ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Batı’nın E-Çöpleri Afrika Sokaklarında

06.06.2011 09:55:22

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Elektronik çöpleri fakir ülkelere yollayarak zahmetsizce elden çıkarmak, gelişmiş ülkelerin hızla büyüyen yasadışı sektörleri arasına girmiştir. Bu kapsamda, ekonomik ömrünü tamamlayan cep telefonları, televizyonlar, buzdolapları, teypler, diz üstü ya da masa üstü bilgisayarlar ve yazıcılar, ihracat adı altında Afrika’ya ve uzak doğunun fakir ülkelerine gönderilmektedir. E-çöpler, içerdiği zehirli gazlar ve kimyasal maddeler nedeniyle ciddi sağlık ve çevre sorunlarına sebebiyet vermektedir. Afrika kıtası, bu sorunu en fazla hisseden bölgedir.

 
BM Çevre Programına göre dünyada her yıl 50 milyon ton e-çöp açığa çıkmaktadır. Bunun ancak yüzde 10’u geri dönüşüme tabii tutulmaktadır. Batılı ülkeler bu tür atıkların geri dönüşüme alınmasını zorunlu tutarken, üçüncü ülkelere gönderilmesine ise ses çıkarmamaktadır. Buradaki temel nokta maliyettir. Bu tür e-çöpleri üçüncü bir ülkeye göndermenin maliyeti bir liraysa, geri dönüşüme tabii tutmanın maliyeti on liradır.
 
Afrika’daki duruma baktığımızda ise, örneğin Gana, Nijerya ya da Kenya gibi milli gelirleri komşularına nazaran bir miktar daha iyi olan Afrika ülkelerinde ikinci el elektroniğe yoğun bir talep vardır. Bu talebin de etkisiyle Afrikalı tüccarlar ikinci el elektronik ürün ithalatı gerçekleştirmek üzere ABD, İngiltere, İtalya, Fransa, Belçika ya da Hollanda gibi elektronik eşya üretiminin ve tüketiminin yüksek olduğu ülkelerle iş bağlantıları kurmaya çalışmaktadır. Avrupa açısından özellikle İngiltere öne çıkmaktadır. Vakti zamanında, Afrika’dan Amerika ve Avrupa’ya yönelik uluslar arası köle ticaretinin kilit ülkesi olan İngiltere, şimdilerde e-çöplerin Afrika’ya atılmasında aynı merkezi işlevi üstlenmiş görünmektedir.
 
E-çöpün geri dönüşüm maliyetinin yüksek olması ve gelişmekte olan ülkelerde hızla büyüyen ikinci el elektronik piyasasıyla birleştiğinde bu yasadışı ticaret için en uygun şartlar oluşmuş olmaktadır. İkinci el ürün ticareti kapsamında Afrika ülkelerine gönderilen malzemelerin en az yarısı elektronik çöp olsa da Afrikalı tüccarların buna bir itirazı olmamaktadır. Çünkü bu durumda dahi iyi bir kar elde etmektedirler. E-çöpü gönderen Avrupalı şirketler de böylece, hem geri dönüşüm maliyetinden kaçmak ve hem de üstüne para kazanmak gibi kendileri açısından çok karlı bir iş yapmış olmaktadır.[1] Bu tür suçlara verilen cezaların caydırıcı olmaktan çok uzak olması da kaçakçıların ekmeğine yağ sürmektedir.
 
Bu yasadışı piyasanın içinde, organize suç örgütleri, aracılar, geri dönüşüm merkezleri ve çeşitli ithalat-ihracat şirketleri rol almaktadır. Bazı geri dönüşüm merkezleri, kendisine gelen e-çöplerin bir kısmını ayırarak bu yasadışı ticarete kanalize etmektedir. Kişisel eşya ya da ikinci el ürün olarak beyan edilen bu malzemelerin gerçekten çalışıp çalışmadığının kontrolü Gümrükte yapılmamakta ve böylece bu çöplerin varış noktasına ulaşması için önünde hiçbir engel kalmamaktadır. Bazen de bu işi, yardım kisvesi altında yapmakta; örneğin şu Afrika ülkesinin okullarındaki bilgisayar ihtiyacının karşılayacağız diyerek bu atıklardan kurtulma yolunu tercih etmektedirler.    
 
Peki, bu işte kaybeden kimdir? Kaybeden; şehrine, köyüne ve mahallesine gelen e-çöplerin ölümcül sağlık risklerine maruz kalan fakir Afrikalı çocuklardır; bu çöplerin arasında bir bakır tel bulayım derken zehirli gazları içine çeken ya da tüplü monitörleri kırarken açığa çıkan kurşundan etkilenen herkestir. Nihayetinde e-atıklar ya yakılmakta ya nehirlere atılmakta ya da toprağa gömülmektedir. Bu da ciddi bir çevre problemini beraberinde getirmekte, çöplerin etkilediği yaşam alanları ve doğa can çekişmektedir. 
 
1992’de yürürlüğe giren Basel Sözleşmesi zehirli e-atıkların uluslararası ticarete konu olmasını ve yasadışı transferini yasaklamaktadır. Bu atıklara e-çöpler de dâhildir. İlginçtir ki 176 ülkenin taraf olduğu Sözleşmeyi ABD henüz onaylamamıştır.[2] Sözleşmenin, zehirli atıklar yüzünden doğan zararların karşılanmasına ilişkin 1999 tarihli Ek Protokolü ise henüz yürürlüğe girmemiştir.
 
Kısacası, e-çöp üreten ülkelerin, sera gazında olduğu gibi çevresel sorumluluğunu hatırlayarak ekonomik ömrü biten bu tür ürünlerin geri dönüşüme tabii tutulmasını sağlayacak etkili tedbirleri alması, ayrıca e-çöpün yasadışı ticarete konu olmasına karşı caydırıcı cezai önlemleri devreye sokması elzemdir. 
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı) 


[1] http://www.eia-international.org/cgi/news/news.cgi?t=template&a=640&source=
[2] http://www.basel.int/ratif/convention.htm





SDE’de 24 Mayıs 2012 Perşembe günü 14.00-16.30 saatleri arasında “Yüksek Seçim Kurulu’nun Demokrasilerdeki Yeri” başlıklı bir panel gerçekleştirilecektir…
22.05.2012 17:30:04

SDE'de 23 Mayıs 2012 saat 11.00-12.30 saatleri arasında Prof. Dr. Asad Zaman'ın katılımıyla “Capitalism in Crisis” (Krizdeki Kapitalizm) başlıklı bir seminer düzenlenecektir...
22.05.2012 11:49:19

17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya