ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » AvrupaGeri Dön «

Avrupa İstikrar Mekanizması ve AB’nin İşleyişine İlişkin Antlaşma’daki Değişiklik

02.08.2011 13:37:12

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Küresel ekonomik kriz, Avrupa Birliği’nde (AB) ve özellikle de 17 AB üyesinin yer aldığı Avro alanında, herhangi bir üyede yaşanan ekonomik ve mali sorunların diğer üyelerdeki mali istikrarı ciddi ölçüde tehdit edebileceğini ve Avro’nun istikrarı için AB üyeleri arasında ekonomik ve mali politikaların koordinasyonunun ne ölçüde önemli olduğunu göstermiştir. AB’de mali istikrarın korunması için gerekli önlemleri alma konusunda kararlı olan AB üyeleri, 28-29 Ekim 2010 tarihli Avrupa Konseyi’nde (European Council) Avro alanında mali istikrarın korunmasına yönelik olarak sürekli bir kriz mekanizmasının oluşturulmasına ihtiyaç duyulduğu hususunda anlaşmışlar ve Avrupa Konseyi başkanını, konuya ilişkin sınırlı bir Antlaşma değişikliği yapılması hususunda üye devletler ile istişarede bulunmaya davet edilmiştir.

Mekanizmanın, etkin ve titiz bir ekonomik gözetim sistemi kurmak suretiyle gelecekte mali krizlerin çıkması ihtimalini azaltmaya yönelik Avrupa ekonomik yönetişiminin yeni çerçevesini tamamlaması beklenmektedir. [1]
 
Küresel ekonomik ve mali krizin etkileri ve üye devletlerde yaşanan mali sorunlar ile mücadele eden AB’nin genelinde ekonomik iyileşme sürecinin devam ettiği ve kriz risklerinin azaldığı gözlemlenmekle birlikte, kriz Avro alanında istikrarın sağlanması için kararlı ve kalıcı adımlar atma yönündeki iradeyi güçlendirmiştir. 16-17 Aralık 2010 tarihinde gerçekleştirilen Zirve’de, Avro alanında mali istikrarın korunması amacıyla Avrupa İstikrar Mekanizması’nın oluşturulması için Lizbon Anlaşması’nda değişiklik yapılmasına karar verilmiş ve Avrupa İstikrar Mekanizması’nın, “European Financial Stability Facility” ve “European Financial Stabilisation Mechanism”in yerini alacağını belirtilmiştir. 24-25 Mart 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi toplantısında ise, AB’nin İşleyişine İlişkin Anlaşma’nın 136. maddesinde değişiklik yapan karar kabul edilmiş ve Antlaşma değişikliğinin 1 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girebilmesi için ulusal onay süreçlerine geçilmeksizin başlanması gerektiği ifade edilmiştir.[2]
 
AB’nin İşleyişine İlişkin Anlaşma’nın 136. maddesi;
 
“1. Konsey, ekonomik ve parasal birliğin düzgün işleyişini temin etmek üzere ve Antlaşmaların ilgili hükümlerine uygun olarak, 126. maddenin 14. paragrafında öngörülen usul hariç, 121 ve 126. maddelerde öngörülenler arasından ilgili usul uyarınca, aşağıdaki amaçlarla, para birimi Avro olan üye devletlere yönelik tedbirler kabul eder;
 
a) Söz konusu üye devletlerin bütçe disiplininin koordine edilmesini ve izlenmesini güçlendirmek,
b) Birliğin tamamına yönelik olarak kabul edilen ekonomi politikasına ilişkin yönlendirici ilkelere uygun olmalarını ve izlemeye tabi tutulmalarını sağlamak koşuluyla, ekonomi politikası konusunda, söz konusu üye devletler için yönlendirici ilkeler belirlemek,
 
2. Birinci paragrafta öngörülen tedbirler için, oylama sadece para birimi Avro olan üye devletleri temsil eden Konsey üyeleri katılır.
 
Söz konusu üyelerin nitelikli çoğunluğu, 238. maddenin 3. paragrafının (a) bendine göre belirlenir.”
 
şeklindedir.[3]
  
24-25 Mart 2011 Avrupa Konseyi’nde alınan karar ile, 136. maddeye para birimi Avro olan üye devletlerin istikrar mekanizması oluşturmasına ve anılan mekanizma kapsamında sağlanacak maddi yardımın sıkı koşulluluk prensibine tabi olacağına ilişkin paragraf eklenmiştir.[4]
 
Konsey’in anılan kararına istinaden Avro alanını oluşturan 17 üye devletin maliye bakanları, 11 Temmuz 2011 tarihinde Avrupa İstikrar Mekanizmasını kuran Antlaşmayı imzalamışlardır. [5]
 
Avrupa İstikrar Mekanizması’nı kuran Antlaşma uyarınca; mali yardım sağlanmasına ilişkin süreç, Avrupa İstikrar Mekanizması’na üye devletin, Yönetim Kurulu Başkanına mali yardım talebinde bulunması ile başlayacaktır. Yardım talebini alan Yönetim Kurulu Başkanı, Avrupa Merkez Bankası ile irtibat halinde olacak Avrupa Komisyonu’ndan;
 
- Avro alanının tümünde mali istikrar için risk mevcudiyetini değerlendirmesini,
- Mümkün olan her yerde IMF ile birlikte, talepte bulunan mekanizma üyesinin borcunun sürdürülebilirliğine ilişkin titiz bir analiz gerçekleştirmesini,
- Mekanizma üyesinin gerçek bir finansman ihtiyacını ve gerekli olan özel sektör katılımının özelliklerini değerlendirilmesini
isteyecektir.
 
Gerçekleştirilen değerlendirmeler temelinde, Yönetim Kurulu ilgili üye devlete yardım edilmesine karar verecektir.
 
Avrupa İstikrar Mekanizması kapsamında, “likidite krizi” ve “ödeme güçlüğü” arasında bir ayrıma gidildiği görülmektedir. Komisyon ve IMF’in Avrupa Merkez bankası ile irtibat halinde gerçekleştireceği borç sürdürülebilirlik analizinde, herhangi bir Avro alanı ülkesinde likidite problemi olduğu tespit edilirse, uyum programının hazırlanması koşuluyla anılan ülkeye Avrupa İstikrar Mekanizması aracılığıyla destek sağlanacaktır. Borç sürdürülebilirlik analizinde, üye devletin ödeme güçlüğü içinde olduğu tespit edilirse, IMF uygulamaları ile uyumlu olarak üye devlet özel kreditörleri ile kapsamlı bir plan üzerinde müzakere yürütmek zorunda kalacaktır; bu koşullarda da Avro alanı ülkesine Avrupa İstikrar Mekanizması aracılığıyla likidite desteği sağlanabilecektir.[6]
 
Ancak Avro alanında istikrarın sağlanmasına yönelik olarak sürekli bir mekanizmanın oluşturulması için öngörülen ve mekanizmayı kuran Antlaşmaya da temel olan Lizbon Antlaşması değişikliğinin hükümetlerarası bir tercih olması kapsamında supranasyonel yapıya nasıl aktarılabileceği hususunda Avrupa Parlamentosu Anayasal İşler Komitesi’nde parlamenterlerin kaygılarını ifade ettikleri gözlemlenmiştir. Çünkü Avrupa İstikrar Mekanizması önerisi ne Avrupa Komisyonu’ndan gelmiştir, ne de fikir Avrupa Parlamentosu’na aittir. Mekanizmanın oluşturulması fikri tamamen intergovernmental karakterlidir. Dolayısıyla, kaygıların kaynağını iki sorunun mevcudiyeti oluşturmaktadır. Birincisi; Avro alanı ülkelerine gerektiğinde yardım etmeye yönelik bir istikrar mekanizmasının AB kurumsal yapısının bir parçası şeklinde oluşturulmasının gerekli olup olmadığıdır; bu kapsamda Avro alanına dahil olmayan AB üyelerinin tutumu merak konusudur. İkincisi ise, mekanizmanın AB’nin supranasyonel yapısı içinde oluşturulması söz konusu ise, mekanizmanın oluşturulmasına yönelik Antlaşma değişikliğinin gerçekleştirilme usulüdür.
 
Birinci konuya ilişkin olarak, Avrupa parlamenterlerinin çoğunun, Avrupa İstikrar Mekanizması’nın Birlik supranasyonel yapısı içine oluşturulmasını desteklediği görülmektedir. Bu amaçla Avrupa parlamenterleri, Konsey kararının İstikrar Mekanizmasını Birlik çerçevesine dahil edecek şekilde yeniden kaleme alınmasını, Avrupa İstikrar Mekanizması kararlarının Komisyon önerisine dayandırılmasını ve ayrıca mekanizmanın uygulanması, izlenmesi ve değerlendirilmesinden Avrupa Merkez Bankası ile birlikte Avrupa Komisyonu’nun da sorumlu olmasını istemişlerdir.[7] Parlamentonun, mekanizmaya supranasyonel karakter kazandırılması yolunun, AB’nin supranasyonel kurumu Komisyon’un mekanizma içerisindeki rolünün artırılmasından geçmekte olduğunu düşündüğü görülmektedir. 
 
İkinci konuya ilişkin tartışmaların ise daha yoğun olduğu gözlenmektedir. Bilindiği gibi Kurucu Anlaşmalarda değişiklik yapılması uzun ve zahmetli bir süreci gerektirmektedir. Belirli alanlarda bu süreci kolaylaştırmaya yönelik olarak Lizbon Antlaşması’nda “olağan değiştirme usulü” ve “basitleştirilmiş değiştirme usulleri” ayrımına gidildiği görülmektedir. Anılan ayrım, Avrupa Birliği Antlaşması’nın 48. maddesinde düzenlenmiş olup, söz konusu madde;
 
“Bir üye devlet hükümeti, Avrupa Parlamentosu veya Komisyon, AB’nin İşleyişi Hakkında Anlaşma’nın, Birliğin politikaları ve iç eylemlerine ilişkin Üçüncü Kısmında yer alan hükümlerin tümünün veya bir kısmının değiştirilmesi için Avrupa Birliği Zirvesi’ne öneriler sunabilir.
 
