Bu çerçevede Bulgaristan ve Romanya, Avrupa Komisyonu tarafından izlenmekte ve 6 ayda bir raporlanmaktadır. 4 yılı aşkın süreden beri devam eden bu raporlama sürecinden çıkan sonuç ise; her iki ülke açısından bu alanlarda yeterli ilerlemenin görülmediğinden izleme mekanizmasının devam etmesi gerektiğidir.
Yolsuzlukla Mücadele AB’nin Önceliği
Avrupa Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu, AB çapında yolsuzlukla mücadeleyi artırmak üzere tüm ülkeleri kapsayacak bir izleme sisteminin kurulmasına ihtiyaç olduğu düşüncesindedir. Bu düşüncesini Parlamento 6 Mayıs 2010’da kabul ettiği yolsuzlukla mücadeleye dair Deklarasyonda ifade etmiştir. AB Komisyonu İçişleri Komiseri Cecilia Malmström da bu hafta açıkladığı kararla, Komisyonun aynı konudaki tutumunu ortaya koymuştur.
Sağlıklı bir izleme mekanizmasının hayata geçirilmesi halinde, üye ülkelerin yolsuzlukla mücadeledeki örnek uygulamalarını ve yetersizliklerini net olarak görmek mümkün hale gelecektir. Bu çerçevede Komisyon, üye ülkelerden alacağı bilgilerden yararlanarak yolsuzlukla mücadele konusunda 2013 yılından itibaren bir rapor hazırlamaya başlayacaktır.
Yolsuzlukla mücadelenin küresel seviyede izlenmesi konusunda en deneyimli sivil toplum örgütlerinden olan Uluslararası Şeffaflık Örgütünün her yıl yayınladığı yolsuzluk algılama endeksine göre, Avrupa Birliği’nin en kötü karnesi Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya’dadır. Ekonomik göstergelerinde hile yaparak Avrupa Birliği’ni uzun yıllar kandırmayı başaran Yunanistan şu anda 3.5 puanla Çin ve Kolombiya’dan sonra 78inci sıradadır. Bulgaristan’ın puanı ise AB’ye girmeden önce 4.0 iken AB üyesi olduktan sonra 3.6’ya düşmüştür. Yani Avrupa Birliği üyesi olmak ülkede yolsuzluğu azaltmamıştır.
[1]
Bulgaristan’da 2009 yılında yönetime gelen Borisov Hükümeti, organize suçlar ve yolsuzlukla mücadelede kararlı adımlar atacaklarını ilan etmiş olsa da suç örgütlerinin devlet kurumlarına büyük ölçüde nüfuz etmeye çalıştığı ve kayıt dışılığın yaygın olduğu bir ülkede bir anda somut ve sürdürülebilir başarıların kazanılması kolay değildir.
Bulgaristan’ın ve kısmen Romanya’nın içinde bulunduğu bu durum, AB içerisinde sert tartışmalara sebebiyet vermekte; Romanya ve Bulgaristan’da hukuk devletinin olmadığı ve bu iki ülkenin Schengen’e hiçbir surette alınmaması gerektiği yönünde bazı görüşler dile getirilmektedir. Ayrıca, yolsuzluk nedeniyle bu iki ülkenin dış sınırlarını yeterince koruyamadığı ve Schengen’e alınmaları halinde Batı Avrupa’ya ulaşmak isteyen yasadışı göçmenler için bu iki ülkenin en sık kullanılan giriş noktası olacağı öne sürülmektedir.
Schengen’e Üyelik Mümkün mü?
Schengen bölgesi toplamda 400 milyon Avrupalı ve 25 ülkeyi kapsar durumdadır. Bilindiği gibi, Schengen alanına yasal olarak giren herkes, diğer bir Schengen ülkesine geçerken pasaport kontrolünden muaftır. Ancak AB üyesi olmak otomatik olarak Schengen’e dâhil olmak anlamına gelmemektedir. Bir ülkenin Schengen’e kabul edilmesi, bu sisteme dâhil olan AB Konseyi üyelerinin oy birliği ile alacağı karara bağlıdır. Bu karar verilmeden önce Avrupa Parlamentosuna da danışılmaktadır.
Avrupa Parlamentosu çoğunluk itibariyle, Romanya ve Bulgaristan’ın Schengen’e muhtemel üyeliği önünde herhangi bir engelin olmadığı görüşündedir. Bakıldığında her iki ülkenin de Schengen kriterlerini yerine getirmiş olduğu Komisyon tarafından da ortaya konulmaktadır. Bu kriterler temelde, kişisel verilerin korunması, polis ve gümrük işbirliğinin tesisi ve sınır kontrolünün etkili bir şekilde yapılmasıdır. İzleme mekanizması ile Schengen arasında da resmi bir bağlantı bulunamamaktadır. Dolayısıyla, Schengen’e kabul edilmeleri önünde mevcut kurallar çerçevesinde bir engel gözükmemektedir.
Ancak, sorun izleme mekanizmasını yani yolsuzluk ve organize suçlarla mücadelede görülen eksiklikleri Schengen’le irtibatlandırmak isteyen üye ülkelerin var olmasından kaynaklanmaktadır. Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika, İtalya ve İngiltere genel anlamda bu görüştedir.
Ayrıca, Schengen bilgi sisteminde bulunan hassas kişisel bilgilerin Bulgar mafyasının eline geçebileceği ihtimali dahi dillendirilmektedir. İç sınırların ortadan kalkması neticesin artan polisiye işbirliği ihtiyacını gidermek üzere kurulan Schengen Bilgi Sisteminde, yasadışı göçmenler, kayıp şahıslar, aranan şahıslar, çalıntı araçlar, suç işlediğinden şüphe edilen kişiler, ülkeye girişi ya da kalması uygun görülmeyen 3. taraf ülke vatandaşlarına ait bilgiler bulunmaktadır.
Bu konu nihayetinde siyasi bir karar gerektirdiğinden üye ülkeler arasında yapılan pazarlık ve değerlendirmeler önem kazanmaktadır. Bu hafta içinde AB Adalet ve İçişleri Bakanları Konseyi ve daha sonraki dönemde liderlerin katılacağı Avrupa Konseyi toplantısı, Bulgaristan ve Romanya için nihai kararın verileceği platformlar olacaktır. Bundan sonraki süreçte karar ne olursa olsun Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan en önemli güzergâh olan Türkiye-Bulgaristan sınırı açısından önemli sonuçlar doğuracağı açıktır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.transparency.org/policy_research/surveys_indices/cpi/2010/results
[3] http://www.novinite.com/view_news.php?id=128156