ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Fransız Silahları Neden Bingazi’de?

04.07.2011 10:21:46

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Ömer Ersoy...

 
 
Fransa’nın Libya’daki muhalifleri silahlandırdığının medya aracılığıyla ortaya çıkmasının ardından, Arap Birliği, Rusya ve Çin sert tepki göstermiş ve Fransa’dan izahat beklediklerini açıklamışlardır. Bunun üzerine Fransa, Kaddafi muhaliflerine, kendilerini korumak üzere havadan paraşütle bazı hafif silahlar gönderdiğini kabul etmiş ancak bu silahların içinde anti-tank füzelerinin bulunduğunu kabul etmemiştir. Ne ilginçtir ki, daha birkaç yıl önce Kaddafi yönetimiyle anlaşarak Libya’ya 400 milyon Dolarlık anti-tank füze sistemi satmak üzere el sıkışan da aynı Fransa’ydı.

Libya’nın geleceğinden pay kapmak için hızla harekete geçen Fransa’nın bu tepki toplayan uygulaması sadece Libya’nın değil çatışmaların hiç eksik olmadığı Afrika’nın güvenliğini ve geleceğini de tehdit ettiğini unutmamak gerekir. Bazı devletlerin ekonomik ve siyasi kazanımlar için silahların kontrolsüzce yayılmasından istifade ettikleri bilinmektedir. Örneğin, son 10 yılda milyonlarca Afrikalının hayatına mal olan iç çatışmalar ve savaşlar gelişmiş ülkelerin ürettiği silahlarla sürdürülmektedir.
 
Bu bakımdan, ateşli silahların kontrolsüz yayılmasını ve istenmeyen kişilere ulaşmasını engellemek amacıyla hazırlanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren ‘BM Ateşli Silahların, Bunların Parçalarının ve Bölümlerinin ve Mühimmatın Yasadışı Üretimi ve Kaçakçılığına Karşı Protokol’e taraf olmaktan kaçınan ülkeler arasında Fransa’yı da görmek şaşırtıcı değildir. BM Sınıraşan Örgütlü Suçlarla Mücadele Sözleşmesi’ne bağlı üç ek Protokol’den birisi olan Ateşli Silahlar Protokolü dünyanın en büyük silah üreticisi ve pazarlayıcısı olan ABD, Rusya, Fransa, İngiltere, Çin ve Almanya gibi ülkelerin de henüz gündemine girebilmiş değildir. Dolayısıyla Libya nedeniyle Fransa adı öne çıkmış olsa da aslında bu sorun çatışmaların yoğun olduğu bölgeler için diğer silah üreticilerini de içine alan yaşamsal bir meselesidir.
 
Tekrar Libya’ya dönecek olursak, hatırlanacağı gibi BM Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) oy birliğiyle aldığı 26 Şubat 2011 tarihli ve 1970 sayılı kararında Libya’ya yönelik silah ambargosu uygulanmasına hükmedilmiştir. Ardından BMGK oy çokluğu ile aldığı 17 Mart 2011 tarihli ve 1973 sayılı kararında Libya Hükümetine karşı askeri güç kullanılması seçeneğini, sivillerin korunmasıyla sınırlı kalmak şartıyla kabul etmiştir. Veto hakkına sahip ülkelerden Rusya ve Çin çekimser kalarak bu kararın çıkmasına mani olmamışlar ancak askeri güç kullanma seçeneğine soğuk baktıklarını, sorunun diyalogla halledilmesi gerektiğine inandıklarını ifade etmişlerdir. 
 
Silah temini ile ilgili olarak Fransa, bu silahların meşru müdafaa amacıyla sivillere verildiği şeklinde özetlenebilecek bir savunmada bulunmaktadır. Ancak bu uygulama hem 1970 hem de 1973 sayılı BMGK kararlarına ters düştüğü açıktır. Libya’nın tek parça olarak kalmasını zorlaştıran bu adımın ülkedeki mevcut şiddeti ve çatışmaları artıracak bir girişim olduğu aşikârdır.
 
Kaddafi’ye karşı hava harekâtına devam eden NATO, konu hakkında bilgisi olmadığını açıklamıştır. BMGK kararları çerçevesinde silah ambargosunu uygulamakla mükellef olan NATO’nun Fransa’nın bu tek taraflı operasyonundan habersiz olduğunu düşünmek ise mümkün değildir.
 
NATO’nun öncülüğünde 3 aydır devam eden hava harekâtını yetersiz bulan Fransa’nın, muhalifleri silahlandırarak dolaylı bir kara harekâtı yapmak istediği değerlendirilmektedir. Buradaki temel amaç Kaddafi’yi bir an evvel devre dışı bırakabilmektir. Fransa’da yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimleri de Sarkozy’yi bir an evvel somut sonuçlar almaya zorlamaktadır.   
 
Fransa’nın uluslararası politikada askeri gücünü daha fazla kullanmaya çalışacağının ilk işaretleri bundan 4 yıl önce 2007 yılında iktidar koltuğuna oturan Sarkozy’nin ekonomik krize rağmen askeri harcamaları her yıl 1,8 milyar Dolar artırmaya karar verdiğini açıklamasıyla alınmıştı. Fransa’nın küresel düzeyde etkinliğini artırmak üzere ‘hard power’ fikrine sıcak bakan Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin,  Libya üzerinden Kuzey Afrika’daki nüfuz alanını genişletmek istemesi ve bu amaçla Kaddafi’yi kendisine hedef seçmesi bu politik tercihin bir yansıması olarak görülmektedir.  
 
Ancak Fransa’nın müdahil olduğu Libya’da değişimin gecikmesi ya da gerçekleşmemesi, iç kamuoyunda bu operasyonların ekonomik maliyetinin sorgulanmasına ve Sarkozy’nin, uluslararası arenada olduğu gibi iç siyasette de zor duruma düşmesine yol açabilecektir.
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)





SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya