ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » OrtadoğuGeri Dön «

Şiddet Sarmalında Özgürlük Arayışı

07.06.2011 14:10:54

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Suriye her yeni günü bir başka katliam, isyan ve toplu ölüm haberleriyle bitiriyor. Ülke de yaşananlar gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alırken, ne halkın ne de Başkan Esad’ın çözüme yönelik bir adım atmaya niyeti yok. Reform yapma konusunda ayak direyen Esad’ın 1 Haziran Çarşamba günü genel af ilan etmesi, bu affın -Müslüman Kardeşler üyeleri (İhvan-ı Müslimin) dâhil- 31 Mayıs’a kadar işlenen tüm suçlarını kapsadığını açıklaması Suriye halkı tarafından inandırıcı bulunmazken, uluslararası kamuoyu bu durumu ümit verici bir gelişme olarak değerlendirildi.

Halkına yönelik katliamlara birçok şehirde devam eden Esad’ın genel af ilan ettiği 1 Haziran günü bir başka gelişme daha yaşandı. Suriyeli muhalifler isyanı ve çözüm önerilerini değerlendirmek üzere Antalya’da üç günlük bir konferans düzenlendi. Konferansın ardından Suriye dışında yaşayan muhalifleri temsil edecek 31 kişilik bir danışma komitesi kurulması kararı alındı. 
 
 “Değişim İçin Suriye Konferansı” sonrasında alınan kararlar yedi maddelik bir deklarasyonla duyuruldu. Konferansının en önemli hedefinin Suriye devrimi desteklemek olduğunu bildiren muhalifler, yayınlanan deklarasyonda halkın isteklerinin yer aldığını da önemle vurguladılar. Deklarasyonda, Suriye lideri Beşar Esad'in istifa ederek yetkilerini yardımcısına devretmesi istenirken, başkan yardımcısının, görevi devraldıktan sonra 15 gün içinde yeni meclisi oluşturarak 1 yıl içinde demokratik bir seçim gerçekleştirmesi planlandı. Bu temel isteğin gerçekleşmemesi halinde devrimin devam edeceği bildirilen deklarasyonda, 4 esasa vurgu yapıldı. Bunlar; toprak birliği, dış ülkelerin askeri müdahalelerinin reddedilmesi, barışçıl şekilde devrimin devam etmesi, milli birliği oluşturan unsurların korunması olarak sıralandı.Yasama, yürütme, yargı ayrılığına dayalı, sivil ve demokratik bir toplum oluşturulmasını amaçlayan deklarasyonda; ekonominin canlandırılmasına çalışılması, bilimsel araştırmaların desteklenerek Suriye'nin gelişmesi arzusuna yer verildi. Deklarasyonda ayrıca, Arap Birliği, İslam Konferansı ve uluslararası toplum nezdinde Suriye halkının meşru isteklerinin duyurulması ve Suriye halkına destek olunması yönünde çalışılması kararlaştırıldı. Suriye'de laik bir sistem oluşturulması konusunun ele alınmadığını, ülkelerinde kan akarken bu tartışmayı yapmanın doğru olmayacağını belirten açıklama komitesi, bu kararın sandıktan çıkacak sonuca göre halk tarafından alınabileceğini belirtti. Üyeler, Suriye'nin yeni anayasasını halkın hangi şartlarda yaşamak istediğinin belirleyeceğini dile getirdi.
 
Türkiye’de düzenlenen ve oldukça verimli geçtiği belirtilen konferansın ardından Suriye’ye acil yardım edilmesi için bir süredir çalışmalar yürüten “Esir Suriye İçin Özgürlük Filosu” örgütü Başbakan Erdoğan’a yine bir çağrı gönderdi. Erdoğan’dan akan kanın durması için tarihi bir konum alması istendi. “Sayın Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Allah sizi muvaffak etsin” sözleriyle başlayan bildiride, genel olarak Arap halkları ve özel olarak da Suriye halkının kendilerine Osmanlı torunu gibi baktığı, Erdoğan’ın da bu misyon çerçevesinde davranması gerektiği belirtilmiştir. Türkiye’nin model olma tartışmalarının devam ettiği şu günlerde Suriyeli direnişçilerden böyle açık bir davetin gelmesi Türk dış politika karar alıcılarının işini daha da zorlaştıracaktır. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte benimsenen komşularla sıfır sorun politikası, Suriye’de yaşananlarla birlikte belki de en zor dönemlerini geçiriyor. En uzun kara sınırına sahip komşu Suriye’de yaşananlar Türkiye’yi gün geçtikçe güçleşen kararlar alma arifesine getirirken, şiddeti önlemeye yönelik bir adımın atılmadığı her gün, dökülen kanların vebalini de omuzlara yüklüyor.
 
3 Haziran Cuma Suriye’de isyanın başladığı ilk günlerden bu yana en geniş katılımlı ve kanlı gün yaşandı. Çocuklara adanan Cuma gününde Hama’da toplanan göstericilere açılan ateş sonucunda 53 kişi hayatını kaybederken, 6 Haziran’da kurulan pusu neticesinde çoğu polis yaklaşık 120 kişi öldü. Suriye’de ne ölüm haberleri ne de direniş son bulacak gibi gözükmüyor. Çok değil sadece insanca yaşamak, demokratik ve eşit haklara sahip olmak isteyen insanlar şiddet sarmalında özgürlüklerini arıyorlar.    
 
(Amine Yazıcı, SDE Asistanı)



ORTADOĞU KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya