ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

“Suriye’de Özgürlük ve Demokrasi Kavgası”

16.06.2011 17:41:24

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Stratejik Düşünce Enstitüsü’nde (SDE) “Suriye’de Özgürlük ve Demokrasi Kavgası” konulu bir toplantı düzenlendi. Toplantıya konuşmacı olarak Amerika Georgetown Üniversitesi’nden Prof. Dr. Louay Safi katıldı. Aynı zamanda Suriye-Amerika Konseyi’nin Başkanı olan Safi bir sunum gerçekleştirdi. Fransız işgalinden sonra Suriye’nin durumunu değerlendiren Safi, Suriye’de sömürge sonrasında kimlik ve güvenlik endişelerinin ön plana çıktığını belirtti. Safi, İsrail’in kurulması ile beraber güvenlik konusundaki endişelerin daha da arttığını savundu.

 

Safi, 1932’de Fransızların bölgedeki varlıklarını meşrulaştırmak için Suriye’de bir parlamento oluşturduğunu ve çok partili hayata geçildiğini, ancak parlamentoya seçilenlerin vatansever olmaları nedeniyle Fransız çıkarlarına hizmet etmediklerini ve bağımsızlık istediklerini savundu.

Suriye’de Askeri Darbeler, Parlamento ve Siyaset

1949 yılında Suriye’de ilk askeri darbenin yaşandığını ve bunu çeşitli askeri darbelerin izlediğini ve askerin siyasetteki ağırlığının giderek arttığını ifade eden Safi, parlamentoda yer alan kişilerin daha çok elitlerden oluştuğunu, halka tam olarak hitap edemediklerini, tabana yayılamayan bu elitlerin zayıf kaldıklarını açıkladı. Parlamentoda grupların olduğunu, bu grupların daha çok kendi çıkarlarını ön plana çıkardıklarını, bu nedenle “ulusal çıkarların” oluşmadığını belirtti.
 
Baas Rejimi
 
1962 yılında Baas rejiminin yine bir askeri darbe ile iş başına geldiğini belirten Safi, 1968’e kadar Baas olmayan tüm subayların sistemden temizlendiğini, 70’te ise Hafız Esat’ın diğer Baasçılara karşı da bir darbe yaptığını ve bugünkü tamamen güvenlik eksenli sistemin oluşturulduğunu kaydetti. Safi, yasama-yürütme-yargıyı tek elde toplayan Hafız Esat’ın tüm otoritelerin başında bulunduğunu da ifade etti.
 
Suriye’de Güvenlik Sistemi
 
Safi Suriye’de dört farklı güvenlik sisteminin bulunduğunu ve bunların birbirinden bağımsız çalıştığını, Başkanın bunları birbirini denetlemek için kullandığına dikkat çekti.
 
Safi sistemin nasıl tek bir kişinin elinde olduğunu açıklamak için şöyle bir örnek verdi: “2000 yılında Baba Esat ölünce, Beşşar Esat’ın yaşı müsait olsun diye bir günde anayasa değişikliği yapıldı.”
 
Oğul Esat Dönemi
 
“Başkan Beşşar Esat göreve geldiğinde bir çok vaatte bulundu” diyen Safi, şunları söyledi: “Bir çok Suriyeli yeni bir sistem başladığına inanmıştı. Oğul Esat kendisini reformcu bir Başkan olarak tanıttı. 4 yıl içinde ülkeyi daha yoğun şekilde güvenlik devleti haline dönüştürdü. Baba Esat zamanında yolsuzluk vardı ama Beşşar Esat zamanında bu oran arttı. Bu dönem özelleştirmeler yapıldı. Devlet malları ve işletmeler çok dar bir kesimin eline devredilmiş oldu. Örneğin Suriyeli bir ailenin Mercedes şirketi vardı, kazanç getiren bu şirket ve mallar bu ailenin elinden alındı ve Beşar Esat’ın kuzenine verildi.”
 
