ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Paralı Orduların Kontrolsüz Yükselişi

02.06.2011 15:43:26

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Küreselleşmenin dünya çapında etkisini arttırdığı 90’lı yıllar, savunma ve askeri alanda yeni bir olgunun da ortaya çıkmasına fırsat vermiştir. Özel ordu, özel askeri şirketler ya da askeri güvenlik şirketleri gibi çeşitli adlarla tarif edilmeye çalışılan bu yeni durum, dünya üzerindeki pek çok çatışma bölgesinin bir gerçeği haline gelmiştir. Bu tür şirketler, normalde düzenli ordu birliklerince yerine getirilmesi gereken operasyonel ve taktik görevler üstlenebildikleri gibi, eğitim ve danışmanlık, istihbarat toplama ve analiz, yakın koruma hizmetleri, teknik ve lojistik destek gibi birçok alanda faaliyet göstermektedir.

Bu özel orduların personel seçimi, denetimi ve cezai sorumluluğu ise uluslararası hukukun eksik kaldığı konuların başında gelmektedir.
 
1990’lardan sonra tüm dünyada artan silahlı çatışmalar ve iç savaşlar, askeri şirketlerin faaliyet alanını ve müşteri potansiyelini genişletmiştir. Şimdilik 50’ye yakın ülkede faaliyette bulunan askeri şirketlerin yıllık pazar payının 100 milyar Doların üstünde olduğu tahmin edilmektedir. Özel askeri şirketler, devletin tekelinde olması gereken meşru güç kullanma hakkının bir nevi ortağı haline gelmiştir. Bu şirketlerin en geniş faaliyet alanı, yer altı zenginlikleri nedeniyle bir türlü paylaşılamayan ve silahlı çatışmaların eksik olmadığı Afrika kıtasıdır.
 
ABD Hükümeti ise askeri şirketlerin en iyi müşterisidir. Soğuk savaş sonrası ABD’nin yeni savunma stratejisi şekillenirken özellikle Dick Cheney, ordunun özelleştirilmesi fikrini hararetle savunmaktaydı. Baba Bush döneminin Savunma Bakanlığını yapan Cheney, bu görüşlerini ABD yönetimine kabul ettirmiştir. Bill Clinton’ın ABD Başkanlığı döneminde koltuğundan ayrılmak zorunda kalan Dick Cheney bu dönemde dünyanın en büyük petrol şirketlerinden birisi olan Halliburton’ın başına geçmiştir. Petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip onlarca ülkede faaliyet gösteren şirket, Saddam’ın Kuveyt’i işgali sırasında ateşe verdiği petrol kuyularının imdadına ilk koşanlardandır.
 
İkinci Körfez savaşı sonrasında aynı şirket sadece petrol için değil aynı zamanda ABD ordusuna yardım ve hizmet vermek üzere bölgedeki mevcudiyetini güçlendirerek devam ettirmiştir. Bunun anlamı aslında şudur; Dick Cheney’nin, artık ABD Başkan Yardımcı olarak sunduğu ‘özel ordu hizmetleri’ ihalelerinden maksimum oranda yararlanabilmek. Bu hedefini başarıyla gerçekleştiren Halliburton, Irak’ta milyarlarca Dolarlık savunma ihaleleri kazanmıştır. Kendileri için bu olağanüstü başarının elde edilmesinde, eski patronları Cheney’nin ne kadar katkı sağladığı ise tam anlamıyla ortaya çıkmış değildir.
 
Irak işgali sonrasında öne çıkan diğer bir şirket de, 1997 yılında Eric Prince tarafından kurulan askeri güvenlik şirketi Black Water’dır. Irak’ta sebebiyet verdiği sivil ölümlerle anılan şirket, ülkede birçok hadiseye karışmıştır. Şirkete yönelik soruşturmalar halen devam etse de Black Water ABD’nin özellikle Afganistan’da en önemli iş ortaklarından birisi olmayı başarmıştır. Şirket, Irak’ta bıraktığı kötü şöhreti üzerinden atabilmek için 2009 yılında adını Ex olarak değiştirmiştir. Bu değişiklik elbette ki şirketin cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmamıştır.
 
Irak’ta bu şekilde askeri şirketlerin çalıştırdığı personel sayısı 2007 yılında ülkedeki ABD askeri personel sayısını geçmiştir. Aynı durum bugün Afganistan için de geçerlidir. Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai özel askeri şirketlerin ülkeyi terk etmesini istemiştir. Çoğu ABD menşeli bu şirketler dünyanın dört bir yanından getirdikleri paralı askerlerden oluşan özel birliklerini, büyük ücretler karşılığında büyükelçiliklerin, ülkede iş yapan şirketlerin, yardım kuruluşlarının hatta NATO güçlerinin koruma ve güvenliklerinin sağlanmasında kullanmaktadır. Ağır silahlarla donatılmış bu paralı birliklerin karıştıkları adam öldürme ve diğer her türlü suiistimal ve suç karşısında ise haklarında etkili bir ceza soruşturmasının icra edilmesi mümkün değildir. Çünkü bu şirketler, Afganistan makamlarının denetim ve kontrolü altında değildir.
 
Bugünlerde, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Afganistan’ın tersine bu şirketleri ülkesinde görmek istemektedir. Bu kapsamda, ağırlıklı olarak Kolombiyalı ve Güney Afrikalılardan oluşacak 800 kişilik özel bir birliğin kurulması için Black Water’ın kurucusu ve eski patronu Eric Prince’le bir anlaşma yaptıklarına dair haberler medyada yer almaktadır. BAE de bu haberleri doğrulamıştır. Arap dünyasında görülen halk hareketlerinden sonra bu gelişmenin yaşanması ise manidardır.[1]
 
BAE, 2009 yılından beri özel güvenlik şirketlerinin denetimi ve sivil kontrolü konusunda bir BM çatısı altında bir çalışma yapılmasına öncülük etmektedir. Bu çalışmaları yaparken de, muhtemelen yabancılardan kurulacak olan bu özel ordunun nasıl denetlenebileceği ve kontrol altında tutulabileceği konusunda kafa yormaktaydılar.
 
Ancak paralı birliğin kimi kimden koruyacağı, yetki ve görevlerinin ne olacağı, olası suiistimaller karşısında ne şekilde soruşturulacağı gibi konular, henüz net bir cevabı olmayan, olsa bile yeni soru ve sorunları beraberinde getiren riskli bir konu olduğunda şüphe yoktur. 
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı) 


[1] http://english.alarabiya.net/articles/2011/05/15/149225.html





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya