Senegal Sınır Sorunu
Batı Afrika ülkeleri olan Senegal ve Gine Bisav sınırında iki gündür askeri hareketlilik yaşanmaktadır. Senegal sınırları içinde yer alan Casamance bölgesinin bağımsızlığını talep eden MFDC örgütünün Senegal hükümetine karşı giriştiği silahlı eylemler, Gine Bisav sınırında yer alan bu bölge için askeri tedbirlerin alınmasına yol açmaktadır. Gambiya Nehrini de içine alan Casamance bölgesi, Afrika’nın en verimli tarım arazilerinden biri durumunda olmakla birlikte yerel silahlı güçlerin yirmi yıl önce hükümete karşı başlattığı isyan hareketinin merkez üssünü teşkil etmektedir. (Tıkla-1)
Esasen sorunun Senegal ve Gine Bisav hükümetleri arasında yaşandığını söylemek mümkün değildir. Zira her iki devletin bağımsızlıklarından bugüne güçlü bir ittifak ilişkisi içinde olduğu bilinmektedir. Ancak Senegal sınırında yaşanan bu silahlı mücadele, Gine Bisav ordusunu tedirgin etmektedir. 20 Ekim tarihi itibariyle sınır bölgelerine konuşlandırılan askerlerin, MFDC milislerinin sınırı aşarak ülke içine girmelerini engelleme görevi aldığı ifade edilmiştir. Meselenin diğer yönünde MFDC örgütünün Casamance bölgesinde eylem yaptıktan sonra Senegal askerlerinin takibinden kurtulmak için G. Bisav topraklarına girmesi sorunu yer almaktadır. Örgütün toprak taleplerinin ve çatışma potansiyelinin kendisine yönelmesinden endişe eden G. Bisavlı askeri yetkililer, MFDC militanlarını mümkün olduğunca ülke sınırlarının dışında tutmak istemektedirler. (Tıkla-2)
MFDC sorunu Senegal’in 1982 yılından beri çözüme kavuşturamadığı bir çatışma durumudur. Yukarıda da belirtildiği gibi sulak ve verimli arazinin hakimiyeti için yapılan mücadeleler, hem Senegal hükümeti için hem de bölgede yaşayan sivil halk için kanlı bir süreci ifade etmektedir. Bu sorun, çatışmaların başladığı 1990 yılından bu yana binlerce kişinin ölmesine veya yaralanmasına sebep olmuştur. 2002 ve 2004 yıllarında hükümet ile MFDC örgütü arasında imzalanan ateşkes anlaşmalarına rağmen örgüt her defasında yeniden silahlı eylemlere başvurmuştur. (Tıkla-3) Casamance bölgesinin tarımsal değerinin yanında, gelir getiren turistik bir bölge olması da, ekonomik paylaşımın güçlüğünü gözler önüne sermektedir. Ancak bu noktada sorulması gereken asıl soru, siyasi anlamda hiçbir sorun yaşamayan iki devletin sınırında varlığını sürdüren silahlı bir örgütün silahlı eylem yapma gücünü nereden bulduğu ve bu yapının arkasında hangi aktör/aktörlerin yer aldığıdır. Yirmi yedi yıllık bir sorun olması dolayısıyla adi bir asayiş sorunu sayılamayacak kadar ciddi olan bu çatışma durumu, ancak bundan yarar sağlayan gücün desteğini çekmesi ile çözüme kavuşacaktır.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 21 Ekim 2009)