Suriye’de Son Dönem Yaşanan Ayaklanmalar
 
Safi ayaklanmanın nasıl başladığını ve ayaklanamaya nelerin neden olduğunu şu şekilde açıkladı: “Ayaklanmanın Hamidiye çarşısında küçük bir gösteri ile 15 Martta başladı. 2 gün sonra çok daha büyük bir gösteri oldu. Ayaklanmanın başlamasına neden olana son olay tutuklanan 15 çocuğun bırakılması içindi. 15 çocuk diğer Arap isyanlarında olduğu gibi rejime karşı duvar yazısı yazdıkları için tutuklanmışlardı. İsyan başladığında 5 haftadır o çocuklar hapiste tutuluyorlardı. Hepsi de 15 yaşından küçüklerdi.  Dara’nın ileri gelenleri güvenlik şefi ile görüşmek için gittiler. Güvenlik şefi Esad’ın kuzeni idi. Şef bu kişileri dinleyeceği yerde azarladı. Daha sonra çok büyük bir gösteri ile insanlar reform için ayaklandılar. Atıf Necip gerçek mermi kullanarak insanların üzerine ateş açtı.”
 
Değişim İsteyenler Neler İstiyor
 
Safi değişim isteyenlerin neleri değiştirmek istediklerini şu şekilde belirtti: “İnsanlar özgürlük ve demokrasi sloganı ile yola çıkmışlardı. Herkes için Suriye istiyorlardı. (Arap, Sünni, Şii, Alevi, Kürt…) Barışçıl gösteri yapıyorlardı. Bunlar gösteri yaparken keskin nişancılar yukarıdan ateş ediyorlardı.”
 
Kimler Ayaklandı
 
Suriye’de yaşanan son ayaklanmalarda kimlerin aktörlük yaptığını da açıklayan Safi şunları kaydetti: “Yerel çapta kurulmuş Suriye Devrimci Komitesi:  Bu grup 20’li ve 30’lu yaşlardaki gençlerden oluşuyordu. Bu devrimci komiteler muhafazakar insanlar ve normal vatandaşlar. İdeolojik bir tavırları yok. İlk başta reform istiyorlardı, ancak şimdi var olan rejimin yıkılmasını istiyorlar. Buradaki demokrasi hareketi bizi şaşırttı, her türlü baskıya rağmen faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor, isyan bastırılamadı.”
 
Suriye-Amerikan Konseyi
 
Safi, kendi organizasyonu ile ilgili de bilgi verdi.  Dernekteki kişilerin çoğunun 70’ler ve 80’lerde Suriye’yi terk edip Amerika’ya yerleşen ve Amerikan vatandaşı olan kişilerden oluştuğunu belirtti. Kaygılarının siyaset veya yönetimde bir yer almak olmadığını, 2005 yılında bu örgütün Irak’a Amerikan müdahalesine ve Amerika’ya karşı kurulduğunu açıkladı. “Hepimiz Suriyeliyiz ancak Amerikan vatandaşıyız” diyen Safi, Suriye’de rejimin değişmesini ancak dışarıdan bir müdahale olmadan değişmesini istediklerini belirtti.
 
Safi sözlerini şöyle tamamladı:
 
“Mayıs 2011’de Amerika’da ülke çapında bir konferans düzenledik, her yerden Suriyeli vatandaşlar bu konferansa katıldılar. Suriye’de her kesimin yönetime katılmasını ve herkese eşit şekilde uygulanacak hukuk kuralları istiyoruz. Biz biliyoruz ki çeteler devlet tarafından yönlendiriliyor ve silahlı kuvvetler tarafından korunuyor. Başkanın güvenlik güçlerini denetim altına almasını, eğer onları kontrol edemiyorsa istifa etmesini istiyoruz. Bizim çok güçlü bir tabanımız var. 70 bin civarında Suriyeli Amerikalı var. Bunlar 70’lerden itibaren gelen Suriyeliler. Amerika’da Suriyeli doktor olmayan hiçbir hastane yok. Sadece 70’lerden sonra 7 bin Suriyeli doktor Amerika’da yaşıyor. Suriye’ye hizmet etmek yerine Amerika’ya hizmet ediyorlar. Tabi ki bundan memnun değiller. Ulusal diyalog mekanizması kurulmasını istiyoruz. Biz 6 yıldır bunu söylüyoruz, Suriye hükümeti bunu söyleme yeni başladı. Ancak bu söyleminin de gerçek olduğunu düşünmüyorum. Bu zaman kazanmak için bir oyun. Gerçek olması için öncelikle ölümlerin durması, bağımsız bir medyanın oluşmasını, Anayasadaki 8. maddenin kaldırılmasını (bu madde Baas Partisi’ne hükümet kurma görevi veriyor, anayasa da bu yer alıyor) ve siyasi tutukluların serbest bırakılması gerekiyor.”
 
Toplantı soru cevap bölümü ile son buldu.
 
 
 
Haber: Feyzan Ece ÇAPA
Foto: Yasemin KÜÇER



ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya