ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

BM Raporuna BM’den Eleştiri

15.09.2011 10:59:18

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ömer Ersoy*

Mavi Marmara olayının ardından BM Genel Sekreteri’nin onayıyla kurulan Araştırma Komisyonu, Gazze ablukası ve Mavi Marmara baskınıyla ilgili detayları araştırıp ortaya koymakla görevlendirilmiş ve bu kapsamda bir rapor hazırlamıştır. New York Times tarafından, BM’nin koyduğu gizliliğe bakılmaksızın, haber yapılarak gün yüzüne çıkan rapor, geçen haftaların en çok tartışılan mevzusu olmayı başarmıştır.

 

 

Palmer Raporu olarak bilinen bu rapor özetle, Gazze ablukasının, uluslararası bir abluka olarak kabul edilmesi gerektiğini ve bu anlamda hukuki niteliğe sahip olduğunu ileri sürmüştür. Başta Türkiye olmak üzere birçok ülkenin tepkisini çeken bu yargının, raporun içerisinde hiçbir uluslararası hukuki belge ya da gerekçeye dayandırılmamış olması çok şaşırtıcı değildir. Zira bu iddiayı destekleyecek, geçerli ve uygulanabilir herhangi bir uluslararası norm bulunmamaktadır.
 
Buna rağmen, ablukanın yasal olduğunu varsaymak, raporun güvenilirliğini ve geçerliliğini zedelemiştir. Bu durum dikkate alındığında, BM’nin konuyla ilgili yapacağı değerlendirme ve yorumlar da önem kazanmıştır. Henüz, BM Güvenlik Konseyi’nden ve BM Genel Sekreterinden rapora ilişkin kayda değer bir açıklama gelmemiş olsa da, BM’nin bağımsız uzmanlarından Olivier De Schutter, Anand Grover Catarina de Albuquerque María Magdalena Sepúlveda Carmona ve Richard Falk, Palmer Raporunun taşıdığı bu çelişkiyi ortaya koyan ve raporun Gazze ablukasına bakış açısını eleştiren bir açıklamaya imza atmışlardır.[1]
 
Açıklamanın dayandığı temel argüman, deniz ablukasının yasal olduğunu söylemenin, bunun ‘Gazze’nin tamamen abluka altına alınarak dünyayla ilişkisinin kesilmesine yönelik’ İsrail politikasının bir parçası olduğunu kabul etmemek anlamına geldiği, sivil nüfus üzerinde çok ciddi ve orantısız etkileri olan böyle bir ablukanın ise uluslararası hukukta yeri olmadığı şeklindedir.
 
Açıklamada, dört yıldır devam eden abluka yüzünden, kadın, erkek, yaşlı ve çocuk ayrımı yapılmaksızın Gazze’de yaşayan tüm bireyleri, temel hak ve özgürlüklerden ve ihtiyaçlardan mahrum bir vaziyette yaşamak zorunda bırakıldığının altı çizilmektedir. Yarısına yakın nüfusun çocuk olduğu bu 1 milyon 600 bin kişinin, bu şekilde toplu cezaya tabii tutulmasının, insan onuru ve saygınlığının en üst düzeyde korunmaya çalışıldığı günümüz insan hakları standartlarıyla topyekûn bir çelişki içinde olduğu belirtilmektedir. BM Goldstone raporunda da benzer bir tespit yapılmış; bütün bir topluluğu cezalandırmanın kabul edilemeyeceğinin altı çizilerek, ablukanın insanlığa karşı işlenen uluslararası bir suç olarak kabul edilebileceğini dile getirilmişti.
 
Bu çerçevede, ablukanın derhal sona erdirilerek uluslararası toplum nezaretinde Gazze halkına yardım eli uzatılması çağrısı yapılmaktadır. Aslında ablukanın kalkmasıyla birlikte, Gazze’nin acilen ihtiyaç duyduğu tarım arazileri ve denizdeki balıkçılık alanları tekrar kullanıma açılmış olacak, temiz su için ihtiyaç duyulan alt yapı yatırımları yapılabilecek, hastanelerin gerçekten hastane olması için gerekli olan tıbbi malzeme ve teknik cihazlar alınabilecek, ilaç tedarikinde yaşanan sıkıntılar en aza indirilebilecektir. Ayrıca, yıkılan resmi daire, ev, okul, hastane ve cami gibi binaların onarımı, inşaat malzemelerinin Gazze’ye girmesine izin verilmesiyle tekrar kullanılabilir hale getirilmesi sağlanabilecek, çöken ekonomik hayatın eski haline dönebilmesi için gerekli olan ticari ve insani hareketliliğe imkân verilebilecektir.
 
Bu çağrıyı yapan bağımsız uzmanlar, Palmer raporunda, deniz ablukasının, Gazze’nin çepeçevre saran ablukadan ayrı ele alınmasının, raporunun en yanlış ve zayıf yönü olduğunu düşünmektedir. Gazze’ye yardım taşıyan gemi filosunun da İsrail’in bu toptan abluka ve cezalandırma politikasını engellemek amacıyla yola çıktığını ve organizatörlerin gemilerin silah-cephane gibi herhangi bir askeri malzeme taşımadığından emin olunması yönünde her türlü kontrole ve denetime açık olduğunu vurgulamışlardır.
 
Dolayısıyla, ambargoyla birlikte, 1 milyon 600 bin insanı aynı kefeye koyarak hepsini orantısız ve sistematik insan hakları ihlaline maruz bırakmanın, sebep olduğu insani dramın yanında, bölgedeki İsrail karşıtlığını beslediği ve gerekçelendirdiği, ayrıca Ortadoğu meselesine kalıcı çözüm bulma çabalarına set çektiği unutulmamalıdır.   
 
Araştırmacı* 

 


[1] http://www.ohchr.org/EN/NewsEvents/Pages/DisplayNews.aspx?NewsID=11363&LangID=E

 

 






SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya