Davutoğlu ve Türkiye-İran İlişkileri
19 Ağustos'ta Bağdat'ta meydana gelen saldırıların ardından Irak yönetiminin, Suriye'den ülkesindeki Baasçıların iade edilmesini istemesi ile başlayan diplomatik kriz sonrasında iki ülke ilişkilerinde bir gerilim yaşanmış, her iki ülke karşılıklı olarak büyükelçilerini geri çağırmıştı. Suriye-Irak arasında yaşanan gerginliği yumuşatmak amacıyla 31 Ağustos'ta Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu önce Bağdat'ı ziyaret ederek Maliki yönetimi ile görüştü, ardından da Şam'ı ziyaret etti. Davutoğlu, iki ülkeyi ziyaret ettikten sonra 1 Eylül'de de Mısır'a geçerek Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ile temaslarda bulundu.
Davutoğlu, Gürcistan ziyaretinin ardından Arap Birliği 132. Olağan Bakanlar Konseyi Toplantısı'nın açılış oturumuna katılmak üzere 9 Eylül'de Kahire'ye gitti. Davutoğlu, Kahire ziyaretinin ardından 10 Eylül'de Ürdün'ü ve 12 Eylül'de de Tahran'ı ziyaret etti. Davutoğlu Tahran ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Batı ile İran arasında yaşanan sorunlara değinerek, yaşanan gerginliğin giderilmesi için Türkiye olarak her türlü çabayı göstermeye hazır olduklarını açıkladı. Ayrıca Davutoğlu, İran'a uygulanan ambargonun kalkması ve bir yenisinin uygulanmaması temennisini dile getirdi. Davutoğlu görüşmeler sırasında İran ile Türkiye’nin güvenlik başta olmak üzere ticaret, enerji ve ulaştırma gibi konularda işbirliği içinde olduğunu söyledi. (Tıkla-1)
Davutoğlu'nun, İran ziyareti şu şekilde yorumlanabilir:
1. Davutoğlu'nun girişimleri, Suriye-Irak arasında yaşanan gerilimin giderilmesi konusunda şu ana kadar kayda değer bir ilerleme sağlamazken, İran ile Batı arasında yaşanan anlaşmazlığın çözüme kavuştulması için bu defa değişik ifadelerle yeniden bir çeşit arabuluculuğa soyunduğu gözlemlenmektedir. Tahran yönetiminin Batı ile yaşadığı sorun bağlamında beş daimi üyeli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi artı Almanya'nın (5+1) bugüne dek gösterdiği çabaları bile İran'ın tavrını yumuşatamamıştır. Türkiye'nin, İran'a arabuluculuk konusunda yaptığı teklif Batı'yı ve özellikle ABD'ni ciddi şekilde rahatsız edebilir. İran'ın gerek bölgede gerek Batı ile olan ilişkilerine bakıldığında, Türkiye'nin bu işin altından kalkması zor olacağa benziyor. Bu nedenle İran ile Batı arasındaki ilişkilere bakılmadan iki tarafın arasını düzeltmeye kalkışmanın bir sonuca varamayacağı söylenebilir.
2. Davutoğlu'nun, İran'ı ziyaret etmesi Tahran ile Ankara arasındaki ilişkiler bakımından önemlidir. Türkiye'nin bölgede rahat hareket etmesi için önce İran ile olan ilişkilerini sıcak tutması gerekmektedir. Türkiye'nin gerek PKK terör örgütü konusunda gerek politik ve ekonomik konularda İran'ı görmezden gelmemesi gibi bir seçeneği bulunmamaktadır. Çünkü İran, Ortadoğu bölgesinin kilit ülkelerinden biridir.
Sonuç olarak; önceden programlanan konuların dışında Davutoğlu'nun İran ziyaretinin ardında yatan önemli nedenlerden birinin, Türkiye'nin geçtiğimiz günlerde Irak ile Suriye arasında yaşanan gerginliğin çözümü için harcadığı çabalarda İran'ın saf dışı edildiği görüntüsü olduğu söylenebilir. Ayrıca Davutoğlu'nun İran ziyareti sırasında, İran'ın nükleer programına destek verilmesi ve İran'a uygulanan ambargoların kaldırılması konusunda çağrıda bulunmasının ABD'deki yankılarını da yakından izlemek ve doğru değerlendirmek gerekir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 14.09.2009)