Toplantıda; Yüksek Askeri Şura’nın yapısı, karar alma usulü ve görevleri, YAŞ kararlarının yargı denetimi, Ergenekon ve Balyoz Davası sanık ve tutuklularının durumu, general ve amiral terfi ve atamaları, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve subaylar hakkında TSK’dan ayırma işleminin yapılması gibi konular üzerinde durulurken, Türkiye’de askeri bürokrasi reformunun ana çizgileri ayrıntılı bir şekilde işlendi.
Raporun sunuşu ise şu şekilde;
"Günümüz dünyasında güçlü bir biçimde yer almak isteyen bütün ülkeler, siyasi, ekonomik ve hukuki sistem ve kurumlarını çağın gerekleri doğrultusunda yenilemek zorundadır.
Türkiye’de son on yılda demokratikleşme ve hukuk devletinin tesisi doğrultusunda atılan adımlar ve Avrupa Birliği sürecinde gerçekleştirilen reformlar, onun uluslararası gelişmişlik endekslerindeki sırasını belirgin biçimde yukarıya taşımıştır.
Ancak aynı endeksler, demokratik hukuk devleti ilkesinin tesisi açısından Türkiye’nin büyüyen gücüne ve güçlenen ekonomisine yaraşır bir konumda olmadığını da göstermektedir. Hukuki, ekonomik ve siyasi sistemin yenilenmesine ilişkin reformlara rağmen, sivil-asker ilişkilerine ve bu kapsamda ordunun anayasal düzen içindeki konumuna ilişkin sorunlar devam etmektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) çağın, demokratik hukuk devleti ilkesinin, etkinlik ve verimlilik ilkelerinin gerektirdiği kapsamlı bir reforma ihtiyaç duymaktadır. Bu reformun gecikmesi, ekonomik, hukuki ve diğer boyutlarıyla bütün bir sistemin başarısını da olumsuz yönde etkilemekte ve güçlü bir ülke olmanın önündeki kronik sorunlarımızın çözümünü de güçleştirmektedir.
Sivil irade-asker ilişkilerinin bugünkü sorunlu yapısının bir parçasını da Yüksek Askeri Şura (YAŞ) oluşturmaktadır. Türkiye, Ağustos 2011 YAŞ sürecine de, bu kurumun hukuki sistem içindeki yerinden üye yapısına ve pratikteki işleyişine kadar bir dizi sorunla birlikte girmektedir.
Pratikte özellikle aldığı kararlarla ve onları alma biçimiyle tartışılan ve ordunun sivil denetimi ilkesi bakımından çağdaş demokrasilerdeki benzerlerinden önemli ölçüde ayrılan bu kurumun, kısa vadede daha doğru bir işleyişe kavuşturulması, uzun vadede ise anayasal düzen içindeki yerinin, yapısının ve işlevinin günümüz demokratik hukuk devletlerindekine uygun biçimde yeniden düzenlenmesi, gelişen yeni Türkiye’nin artık erteleyemeyeceği bir zorunluluktur.
Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE), bu perspektif ve kaygılardan hareketle, gerek TSK’nın yeniden yapılandırılmasının ana çizgilerini somutlaştırma çabalarına katkıda bulunmak ve gerekse de yakında gerçekleşecek olan Ağustos Şurasına ışık tutmak amacıyla 13.07.2011 tarihinde “Yüksek Askeri Şura (YAŞ) ve Hükümet – TSK İlişkileri” konulu bir çalıştay gerçekleştirmiştir.
Elinizdeki rapor, işte bu toplantıda üretilen fikirlerden yola çıkılarak SDE tarafından hazırlanmış tespit ve önerilerden oluşmaktadır. Bu yönüyle katılımcıların değil, Enstitü’nün kurumsal görüşünü yansıtmaktadır.
Metnin birinci kısmında Yüksek Askeri Şura’nın mevcut yapısıyla ilgili altı sorunlu konu üzerinde durulmakta; ikinci kısmında ise genel olarak asker-sivil ilişkilerine dair, daha demokratik ve dinamik bir ülke vizyonu acısından sorunlu alanlara dair tespit ve alternatif önerilerde bulunulmaktadır.
Bu raporun ülkemizde demokratikleşme ve sivilleşme sürecine bu kapsamda TSK reformuna ve YAŞ 2011 sürecine ilişkin perspektif geliştirme çabalarına katkıda bulunmasını umuyoruz."
Soru-cevap bölümü ile son bulan toplantıya basının ilgisi yoğun oldu. Bazı televizyon kanalları, basın toplantısını canlı olarak yayınladılar.