milyon Avro tutarındaki ilk program, Tunus hükümeti tarafından kabul edilen ekonomik programı desteklemeye, 20 milyon Avro tutarındaki ikinci program ise Tunus ekonomisinin rekabet gücünün ve dinamizminin artırılmasına yöneliktir.
[9]
AB’nin Tunus’taki geçiş sürecine yönelik desteğinde, Avrupa Yatırım Bankası’nın (AYB) da rol alacağı, Bankanın Başkan Yardımcısı Philippe de Fontaine Vive’nin Tunuslu yetkililerle görüşmek amacıyla 2 ve 3 Mart 2011 tarihlerinde Tunus’a resmi ziyarette bulunması ile netlik kazanmıştır. AYB kamu projelerinin uygulanmasının hızlandırılması ve ülkede orta ve küçük ölçekli işletmelerin kurulması ve geliştirilmesi gibi Tunus’un ekonomik kalkınmasına mali katkıda bulunmayı planlamaktadır.
[10] Bu kapsamda, bu yılsonuna kadar Tunus için 800 milyon Avro ayrılması beklenmektedir.
[11]
Diğer taraftan, Libya’da iç çatışmaların başlamasıyla, Tunus sadece geçiş hükümetinden beklenen adımlar ve geçiş sürecinin Birlik tarafından nasıl desteklenebileceği açısından değil, Libya’daki şiddetten kaçarak Tunus’a gelen insanlar nedeniyle de AB’nin gündemini işgal etmiştir. Komisyon üyesi Kristalina Georgieva, Tunus ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, Libya’dan Tunus’a kaçanlara gıda, battaniye, çadır ve ilaç temini için Birliğin 30 milyon Avro ayırdığını, Uluslararası Göç Örgütü, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Tunus yetkililerine, üçüncü ülke vatandaşlarının kendi ülkelerine güvenli dönüşlerinin organize edilmesinde yardımcı olmak üzere Tunus-Libya sınırında sivil savunma ekibi görevlendirildiğini belirtmiştir.
[12]
Birliğin halk ayaklanmalarının yaşandığı Tunus ve Mısır’a yönelik politikasının, ayaklanmalar ve yönetim değişikliği sonrası hangi unsurlara ağırlık verilmek suretiyle şekillendirileceği, 11 Mart 2011 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü Avrupa Konseyi toplantısında Yüksek Temsilci Ashton’un açıklamalarıyla netlik kazanmıştır. Ashton, Mısır ve Tunus’a yönelik AB stratejisi içeriğini “money, market access, mobility” olmak üzere “3 M” in oluşturduğunu belirtmiştir.
“3M” stratejisinde, “money” bölgede demokrasiye geçiş süreçlerinin ve bu kapsamda sivil toplumun desteklenmesi ve ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması için Mısır ve Tunus’a kaynak aktarılmasını ifade etmektedir. “Market Access”, Mısır ve Tunus’a ticari avantajlar sunmak suretiyle, bölge halkının ithalat ve ihracat yaparak ticaretten yarar sağlamalarının sağlanmasına yöneliktir. “Mobility” bölge halkının hareket etme yeteneğinin artırılması ve iş adamlarının daha etkili bir şekilde iş yapmalarının sağlanmasını ifade etmektedir.
[13] AB’nin 1970’li yılların başında şekillendirdiği Küresel Akdeniz Politikasından, 2004 yılında geliştirilen Avrupa Komşuluk Politikasının uygulanmakta olduğu ve 2008 yılından itibaren ise Akdeniz için Birlik politikasının şekillendirilmeye çalışıldığı günümüze kadar gelinen süreçte, AB Tunus ile istikrarlı ve kurumsallaştırılmış ilişkiler kurmuş ve AB’nin Akdeniz politikaları ekonomik, siyasal ve sosyal unsurlar içerecek şekilde kapsamlı şekillendirilmiştir; dolayısıyla AB tarafından Tunus’a mali yardımda bulunulması ya da Tunus’a AB pazarına giriş imkânlarının sağlanması, halk ayaklanmaları sonrası gündeme gelen yeni konular değildir. Mali yardım perspektifinden bakıldığında, Birliğin Tunus ile mali işbirliğinin 1995 yılından itibaren MEDA, 2007 yılından itibaren Avrupa Komşuluk ve Ortaklık Enstrümanı (ENPI) kapsamında yürütüldüğü görülmektedir; ayrıca Tunus AB’nin Demokrasi ve İnsan Hakları Avrupa Enstrümanı gibi tematik araçları kapsamındaki fonlardan yararlanmaktadır. Ticari ilişkiler perspektifinden bakıldığında, 2010 yılı rakamları uyarınca AB’nin Tunus’un toplam ticaretindeki payının %70,1, Tunus’un AB’nin toplam ticaretindeki payının % 0.7 olduğu görülmektedir.
[14] Barselona Süreci ile öngörülen, AB ve Akdeniz ülkeleri arasında serbest ticaret alanı oluşturulması hedefi henüz gerçekleştirilmemiş olmasına rağmen, taraflar arasında ticaretin liberalleşmekte olduğu gözlemlenmekte, tarım ve balıkçılık ürünlerinde liberalizasyon için taraflar arasından müzakerelere devam edilmektedir. “Mobility” hususu ise daha ayrıntılı açıklamaya muhtaçtır; zira AB’nin 5. genişlemenin her iki dalgasında yer alan devletler ile müzakerelerinde bile kişilerin ve işçilerin serbest dolaşımının hassas bir mesele olarak karşımıza çıktığı hususu dikkate alınırsa, “mobility” kavramı Tunus ve Mısır vatandaşlarının Birlik içinde serbest dolaşımının sağlanmasından ziyade Birlik içinde seyahatlerinin kolaylaştırılmasını ifade eder gibi görünmektedir.