Avrupa Birliği Zirvesi, Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Anlaşma’nın Üçüncü Kısmında yer alan hükümlerin tümünü veya bir kısmını değiştiren bir karar kabul edebilir. Avrupa Birliği Zirvesi, Avrupa Parlamentosu’na ve Komisyon’a ve parasal alanda kurumsal değişikliklerin söz konusu olması halinde Avrupa Merkez Bankası’na danıştıktan sonra, oybirliğiyle hareket eder. Bu karar, üye devletler tarafından kendi anayasal kurallarına uygun olarak onaylanmadan yürürlüğe girmez.”
 
şeklindedir.[8]
 
Avrupa İstikrar Mekanizması’nın oluşturulmasında Lizbon Antlaşması ile öngörülen “basitleştirilmiş değiştirme usulleri” uygulanmaktadır. Ancak, Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinin üzerinden bir yıl geçmemişken, Anlaşma’da değişiklik yapılmasına ilişkin biri İstikrar Mekanizması’nın kurulmasına yönelik iki girişimin başlatılmış olması, anılan girişimlerin sadece içerikleri açısından değil, Lizbon Antlaşması ile öngörülen “basitleştirilmiş değiştirme usullerine” gelecekte sıklıkla başvurulacağı izlenimi yaratmış olması açısından dikkat çekicidir. Konuya ilişkin olarak Avrupa parlamenterleri arasında, Antlaşma değişikliğinin görüşülmesi için bir Konvansiyon toplanmasını talep edenler bulunurken, değişiklik yöntemini eleştirmemekle beraber, istikrar mekanizmasının oluşturulmasında uygulanan hızlı değişiklik yöntemi ile sık sık karşılaşma ihtimalini sorgulayarak rahatsızlıklarını ifade eden parlamenterler de bulunmaktadır.[9]
 
Dolayısıyla, Avrupa İstikrar Mekanizması’nın oluşturulmasında kullanılmakta olan “basitleştirilmiş değiştirme usullerini”nin uygulanması değil, ancak uygulanma sıklığının ileride sorun çıkartabileceği anlaşılmaktadır.
 
 23 Mart 2011 tarihinde Avrupa İstikrar Mekanizmasının oluşturulmasına ilişkin Antlaşma değişikliği Avrupa Parlamentosu’nun desteğini almıştır.
 
Şimdi dikkatler, Avrupa İstikrar Mekanizması’nın oluşturulması için üye devletlerde yürütülecek iki ayrı onay sürecine çevrilmiştir. Birincisi, 24-25 Mart 2011 tarihlerinde gerçekleştirilen Avrupa Konseyi toplantısında AB’nin İşleyişine İlişkin Antlaşma’nın 136. maddesinde değişiklik yapan Avrupa Konseyi kararının (European Council Decision-2011/199/EU) Lizbon Antlaşması’nda öngörülen Antlaşmaları değiştirme usulleri uyarınca yürütülecek onay sürecidir. İkincisi ise, Avro alanını oluşturan 17 üyenin maliye bakanları tarafından imzalanan Avrupa İstikrar Mekanizması’nı kuran Antlaşma’nın, Avro alanı ülkelerinde yürütülecek onay sürecidir.
 
NOT: Makalede ifade edilen görüşler yazarın değerlendirmeleri olup, görev yaptığı kurumla ilişkilendirilemez. 

(Dr. Dilek YİĞİT Şube Müdürü, Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü, Ulusal Yetkilendirme Görevlisi Destek Birimi)


[1] Statement by the Eurogroup, 28 November 2010, http://europa.eu
[2] European Council 24/25 March 2011, Conclusions, Brussels 20 April 2011.
[3] Avrupa Birliği Antlaşması ve Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği, Ankara 2011.
[4] European Council Decision of 25 March 2011 amending Article 136 of the Treaty on the Functioning of the European Union with regard to a stability mechanism for Member States whose currency is the Euro, 2011/199/EU
[5] Treaty establishing the European Stability Mechanism (ESM) signed, http://ec.europa.eu
[6] European Stability Mechanism(ESM), Press Release, 1 December 2010.
[7] Eurozone stability mechanism should be part of the EU, says Constitutional Affairs Committee http://welcomeurope.com
[8] Avrupa Birliği Antlaşması ve Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma
[9] Treaty change to allow eurozone stability mechanism raises concerns, Committee:Constitutional Affairs, Pres release, 01.02.2011.



AVRUPA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya