“Arabuluculuk” kavramının tanımı ve içeriğinin üzerinde durulduğu toplantıda hızı ve boyutu her geçen gün artan küreselleşme, farklı uluslararası ve uluslaraltı aktörleri ekonomik, ticari, sportif, kültürel ve siyasi anlamda birbirine bağlamadığı ifade edildi. Derinleşen bağların ve artan insani, kültürel ve ekonomik ilişkilerin bir yandan farklı kesimler için yeni ufuklar açıp, yeni iş imkânları yaratırken diğer yandan sınır ötesi boyutta pek çok çatışma, ihtilaf ve uyuşmazlık da doğurmakta olduğunun altı çizildi.
Mevcut uluslararası hukuk normları ve uluslararası kuruluşların bu tür sınır aşan ekonomik, siyasi ve ticari ihtilafları çözmede yetersiz kaldığı bu nedenle “uluslararası arabuluculuk” kurumunun uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde oynadığı rollerin de giderek artmakta olduğunun belirtildiği toplantıda arabuluculuğun “alternatif uyuşmazlık çözümleri” üzerinde durduğu kaydedildi.
Bu bağlamda Dr. Deniz Kite Arabuluculuk kavramının “müzakere” ve “tahkim” yolunu kullanarak mahkeme dışında sorunlara çözüm bulma olarak tanımlanabileceğine dikkat çekti. Arabuluculuk yapacak kişinin veya kurumun sorundan bağımsız ve çözümden çıkarı olmayacak kişilerden oluşması bunun yanı sıra çözüm veya alternatif üretmemesi gerektiğini belirtti.
Kite, Arabuluculuk yapacak kişinin hukuku gözetmek, duygusallıkları kaldırıp asıl sorun üzerine odaklanmak, etkin olmayan iletişimin yeniden kurulmasını sağlamak gibi görevlerinin olduğuna da işaret etti ve arabuluculuk eğitimi alan herkesin bunu yapabileceğine dikkat çekti.
ABD Uluslararası Arabuluculuk Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Lynn COLE ise bütün dünyada mahkeme bağlantılı veya bağlantısız arabuluculuğun kullanıldığına, bu bağlamda geçtiğimiz aylarda Türkiye ve Finlandiya'nın girişimiyle sorunların barışçıl çözümünde arabuluculuğun güçlendirilmesini öngören karar tasarısının BM’ de kabul edilmesi konusuna temas etti. Evrensel olarak bakıldığında arabuluculuğun 2 temel ilkesinin olduğunu belirten Cole, bunları gizlilik ilkesi ve kişilerin sorunlarını sahiplenme ilkesi olarak açıkladı.
ABD, AB, İskandinav Ülkeleri, Kanada ve BM’de uluslararası arabuluculuk programlarının olduğunu ve bunların tüm dünyada kullanılmasının önerildiğini ifade eden Cole, arabuluculuk programlarının; demokrasinin gelişmesi, bağımsız yargının oluşabilmesi ve adalete herkesin ulaşabilmesi için sağlam bir yöntem olduğu kaydetti.
Cole, ekonomik açıdan bakıldığında da ağır işleyen hukuk süreçlerinin büyük şirketlerin yatırımlarını engellememesi için arabuluculuğun önemli olduğunu ve işleri çabuklaştırdığını da ekledi. Diplomatik arabuluculukta ise çıkarlar bakımından bir dayatmanın söz konusu olabileceği ifade edildi.
Toplantı soru-cevap kısmı ile son buldu.