|
AB’de Demokrasi için Ulus-Aşan Parti Sistemi Gerekli mi?
02.06.2011 17:58:31
1 Aralık 2009 tarihinde yürürlüğe giren Lizbon Antlaşması’nın 8. maddesinde[1], Avrupa Birliği’nin (AB) işleyişinin temsili demokrasiye dayanacağı hükme bağlanmıştır. Bir devlet niteliği kazanmamış, ancak uluslararası bir örgüt de olmayan AB’nin, temsili demokrasinin standartlarını ne ölçüde karşılayabileceği önemli bir tartışma konusudur. Bu genel tartışma kapsamında, Birlik düzeyinde, -demokratik sistemlerde olması gerektiği gibi- siyasi partilerin oluşturulmasının ve geliştirilmesinin mümkün olup olmadığı sorusu da yer almaktadır.
Bilindiği gibi AB’nin meşruiyetinin sağlanması amacıyla Avrupa Parlamentosu (AP) üyeleri 1979 yılından itibaren doğrudan seçimle belirlenmektedir. Doğrudan seçimlerin Birliğin meşruiyetini ve demokratik niteliğini güçlendirdiği şüphe götürmeyen bir gerçek olmakla birlikte, karşımıza önemli bir soru çıkmaktadır; AP seçimleri, seçim propagandaları ulusal meseleler üzerine yoğunlaşırken ve ulus aşan Avrupa partileri oluşmamışken gerçek bir AB seçimi midir?
AP seçimlerinde, seçim propagandalarının tüm Birliği ilgilendiren meseleler yerine, ulusal meseleler üzerinden yürütüldüğü gözlemlenmektedir; bu nedenle AP seçimleri “second-order national contests” olarak nitelendirilmektedir. [2] Durum böyle olunca, Avrupa halkları ulusal hükümetlerini oluşturan siyasi partileri uyarmak ya da bir sonraki ulusal seçimleri etkileyebilmek amacıyla, AP seçimlerini bir ara seçim olarak görme eğilimi taşımaktadır. [3] Aslında bu durum şaşırtıcı değildir; seçmenler AP seçimlerinde, ulusal partilerin kendilerine sunduğu aday listelerine oy verdiklerine göre, AP seçimleri doğal olarak ulusal siyasi partilere yönelik hem “destek” hem de “uyarı” aracı niteliği kazanmaktadır.
AP seçim propagandalarının ulusal meselelerden çok Birliğin tümünü ilgilendiren sorunlar üzerinde yürütülmesi ve dolayısıyla AP seçimlerinin ulusal bir ara seçim olarak görülmesinin engellenmesi amacıyla atılabilecek öncelikli iki adım vardır. Birincisi, Avrupa vatandaşlarının AP hakkında bilinçlendirilmesidir. İkincisi ise, ulus-aşan Avrupa siyasi partileri ile ulus-aşan parti sisteminin oluşmasına imkan sağlayacak şekilde AB kurumsal yapısının gözden geçirilmesidir.
Avrupa vatandaşlarının AP’den beklentilerine ilişkin Ocak-Şubat 2010 döneminde yürütülen anket çalışmasında, Avrupa vatandaşlarının AP konusunda bilgilerin arttığı, ancak AP’nin faaliyetleri hakkındaki bilgilerinin hala kısıtlı olduğu tespit edilmiştir. Ankete katılanların sadece %30’u AP hakkında bilgi sahibidir. [4] Dolayısıyla, Avrupa düzeyinde etkin bir demokrasi için Avrupa vatandaşlarının AP hakkında daha fazla bilinçlendirilmesi gerektiği açıktır. Üstelik AP’nin yetkileri ve fonksiyonları hakkında vatandaşların daha fazla bilinçlendirilmesi, düşmekte olan AP seçimlerine katılım oranının artmasını sağlayabilir. 1979 yılında gerçekleştirilen ilk doğrudan seçimde, seçime katılım oranı %61.99 iken, 2009 yılında gerçekleştirilen son AP seçimlerinde bu oran %43’e düşmüştür. [5]
Ulus-aşan Avrupa partileri ile ulus-aşan parti sisteminin oluşturulması gerekliliği konusuna gelince, öncelikle belirtilmesi gereken husus, AP’de temsilin “vatandaşlık” esasına değil, “siyasi görüş” esasına göre şekillendirildiğidir. AP seçimlerinde Parlamentoya seçilenler siyasi gruplar altında toplanırlar. Üye devletlerin en az dörtte birinden gelen 25 parlamenter AP’de bir siyasi grup oluşturabilir. Dolayısıyla, AP’deki siyasi grupları, ulusal parlamentolardaki partilere benzetmek mümkündür. [6] Günümüzde AP’de 7 adet siyasi grup bulunmakta olup, söz konusu siyasi gruplar aşağıdaki tabloda sıralanmaktadır. [7]
|
1
|
Group of the European People’s Party (Christian Democrats)
|
|
2
|
Group of the Progressive Alliance of Socialists and Democracts in the European Parliament
|
|
3
|
Group of the Alliance of Liberals and Democrats for Europe
|
|
4
|
Group of the Greens/European Free Alliance
|
|
5
|
European Conservatives and Reformists Group
|
|
6
|
Confederal Group of the European United Left-Nordic Green Left
|
|
7
|
Europe of Freedom and Democracy Group
|
Ulusal ve ideolojik farklılıklara rağmen, AP’de parlamenterlerin siyasi yelpazenin sağı ve solu olmak üzere iki ana ideolojik boyutta koalisyona gittikleri, siyasi grupların artan şekilde organize olduğu, birbirleriyle rekabet ettikleri ve siyasi gruplar içinde uyumun da artmakta olduğu gözlemlenmektedir. Dolayısıyla, AP’de yer alan siyasi grupları, ulus aşan siyasi parti örgütlenmelerinin ilk adımları olarak değerlendirmek mümkün olduğundan, AB’de ulus-aşan parti sistemi henüz oluşmamış olsa da, AP’de “uluslarüstü parti uyumu”[8] olduğu ileri sürülebilir.
Ancak AB’nde demokrasi tartışmalarında sıklıkla karşılaşılan görüş, AB’nin demokratik niteliğinin artırılması için “uluslarüstü parti uyumu”ndan, “ulus-aşan parti sistemi”ne geçişin sağlanmasının gerekliliği yönündeki görüştür. 2010 yılında AP Anayasal İşler Komitesi’nin girişimiyle hazırlanan “Development of a Transnational Party System in Europe” başlıklı Raporda,
-AB’de demokrasi için homojen siyasi grupların mevcudiyetinin önem taşıdığı,
-Birlik içinde uyumlu bir siyasi kültürün garanti edilmesi için, siyasi grupların oluşumunda siyasi eğilimlerin benzer olmasının gerekli ancak yeterli olmadığı,
-AB partileri arasında aday belirleme süreçlerinde farklı uygulamalar olduğu, bu durumun partilerin “trans-nationalisation” süreçlerini engellediği,
-Ulusal düzeyde parti sayılarındaki büyük farklılıklar ile AP’de bir parti grubunda iki ya da daha çok ulusal siyasi partilerin bulunmasının tek bir AB parti sisteminin geliştirilmesine engel olabileceği,
-Ulus-aşan seçim kampanyaları ve AB düzeyinde parti programlarını gerekli kılacağından AP seçimlerine ulus-aşan listeler ile girilmesinin AB düzeyinde siyasi partiler arasındaki işbirliğini teşvik edeceği,
-Ulus-aşan partilerin geliştirilmesinin, ulus-aşan parti sisteminin oluşumu için gerekli, ancak yeterli olmadığı; yürütmenin kontrolü için partiler arasında rekabet olmayışının asıl sorunu teşkil ettiği [9] ileri sürülmektedir.
Burada dikkat çeken husus, “ulus-aşan parti” ve “ulus-aşan parti sistemi” arasında bir ayrıma gidildiğidir. Aslında AP’de siyasi grupların oluşumları ve grup içi uyumları, AB’de ulus-aşan partilerin oluşumunun öngörüldüğü kadar zor bir süreci gerektirmeyeceğini göstermektedir. Ancak, AB’de ulus-aşan partilerin oluşturulması, ulus-aşan parti sisteminin oluşacağı anlamına gelmeyecektir. Sartori’nin tanımlamasıyla, parti sistemleri, partilerin birbirleri ile rekabet ettikleri bir “etkileşim sistemi”dir (system of interactions). [10] Bu kapsamda, AP seçimleri dışında birbirleri ile rekabet etmek durumunda olmayan partiler arasında bir etkileşim sistemi yaratılması kolay olmayacağından, AB’de ulus-aşan parti sisteminin oluşamayacağı açıktır. Dolayısıyla, yukarıda bahsi geçen raporda ileri sürülen “yürütmenin kontrolü için partiler arasında rekabet olmayışı” savı, ulus-aşan parti sistemi tartışmaları ile AB’nin yürütme organı olarak nitelendirilebilecek Avrupa Komisyonu’nun oluşumu hususlarını birbirleri ile ilişkilendirmektedir. Parlamenter sistemlerde, partiler hükümetin oluşumu ve kontrolü için birbirleri ile rekabet etmektedir; oysa Avrupa Komisyonu AP içinden oluşmadığından, AP’deki siyasi partiler Birliğin yürütme organının oluşturulması ve kontrolü amacıyla birbirleri ile rekabet etmek durumunda değillerdir.
Dolayısıyla, Lizbon Antlaşması’nda öngörüldüğü şekliyle AB’nin işleyişinin temsili demokrasiye istinat etmesi için, -siyasi partiler temsili demokrasinin temel unsurlarından olduğundan- AB’de ulus-aşan Avrupa siyasi partileri ile ulus-aşan parti sisteminin gerekli olduğu ileri sürülebilir. Ancak, AB’de AP’nin kontrolünde olan bir Avrupa hükümeti mevcut olmadığı müddetçe, AB’nin demokratik niteliğinin artırmak amacıyla ulus-aşan siyasi partilerin oluşturulması önemli ancak yeterli olmayacaktır; çünkü halihazırdaki kurumsal yapılanma ulus-aşan parti sisteminin oluşturulmasına imkan tanımamaktadır.
Ancak AB’de ulus-aşan partiler ve ulus-aşan parti sistemine ilişkin tartışmaların iki farklı boyutta sürdürülmesi gerekmektedir. Birinci boyutta tartışma, “AB, ulus-aşan partilere ve parti sistemine sahip olmalı mıdır?” sorusu üzerine sürdürülmeli iken; ikinci boyutta tartışma, AB ulus-aşan partilere ve parti sistemine sahip olmalı ise, bunun nasıl sağlanabileceği üzerinde sürdürülmelidir. Bir başka deyişle, öncelikli olarak, bir devlet olmayan AB’de ulus-aşan partilere ve ulus-aşan parti sistemine gerek olup olmadığı sorusu cevaplandırılmalıdır. Avrupa entegrasyon hareketinin hedefi “federal bir Avrupa devleti”nin oluşumu ise ve AB’nin demokratik niteliğinin değerlendirilmesinde demokratik bir devlet modeli esas alınacak ise, AB’de daha fazla demokrasi için ulus-aşan Avrupa siyasi partilerinin ve ulus-aşan parti sisteminin oluşturulması ve geliştirilmesi gerektiği ileri sürülebilir. Ancak halihazırda AB bir devlet değil, supranasyonel bir örgüttür. Dolayısıyla, AB’den sanki bir “devlet”miş gibi, temsili demokrasinin gerekliliklerini yerine getirmesini ve bu kapsamda ulus-aşan Avrupa siyasi partileri ile ulus-aşan parti sisteminin oluşturulmasını beklemek Majone’nin deyimiyle bir “kategori hatası” [12] da olabilir. Dolayısıyla, kurumsal yapılanmasında, parlamenter demokrasi modelinin esas alınmamış olduğu AB için, demokratik bir devlet modeline uygulanabilecek kavram ve kriterlerin, AB için uygulanmasının ne kadar doğru bir yöntem olduğu daha ayrıntılı tartışılmalıdır.
Not: Makalede ifade edilen görüşler yazarın değerlendirmeleri olup, görev yaptığı kurumla ilişkilendirilemez.
(Dr. Dilek YİĞİT*, Şube Müdürü, Hazine Müsteşarlığı Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdürlüğü)
[1] Treaty of Lisbon amending the Treaty on European Union and the Treaty establishing the European Community, signed at Lisbon, 13 December 2007.
[2] S. Hix, ‘Dimensions and Alignments in European Union Politics: Cognitive Constraints and Partisan Responses’, European Journal of Political Research, Cilt.35, Sayı.1, 1999, s. 69-106.
[3] S. Hix and M. Marsh, ‘Punishment or Protest? Understanding European Parliament Elections’, The Journal of Politics, Cilt 69, Sayı 2, 2007, p. 495.
[5] Turnout at the European Elections
[6] S. Hix, et.al, Democratic Politics in the European Parliament, Cambridge University Press, UK, 2007, s. 22.
[8] S. Hix, “A Supranational Party System and the Legitimacy of the European Union”, The International Spectator, Cilt 4, 2002, s. 51.
[9] L. Bardi ve P. Mair, Towards A Trans-National Party System: European Parliament Committee on Constitutional Affairs Hearing, The Perspectives fort he Development of Political Parties at European Level, Brussels, 26 January 2011
[10] G. Sartori, Parties and Party Systems:Volume 1: A Framework for Analysis, Cambridge: Cambridge University Press, 1976.
[11] L. Bardi, et.al, How to Create a Transnational Party System, European Union Democracy Observatory (EUDO),European University Institute, Florence July 2010
[12] G., Majone, “The common sense of European integration”, Journal of European Public Policy, Cilt 13, Sayı 5, 2006, s.618.
|