Bilindiği gibi AB’de mali istikrarın sağlanması için, üye devletlerin aşırı bütçe açıklarından kaçınmaları amacıyla iki temel referans değer benimsenmiştir. Üye devletlerde bütçe açığı GSYH’nin yüzde 3’ünü, kamu borcu ise GSYH’nin yüzde 60’ını aşmamalıdır. AB’de mali istikrarın sağlanması amacıyla Avrupa Konseyi tarafından 1997 yılında kabul edilen İstikrar ve Büyüme Paktı
[3], AB’ye üye devletlerin ulusal mali politikalarının koordine edilmesine, gözetimine ve AB’nin tümünde sıkı bir bütçe disiplininin uygulanmasına yönelik kuralları içermekte olup, Paktın “önleyici” ve “caydırıcı” olmak üzere iki temel yönü bulunmaktadır. Paktın, “önleyici” yönü kapsamında, Avro alanı ülkeleri İstikrar Programları, Avro alanına dahil olmayan AB üyeleri Uyum Programları aracılığıyla, her yıl 1 Aralık’a kadar orta dönemde mali istikrarlarını nasıl korumayı öngördüklerini Konsey ile Avrupa Komisyonu’na bildirmektedir.
Üye devletler tarafından sunulan İstikrar ve Uyum Programları;
- Bütçe açığı için GSYH’nin yüzde 3’ü olan referans değeri aşma riskini önleyecek, kamu maliyesinin uzun dönemli sürdürülebilirliğini, orta vadeli hedefe yönelik ayarlamaları ve beklenen borç oranını sağlayacak bütçe pozisyonunu temsil eden orta vadeli hedefi,
- Temel ekonomik varsayımları (büyüme, istihdam, enflasyon ve diğer önemli ekonomik değişkenler)
- Program hedeflerine ulaşmak için alınacak politika önlemlerinin açıklamasını ve değerlendirmesini,
- Bütçe ve borç pozisyonunu etkileyecek temel ekonomik varsayımlardaki değişikliklerin analizini,
- Avro alanı ülkesi olmayanlar için, orta vadeli para politikası hedeflerini, bu hedeflerin fiyat ve döviz kuru istikrarı ile ilişkisini,
içerecek bilgileri kapsamaktadır.
[4]
Paktın “önleyici” yönü kapsamında iki politika aracı bulunmaktadır. Birincisi; Komisyon’un önerisini temel alan Konsey aşırı bütçe açığının oluşmasını önlemek amacıyla “erken uyarı sistemi”ne başvurabilir. İkincisi, Komisyon mali politikalarının etkilerine ilişkin olarak üye devletlere politika tavsiyelerini iletebilir.
Konsey, kendisine iletilen İstikrar ve Uyum Programlarını, Komisyon ve Ekonomi ve Mali Komite’nin değerlendirmeleri temelinde inceleyerek, görüşlerini açıklamaktadır. Konsey’in programlar üzerindeki incelemesi aşağıda sıralanan soruların esas alınması suretiyle yürütülmektedir.
-Ekonomik tahminler gerçekçi midir?
-Orta dönemli bütçe hedefi, aşırı bütçe açığından kaçınmak için güvenlik marjı sağlamakta mıdır ve hedef için izlenen yol uygun mudur?
-Orta dönemli bütçe hedefini gerçekleştirmek için politika önlemleri yeterli midir?
-Nüfusun yaşlanmasının kamu maliyesinin uzun dönemli sürdürülebilirliği üzerindeki riskleri nelerdir?
-Ekonomi politikaları, kapsamlı ekonomik politika ilkeleri ile tutarlı mıdır?
[5]
Paktın “önleyici” yönü kapsamında uygulanmakta olan “erken uyarı sistemi”ne, Komisyon’un tavsiyesi üzerine Konsey tarafından başvurulmakta olup, amaç aşırı bütçe açığı gerçekleşmeden önce gerekli önlemlerin alınması için ilgili üye devletin uyarılmasıdır.
Aşağıdaki tabloda, 2002 yılından itibaren Paktın “önleyici” yönü kapsamında “erken uyarı sistemi”nin uygulandığı ve Komisyon’un politika tavsiyelerinin iletildiği üye devletler gösterilmektedir.
|
Belgeler
|
Portekiz
|
Almanya
|
Fransa
|
İtalya
|
Romanya
|
|
Erken uyarıda bulunulması için Komisyon’un Konsey’e tavsiyesi
|
30.01.2002
|
30.01.2002
|
19.11.2002
|
28.04.2004
|
|
|
Aşırı açığın ortaya çıkmasını önlemek için erken uyarıda bulunulması amacıyla Konsey Tavsiyesi
|
|
|
21.01.2003
|
|
|
|
Erken uyarı prosedürünün kapatılmasına ilişkin Konsey kararı
|
12.02.2002
|
12.02.2002
|
|
05.07.2004
|
|
|
Ekonomi ve bütçe politikasına dair tavsiyeleri içeren Komisyon tavsiyesi
|
|
|
28.05.2008
|
|
12.06.2008
|
İstikrar ve Büyüme Paktı’nın “caydırıcı” yönü ise, aşırı bütçe açığı prosedürünün uygulanmasıdır. Aşırı bütçe açığı prosedürünün aşamaları, AB’nin İşleyişine İlişkin Antlaşma’nın 126. maddesinde düzenlenmiştir. Konsey aşırı kamu açığı olduğuna karar verirse, ilgili üye devlete, kamu açığını gidermesi için tavsiyelerde bulunur; söz konusu tavsiyeler kamuya açıklanmaz. Ancak üye devlet Konsey tavsiyelerine uyma yönünde hiçbir eylemde bulunmuyorsa, Konsey tavsiyelerini kamuya açıklayabilir. Üye devletin tavsiyelere uymamakta direnmesi durumunda, Konsey üye devlete ihtarda bulunabilir.
Aşırı bütçe açığı prosedürüne tabi üye devlet, Antlaşma’nın 126. maddesinin 9. paragrafı uyarınca alınan bir karara uymuyor ise, Konsey, anılan maddenin 11. paragrafında sayılan tedbirlerin birini ya da birkaçını uygulamaya karar verebilir.
Söz konusu tedbirler;
-İlgili üye devletten, tahvil ve menkul kıymetler çıkarmadan önce Konsey tarafından belirlenecek ilave bilgileri yayımlamasını istemek,
-Avrupa Yatırım Bankası’nı, ilgili üye devlete kredi verme politikasını gözden geçirmeye davet etmek,
-İlgili üye devletten, aşırı kamu açığı Konsey’in görüşü uyarınca giderilmiş sayılıncaya kadar, uygun bir miktarı Birlik nezdinde faizsiz teminat olarak yatırmasını istemek,
-Uygun miktarda para cezası vermek
olarak sıralanmaktadır.
Aşağıdaki tabloda ise, İstikrar ve Büyüme Paktı’nın “caydırıcı” yönü kapsamında, halihazırda haklarında aşırı bütçe açığı prosedürü uygulanmakta olan üye devletler gösterilmektedir.
|
Ülke
|
Komisyon Rapor Tarihi
|
Aşırı bütçe açığının varlığına ilişkin Konsey Kararı
|
Düzeltme için geçerli son tarih
|
|
Bulgaristan
|
12 Mayıs 2010
|
13 Temmuz 2010
|
2011
|
|
Danimarka
|
12 Mayıs 2010
|
13 Temmuz 2010
|
2013
|
|
G. Kıbrıs
|
12 Mayıs 2010
|
13 Temmuz 2010
|
2012
|
|
Finlandiya
|
12 Mayıs 2010
|
13 Temmuz 2010
|
2011
|
|
Avusturya
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Belçika
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2012
|
|
Çek Cumhuriyeti
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Almanya
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
İtalya
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2012
|
|
Hollanda
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Portekiz
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Slovenya
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Slovakya
|
7 Ekim 2009
|
2 Aralık 2009
|
2013
|
|
Polonya
|
13 Mayıs 2009
|
7 Temmuz 2009
|
2012
|
|
Romanya
|
13 Mayıs 2009
|
7 Temmuz 2009
|
2012
|
|
Litvanya
|
13 Mayıs 2009
|
7 Temmuz 2009
|
2012
|
|
Malta
|
13 Mayıs 2009
|
7 Temmuz 2009
|
2011
|
|
Fransa
|
18 Şubat 2009
|
27 Nisan 2009
|
2013
|
|
Letonya
|
18 Şubat 2009
|
7 Temmuz 2009
|
2012
|
|
İrlanda
|
18 Şubat 2009
|
27 Nisan 2009
|
2015
|
|
Yunanistan
|
18 Şubat 2009
|
27 Nisan 2009
|
2014
|
|
İspanya
|
18 Şubat 2009
|
27 Nisan 2009
|
2013
|
|
Birleşik Krallık
|
11 Haziran 2008
|
8 Temmuz 2008
|
2014/2015
mali yılı
|
|
Macaristan
|
12 Mayıs 2004
|
5 Temmuz 2004
|
2011
|
AB’nin 27 üyesinden 24’ünün aşırı bütçe açığı prosedürüne tabi olması düşündürücüdür. Bu durum üye devletlerin bütçe açığının GSYH’e oranına getirilen yüzde 3 referans değeri tutturmada isteksiz ya da başarısız olduklarını mı, yoksa referans değer olan yüzde 3’ün çok da gerçekçi bir değer olmadığını mı göstermektedir? Aslında cevap ne olursa olsun, görünen gerçek caydırıcı olması beklenen İstikrar ve Büyüme Paktı’nın yeterli ölçüde caydırıcı olmadığıdır. Aşırı kamu açığını düzeltmekte sürekli başarısız olan üye devletler için öngörülen para cezası da asla uygulanmamıştır. Bu durumda Konsey daha sıkı kurallar ve daha sert yaptırımlar benimseme yoluna gitmenin çözüm olduğunu düşünmektedir.
Konsey öncelikle aşırı bütçe açığı prosedürü kapsamında kullanılan istatistiksel verilere ilişkin kuralları güçlendirmeye yönelik 26 Temmuz 2010 tarihinde kabul ettiği tüzük
[6] ile, kamu açığı ve borç rakamlarını belirlemekte kullanılan istatistiksel verilerin kalite ve güvenilirliğini artırmak için Komisyon ve üye devletlerin daha etkili bir şekilde birlikte çalışmalarını ve veri kalitesi açısından önemli riskler ve problemlerin açıkça tespit edildiği durumlarda verilerin kalitesinin doğrulanmasında Eurostat’ın rolünü güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Zira Eurostat’ın, güvenilir ve kapsamlı ulusal mali istatistikler elde etmek ve ulusal istatistik kurumlarını denetlemek için gerekli yetkiye sahip olmaması eleştiri konusu olmuştur. Dolayısıyla söz konusu tüzüğün, Eurostat’ın rolünü artırmaya ve üye devletlerden sağlanan istatistiksel verilerin güvenirliğine ilişkin tereddütlerin ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Konsey’in 15 Mart 2011 tarihinde üzerinde uzlaştığı ve AB’de ekonomi yönetimini güçlendirmeyi amaçlayan önlemleri içeren pakette; İstikrar ve Büyüme Paktında reform yapılması suretiyle üye devletlerin maliye politikalarının gözetiminin güçlendirilmesinin, ulusal mali çerçevelere ilişkin hükümler ortaya konulmasının ve Pakt kapsamında uyumsuzluk sergileyen üye devletler için daha önceki aşamada daha tutarlı tedbirlerin alınmasının hedeflendiği görülmektedir. Diğer taraftan üye devletlerin orta vadeli hedeflerine ulaşmalarını desteklemek için, yıllık harcama artışının, GSYH artışının orta vadeli referans oranını aşmamasını ifade eden harcama kriteri getirilecektir. Böylece, üye devlet, orta vadeli hedeflerini tutturamaz ise, harcamalarda görülen referans harcama artışından önemli bir sapma,yaptırım uygulanmasına yol açabilecektir. Ayrıca, Avro alanı ülkeleri için bir dizi yeni mali yaptırım uygulanmasına başlanacaktır. Bir üyenin aşırı bütçe açığına konu olmasına yönelik karar alındığında, ilgili üyeye GSYH’nin yüzde 0.2’si kadar faiz uygulanmayan mevduat cezası verilebilecektir. Aşırı bütçe açığının giderilmesine ilişkin Konsey tavsiyeleri dikkate alınmıyor ise, para cezası uygulanacak, tavsiyelere uyulmama durumunun devam etmesi yaptırımların artmasına sebep olacaktır. Burada önemli olan yaptırımların otomatik olarak uygulanabilmesi için, “ters çoğunluk kuralı” uygulamasına geçilmesinin öngörülmesidir. Komisyon’un mevduat ya da para cezası uygulanmasına yönelik önerisi, Konsey nitelikli çoğunlukla reddetmediği müddetçe kabul edilmiş sayılacaktır.
[7]
İstikrar ve Büyüme Paktı’nın uygulamaya geçirilmesinden itibaren, üye devletlerin Avro alanında istikrarın sağlanmasına ilişkin ortak sorumluluklarına yeterli önemi göstermedikleri görülmektedir.
[8] Özellikle ekonomik ve mali krizin etkileri ile mücadele etmeye çalışan AB üyelerinde ulusal mali politikaların koordinasyonu ve AB düzeyinde gözetiminin önemi yaşanan kriz ortamında artmıştır. Bu koşullarsa, Konsey’in 15 Mart 2011 tarihinde kabul ettiği ve AB’nin ekonomi yönetimini güçlendirmeye yönelik önlemleri içeren paketin uygulanması ile İstikrar ve Büyüme Paktı’nın “önleyici” ve “caydırıcı” yönlerinin etkinliğinin ne şekilde artırılacağı zamanla gözlemlenebilecektir.
(Dr. Dilek YİĞİT Şube Müdürü, Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ulusal Yetkilendirme Görevlisi Destek Birimi.)
[1] Council strengthens rules on statistics for excessive deficit procedure, Brussels, 12456/10, 26 July 2010.
[2] Council reaches agreement on measures to strengthen economic governance, 7691/11, Brussels 15 March 2011.
[3] Resolution of the Amsterdam European Council on the Stability and Growth Pact, Amsterdam 17 June 1997, Official Journal C 236 of 02.08.1997.
[6] Council strengthens rules on statistics....
[7] Council reaches agreement on measures...
[8] The Reform of Economic Governance In The Euro Area-Essential Elements, European Central Bank, Monthly Bulletin, March 2011.