Tunus ile AB arasındaki ilişkilere dair son gelişme, Tunus’ta demokrasiye geçiş ve ekonomik toparlanma sürecinde Tunus’un sorunları ve ihtiyaçlarının tespit edilerek, sorunlara ve ihtiyaçlara yönelik çözümlerin oluşturulabilmesi amacıyla oluşturulan AB/Tunus Görev Gücü’nün ilk toplantısının 28-29 Eylül 2011 tarihinde gerçekleştirilmesi olmuştur. Toplantıda, taraflar arasında imtiyazlı ortaklık kurulmasına yönelik müzakerelerin başlaması, Tunus ekonomisinde 2011 yılında gerçekleşen hızlı gerileme de dikkate alınarak ülkenin acil ihtiyaçların belirlenmesi, Tunus’ta istihdamın artırılması ile yatırım ortamının iyileştirilmesi için atılabilecek adımlar ve halklar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi gibi konular ele alınmıştır.
AB’nin Tunus’a yönelik politikası uzun vadeli hedefler içermekle birlikte, Birliğin halihazırda en fazla önem verdiği husus 23 Ekim 2011 tarihinde yapılacak seçimlerin özgür, demokratik ve şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesidir. Bu amaçla ve Tunus’un da davetiyle, Birlik Tunus seçimleri için seçim gözlem heyeti oluşturmuştur. Seçim gözlem heyetinde yer alan uzmanların bir kısmı seçim öncesi hazırlıkları ve seçim kampanyalarını izlemek üzere Eylül ayının başında Tunus’a gitmiştir. Avrupa Parlamentosu başkanı Jerzy Buzek’in altını çizdiği gibi, seçimler tek başına barış, istikrar ve refahı sağlamaz; demokratik kültürün ve güçlü demokratik kurumların oluşturulması gerekir. Dolayısıyla, Tunus’ta şeffaf, demokratik ve özgür seçimlerin gerçekleştirilmesi için seçim gözlem heyeti oluşturan ve halihazırda seçimlerin istikrarlı bir ortamda sorunsuz gerçekleştirilmesine öncelik veren AB’nin, seçim sonrası süreçte Tunus’taki iç siyasi koşullar ile demokratik ve ekonomik reformların yürütülmesini yakından izleyeceği açıktır. Seçim sonrasında, AB’nin Tunus’ta demokratikleşme sürecinin devamı kadar, AB ve Tunus arasında oluşturulması öngörülen imtiyazlı ortaklık hedefi kapsamında, Tunus’un AB iç pazarına aşamalı entegrasyonunun sağlanmasına önem vereceği beklenmektedir. Ancak öncelikli olarak AB’nin Tunus için öngördüğü imtiyazlı ortaklığın içeriğinin, bir başka deyişle “imtiyazlı ortaklık” ilişkisinin halihazırda taraflar arasında mevcut olan “ortaklık” ilişkisinden farklarının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
(Dr. Dilek YİĞİT Şube Müdürü, Hazine Müsteşarlığı)
[1] Tunisia Postpones Election, Possibly Aiding New Parties, http://www.nytimes.con/2011/06/09
[2] Statement by EU High Representative Catherine Ashton and European Commissioner for Enlargement Stefan Füle on the situation in Tunisia, Brussels 10 January 2011. Joint Statement by EU High representative Catherine Ashton and Commissioner Stefan Füle on the events on Tunisia, Brussels 14 January 2011.
[3] Stefan Füle European Commissioner for Enlargement and neighbourhood Policy Statement on the situation in Tunisia European Parliament, AFET Committee Brussels, 26 January 2011.
[4] Catherine Ashton EU High Representative for Foreign Affairs and Security Policy and Vice president of the European Commission Remarks by HR/VP Catherine Ashton after her meeting with the Minister of Foreign Affairs of Tunusia, Mr. Ahmed Ouneies European Commission Brussels, 2 February 2011.
[5] Catherine Ashton EU High representative for Foreign Affairs and Security Policy and Vice President of the European Commission Remarks on Egypt and Tunusia European Parliament Brussels, 2 February 2011
[8] High Representative Ashton visits Tunisia and Wider Middle East, Brussels, 14 February 2011.Catherine Ashton EU High Representative for Foreign Affairs and Security Policy and Vice president of the European Commission Remarks by the High Representative /Vice President Catherine Ashton at the end of her visit to Tunisia, 14 February 2011, European Commission.
[9] Tunisia: European support of € 110 million for economic recovery, European Commission-Press Release, 23 August 2011.
[10] EIB comes to listen to Tunisians to support them better in their transition to democracy, European Investment Bank, Press Release, 4 March 2011.
[11] Meeting of the Tunisia-European Union Task Force 28-29 September 2011, Tunis, Co-Chairs conclusions.
[12] Statement by Kristalina Georgieva, Commissioner for International Cooperation, Humanitarian Aid and Crisis Response on the humanitarian situation in Tunisia and Libya, following her trip to the region, Brussels, 4 March 2011.
[13] Remarks by EU High Representative Catherine Ashton on arrival to the Extraordinary European Council, Brussels, 11 March 2011.
[14] Tunisia, Main Economic Indicators, European Commission, DG Trade