Davutoğlu'nun Suriye ve Irak Ziyareti
Geçtiğimiz ay 18 Ağustos'ta Irak Başbakanı Maliki Şam'ı ziyaret ederek Suriye devlet başkanı Beşşar Esad ile görüştü. Maliki'nin ziyareti, Bağdat yönetiminin, Irak'ın güvenliği konusunda ipleri kendi eline almasının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Maliki'nin ziyareti sırasında, iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Strateji İşbirliği Konseyi kuruldu. Söz konusu ziyaretin ardından, 19 Ağustos'ta, Irak'ın başkenti Bağdat’ta beş semtte eş zamanlı olarak düzenlenen saldırılar, Suriye ve Irak arasında gerginliğe neden oldu. 31 Ağustos 2009 tarihinde Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Suriye-Irak arasındaki gerginliğin sona ermesi için ilk önce Bağdat'ı ziyaret ederek, Iraklı yetkililerle görüştü ve ardından Şam'ı ziyaret etti. (Tıkla1)
Türkiye’nin iki ülke arasında yaşanan gerginliğe anında el atması ve her iki ülkeye de Türkiye'nin içinde bulunduğu, üçlü bir mekanizma önermesinin arkasında önemli faktörlerin olduğunu söyleyebiliriz. Söz konusu faktörler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:
1. Irak'ın, Suriye ile anlaşma imzalaması ve ardından Bağdat'ta eş zamanlı olarak beş patlama meydana gelmesi dikkat çekicidir. Görünen o ki, iki Arap ülkesinin arasında oluşturulan ittifakın bozulması istenmektedir. Bu durumdan rahatsız olan dış güçler, söz konusu patlamaların arkasında olabilir.
2. ABD'nin 2011'de Irak'tan çekilmesine dair bir takvim belirlemesi ve Türkiye'nin ABD'nin arkasından bölgede doğacak boşluğu doldurması... Türkiye, ABD’nin Irak’tan çekilmesinden sonra ortaya çıkacak yeni konjonktürde etkin ve belirleyici olma isteğini ve de bölgedeki gücünü şimdiden hissettirmeye çalışmaktadır.
3. Son günlerde Türkiye ve Irak arasında yaşanan su sorunu... Maliki'nin son Suriye ziyaretinde, Suriye’yi de bu sorunun içine dâhil etmesinin, Türkiye'yi rahatsız ettiği söylenebilir. Davutoğlu'nun yaptığı arabuluculuğun arkasında, Türkiye ile Irak arasında son günlerde sık sık gündeme gelen su sorununu örtbas etme isteği olduğu söylenebilir. Yani Türkiye, bir nevi yaptığı arabuluculuk ile her iki ülkeyle yaşadığı su sorunu üzerindeki dikkatleri de dağıtmaya çalışmaktadır.
4. Son günlerde Türkiye'nin gündeminden düşmeyen 'Kürt Açılım' projesinin, Davutoğlu'nun ziyaretleriyle ilgisi… Türkiye, PKK konusunda herhangi bir açılım yaparsa, Suriye'yi hesaba katmak zorundadır; çünkü PKK terör örgütü içinde, yaklaşık binden fazla Suriyeli terörist bulunmaktadır. Bu nedenle, Davutoğlu'nun Suriye ziyaretinin arkasında, ‘Eğer Türkiye, PKK konusunda herhangi bir adım atarsa, Suriyeli PKK'lılara ne olacak?’ sorusuna yanıt aramak olduğu değerlendirmesinde de bulunulabilir. Ayrıca Türkiye, Irak ve Suriye arasında arabuluculuğa soyunma hamlesiyle birlikte, Irak ve Suriye ile kendi arasındaki sorunları, biraz da olsa arka plana itmek fırsatını yakalamıştır.
Sonuç olarak, Türkiye artık ABD’nin Irak’tan çekilmesi sonrası yeniden şekillenecek olan bölgede, kendisine görevler biçerek ''Bölgesel Güç'' haline gelmeyi planlamaktadır. Türkiye, komşularına kendisinin de içinde bulunduğu üçlü mekanizma planları önererek, bölgesel dengeyi sağlamayı amaçlamakta olduğu izlenimi vermektedir.
(Ali SEMİN, Ortadoğu- Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 03.09.2009)