ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Avrupalılar Ekonomik Kriz ile Mücadelede AB’ye Güveniyor

22.09.2011 13:58:32

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bilindiği gibi, küresel ekonomik kriz Avrupa Birliği’nin (AB) genelinde ciddi bir ekonomik resesyona neden olurken, ekonomik kriz ve etkileri ile mücadelede ulusal düzeyde alınan önlemler yanında, AB düzeyinde de kapsamlı önlemler alınmasını gerektirmiştir. Hâlihazırda ekonomik krizin etkileri ile hem ulusal düzeyde hem de Birlik düzeyinde alınan önlemler ile mücadele etmeye çalışan AB’ye üye devlet vatandaşları ile aday devlet vatandaşları Avrupa’da ekonomik durumu nasıl değerlendirmektedir?

Anılan soruya yanıt aramak amacıyla, Avrupa Komisyonu tarafından, Avrupalıların Avrupa’nın ekonomik durumunu nasıl algılamakta olduğuna ilişkin yürütülen araştırmanın sonuçları Ağustos 2011 tarihinde açıklanmıştır. Araştırma sonuçları, “Avrupalılar ve Ekonomik Kriz” ve “Avrupa 2020 Stratejisi” olmak üzere iki ana başlık altında sunulmuştur.

[1]
 
Avrupalılar ve Ekonomik Kriz
 
Anket sonuçlarına göre, Avrupalıların yüzde 43’ü, ekonomik krizin istihdam piyasasına etkisinin şimdiden doruk noktasına ulaştığını düşünmektedir. Ancak AB’nin 14 üyesinde halkın çoğunluğunun ekonomik krizin istihdam piyasasına etkisinin şimdiden doruk noktasına ulaştığını, bir başka deyişle istihdam piyasasının daha da kötü etkilenme ihtimalinin olmadığını düşünmesine rağmen, 13 üye devlette halkın çoğunluğunun bu yönde düşünmüyor olması dikkat çekmektedir. 
 
Ekonomik ve mali krizin etkilerine karşı en tesirli önlemleri alabilecek aktörler sıralamasında, 1. sırayı yüzde 22 ile AB, 2. sırayı yüzde 20 ile ulusal hükümetler, 3. ve 4. sırayı, yüzde 15 ile IMF, yüzde 14 ile G 20 almaktadır. AB’nin genelinde, ufak bir farkla da olsa, AB, ulusal hükümetlerin önüne geçmiştir. Ancak, bu hususta Avro alanı ülkeleri ile diğer AB üyeleri arasında ayrıma gitmek gerekmektedir; zira Avro alanında, AB’nin ekonomik krize karşı ulusal hükümetlere göre daha etkili önlemler alabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 23 iken; Avro alanında yer almayan üye devletlerde, ulusal hükümetlerin daha etkili önlemler alabileceğini düşünenlerin oranı yüzde 24’dür. Ancak Çek Cumhuriyeti, Hollanda, Letonya ve Danimarka’da krize karşı en etkili önlemleri alabilecek aktörler sıralamasında G 20’nin ilk sırayı alarak, AB ve ulusal hükümetlerin önüne geçmesi dikkat çekicidir.
 
Avrupa’da ekonomik performansın nasıl artırılabileceğine ilişkin soru karşısında Avrupalıların yüzde 48’i, ekonomik performansın artırılması için, eğitim ile mesleki eğitimin geliştirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ekonomik performansın artırılmasına yönelik önlemler sıralamasında, bütçe açığı ve kamu borcunun azaltılması ile iş kurmanın kolaylaştırılması, sırasıyla 2. ve 3. sırayı alırken, araştırma ve yeniliğe yatırım yapılması ile enerji kaynaklarının etkin şekilde kullanılması önlemler sıralamasında 4. ve 5. sırayı almıştır. Üye devletlerin 18’inde, önlemler sıralamasında önceliği eğitim ile mesleki eğitimin geliştirilmesi alırken, Yunanistan, Macaristan, Finlandiya, Slovenya ve Çek Cumhuriyeti’nde öncelik verilen önlem bütçe açığı ve kamu borcunun azaltılmasıdır.
 
Anket sonuçlarına göre, Avrupalıların, krize karşı etkili hareket etme açısından AB’yi, üye devletlere ve ABD’ye göre daha başarılı gördükleri anlaşılmaktadır. Avrupalıların ekonomik krizle mücadelede Avrupa kurumları tarafından tartışılan önlemlerin etkinliğine olan güveni artmaktadır. Avrupalıların üçte ikisinden fazlası, üye devletlerin ekonomi politikaları arasında koordinasyonun artırılması gerektiğini düşünmekte olup; mali piyasaların düzenlenmesinde AB kurumlarının rolünün artırılmasına yönelik kamuoyu desteği ise artmaktadır.
 
Avrupa 2020 Stratejisi
 
Bilindiği gibi, Birliği gelecek on yıla hazırlamaya yönelik Avrupa 2020 Stratejisi, Birlik için 2020 yılına kadar gerçekleştirilmesi gereken hedefleri belirlemektedir. 
 
Avrupa 2020 Stratejisi kapsamında belirlenen hedefler;
 
- 20-64 yaş grubunun yüzde 75’inin istihdam edilmesi,
- AB’nin Gayri Safi İç Hasılası’nın yüzde 3’ünün araştırma ve kalkınmaya ayrılması,
- Sera gazı emisyonunun azaltılması, yenilenebilir enerji kaynakları ile enerji verimliliğinin artırılması için belirlenen 20.20.20 hedefinin tutturulması,
- Okuldan ayrılanların oranının yüzde 10’un altına düşürülmesi ve 30-34 yaş grubunun en az yüzde 40’ının diploma sahibi olmasının sağlanması,
- Fakirlik sınırı altında yaşayanların sayısının en az 20 milyon azaltılması
 
olarak sıralanmaktadır.
 
Anket sonuçları uyarınca, Avrupa 2020 Stratejisi hedefleri ile Strateji kapsamındaki girişimler, Avrupa vatandaşları tarafından destek görmekte ve Strateji amaçlarının gerçekçi olduğuna ilişkin görüş artma eğilimi göstermektedir.
 
Avrupalıların özellikle, fakirlere ve sosyal olarak dışlanmışlara yardım edilmesine ve istihdamın artırılması amacıyla işgücü piyasasının modernize edilmesine önem atfettikleri görülmektedir. Ancak, Avrupalılar, araştırma ve kalkınma politikalarına desteğin artırılmasına ve e-ekonominin geliştirilmesine aynı ölçüde önem vermemektedir.
 
Krizden çıkma stratejisi konusunda, AB’nin doğru yolda olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 46 iken, AB’nin yanlış yönde olduğunu ileri sürenlerin oranı yüzde 23’dür. AB’ye üye 27 devletten 21’inde, krizden çıkış stratejisi açısından AB’nin doğru önlemler aldığını düşünenler çoğunluktadır.
 
Anket sonuçlarında en dikkat çeken husus, Avrupalıların krizle mücadelede AB’ye, ulusal hükümetlerinden daha fazla güvendiklerinin görülmüş olmasıdır. Bir başka deyişle, küresel ekonomik kriz, vatandaşların ulusal hükümetlerine ve ulusal parlamentolarına olan güvenlerini azaltmıştır.[2] Kriz döneminde, ulusal hükümetler ile parlamentolara güvenin azalmasının nedenlerinin başında işsizlik oranları ile kamu borcunun artması gelmektedir.[3] Sonuç olarak, başlıca iki hususun altını çizmek mümkündür. Birincisi, Avrupalılar ekonomik krize yönelik çözümün, AB üyelerinin ulusal ekonomi politikaları arasında daha fazla koordinasyonu ve Birlik düzeyinde etkili önlemler alınmasını gerektirdiğini düşünmektedir. Avrupalıların, ekonomik kriz ve etkileri ile mücadelede AB’ye duydukları güvenin artması ise, Birlik düzeyinde alınan önlemlerin Avrupalılar tarafından daha kolay kabul görmesini sağlayacaktır. İkincisi, halkın güvenini etkileyen başlıca nedenler işsizlik ile kamu borcu oranları olduğuna göre, hem ulusal kurumlara hem de AB’ye olan güvenin artması büyük ölçüde kamu borcunun azalması ile istihdam oranının artmasına bağlıdır. 
 
Şube Müdürü, Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü*
 
NOT: Yazıda ifade edilen görüşler yazarın değerlendirmeleri olup, görev yaptığı kurumla ilişkilendirilemez.
 
                                                             


[1] Eurobarometer 75, Public Opnion in the European Union, Europeans’ Perceptions on the State of the Economy, August 2011.
[2] Karel Lannoo, Opinion polls support a more European approach to the crisis, CEPS Commentary,  11 August 2011.
[3] Felix Roth, et.al., Has the financial crisis shattered citizens’ trust in national and European governmental institutions? Evidence from the EU member states, 1999-2010, CEPS Working Document, No. 343, June 2011 (update)
 
 
 

 




AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya