Miliband’ın Türkiye Vurgusu
İngiltere’de Mayıs 2010’da yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Muhafazakar Parti’nin yapmış olduğu açıklamalar İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden uzaklaştığı şeklinde yorumlansa da İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, dördüncü kez gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinde hem Avrupa Birliği hem de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği konusunda gayet olumlu bir duruş sergilemiştir.
Türkiye’nin son dönemde izlediği proaktif dış politika, Batı tarafından Türkiye’nin kendisine yeni bir alternatif olarak Doğu’yu seçtiği şeklinde yorumlanıyor. Ancak yaşanan iniş çıkışlara rağmen Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik niyeti henüz bitmiş değil. Başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa Birliği üyesi devlet, tam üyelik konusunda Türkiye’nin destekçisi olduklarını her fırsatta dile getiriyor. Nitekim Miliband, Avrupa Birliği’nin milletler ya da ırklar üzerine kurulu bir sistem olmadığını belirterek, "AB üyeliği değerler üzerine kurulu bir birliktir. Türkiye eğer yasama, yürütme ve yargı güçlerinin ayırımı ilkelerine tam olarak uyar ve insan hakları konusunda istenen seviyeye gelirse tam üye olur" sözleriyle bu konuda Türkiye’ye verdiği desteği bir kez daha göstermiştir ( Tıkla – 1). Türkiye ile Avrupa Birliği arasında çözüm bekleyen konulardan birisi olan Kıbrıs konusunda yapılan görüşmelerde de garantör devlet olarak İngiltere’nin, sorunun çözümü için Türk ve Yunan tarafının katkıları ile olumlu bir sonuca ulaşılacağına inanıldığı belirtilmiştir. İngiltere bugüne kadar yaptığı gibi bundan sonra da Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyeliği konusunda destek vereceğini bu şekilde bir kez daha teyit etmiştir.
Türkiye’nin son dönemde izlediği yakın çevre ağırlıklı aktif dış politika, hem küresel hem bölgesel anlamda Türkiye’nin kilit bir ülke olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Türkiye’nin bu potansiyelini diplomasi ile birleştimesi sonucu attığı adımlar tüm dünya ülkeleri gibi İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerinin de dikkatini çekmektedir. Bu bağlamda İngiltere, Türkiye’nin ‘imtiyazlı ortak’ olması konusunda Fransa ve Almanya’dan farklı bir görüşe sahiptir. Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi bünyesine katarak genişlemesinin her açıdan Avrupa’nın yararına olduğunu belirten Milliband, özellikle enerji güvenliği ve uluslararası suçlara karşı mücadele Türkiye’nin öneminin bir kez daha altını çizmiştir( Tıkla – 2).
Türkiye Ortadoğu’dan Balkanlara kadar geniş bir eksende yürüttüğü denge politikası ile artık kendisine daha çok güvenmektedir. Bu çerçevede artık Türkiye Avrupa’ya değil, Avrupa Türkiye’ye ihtiyaç duyacak gibi gözükmektedir. İngiltere gibi Avrupa Birliği üyesi büyük devletlerin Türkiye’ye verdiği destekler Türkiye’nin tam üyelik serüveni kolaylaştırırken bir yandan da Türkiye’nin potansiyeli ile hakettiği konuma gelmesini sağlayacaktır.
( Aydan ÖZEN, Avrupa Birliği- Balkanlar Masası, Asistan )