Stratejik Düşünce Enstitüsü olarak DATÜB delegelerinden Reşad Şamidov’la Ahıska Türkleri’nin sorunları ve bu sorunların çözümünde izlenecek yolları konuştuk.
SD: Sayın Şamidov kendinizden bahseder misiniz?
ŞAMİDOV: Ben Reşad Şamidov Buhara doğumlu bir Ahıska Türküyüm. Şu anda Kırgızistan’da yaşıyorum. Kırgızistan vatandaşıyım. Kırgızistan’da 50 bin civarında Ahıska Türkü yaşıyor. Ben oradaki Ahıska Türkleri Derneği’nin başkan yardımcısı olarak görev yapmaktayım.
SD: Kurulacak Dünya Ahıska Türkleri Birliği adlı derneğin faaliyetleri nelerdir?
ŞAMİDOV: Dünya Ahıska Türkleri Birliği 9 ülkedeki Ahıska Türkleri derneklerini Ankara’da birleştiren bir merkez olacaktır. Faaliyetlerin sonucu burada değerlendirilecektir.
SD: 1944 yılında yaşanan sürgünden itibaren Ahıska Türkleri’nin sorunlarını anlatır mısınız?
ŞAMİDOV: 1944 yıllarından bahsetmek bizim için hayli zor olsa da bunu hep hatırlamak gerekir. Stalin rejimi 1944 yılının Kasım ayında eli silah tutan babalarımız, akrabalarımız muharebede savaşta olunca yaşlıları, kadın ve çocukları hiçbir neden olmadan sürgüne maruz bıraktı. Ve bizi Orta Asya’nın çöllerine dağıttı. 1956 yılına kadar Ahıska Türklerinin bir köyden başka bir köye gitmeye hakkı yoktu. Bizleri askere bile almıyorlardı. Güvenmiyordu bize devlet. Ve bunun tek sebebi bizim Türk olmamızdı. Bütün bu sıkıntılara rağmen Ahıskalılar nerede olursa olsun Türk kültürünü yaşatıyorlar. Bizim Ahıskalılar olarak kalmamızın bir diğer nedeni de milliyetimizi koruduk. Başka halklara evrilerek asimile olmadık. Ama tabi artık küresel bir düzen sözkonusu, bundan sonra asimilasyona karşı durmak daha zor olacaktır.
SD: Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde (AKPM) görüşülen Gürcistan İlerleme raporunda Ahıska Türkleri’nin sorunlarına geniş yer verildi. Ve bu raporun hazırlanmasında DATÜB’ün katkılarını görmekteyiz. Bize rapordan ve yankılarından söz edebilir misiniz?
ŞAMİDOV: Bildiğiniz gibi bizim dönmek istediğimiz anavatanımız Ahıska bölgesi Gürcistan arazisindedir. Gürcistan hükümeti bundan birkaç sene önce AB’ye müracaat edince AB “önce bu problemi” çözmeniz gerekir diye tavsiyede bulunmuşlardır ve ardından Gürcistan bunun için çalışmalara başlanmıştır. Biz konseye şartlarımızı söyledik, dönmek istediğimizi söyledik. Yazılar yazıldı. Konsey, Gürcistan Hükümeti’ne bu problemi kısa zaman içerisinde çözün diye bir teklifte bulundular. Dünyada şu anda vatanına dönmek hakkı olmayan yegane halk Ahıskalılardır. Afrika’da bile böyle bir şey yoktur. Ama ne yazık ki Gürcistan son senelerde büyük travmalar yaşadı. Ve şimdi Türklerle de bu sorunları yaşama korkusu içinde olduğundan dolayı bizim oraya dönmemizi engelliyor. Gürcistan bunu muhtelif şekillerde yumuşak bir şekilde engelliyor. Ama bizim hedefimiz tarihte yapılan bu haksızlığı çözmektir. Vatanına dönmek isteyen Ahıskalıların dönmesini sağlamaktır. DATÜB’ün kurulma amaçlarından biri de budur.
SD: Bu durumda Gürcistan’ın Ahıska Türklerini istememesindeki temel nedeni iç karışıklıklara sebep olma korkusu olarak mı anlamamız gerekiyor? Başka sebepleri de var mıdır?
ŞAMİDOV: Evet, iç karışıklıklara sebep olur diye korkuyor ama bu tek sebep değildir. Bizi oradan sürgün ettikten sonra o bölgeye başka bölgeden getirdikleri gürcüleri yerleştirdiler. Şimdi orada 60-70 yıldır yaşayan Gürcüler vardır. Orası onların vatanı oldu artık. Şimdi biz oraya vardığımızda onlarla beraber olmamızdan sakınıyorlar. Ve Türkiye’nin sınırındaki bir ülkede bir Türk toplumunun olmasını açıktan açığa istemiyorlar. Bu durumun 30-40 sene sonra Gürcistan için şu anda Abhazya ve Osetya’da olduğu gibi problem yaratacağından korkuyorlar. Gürcü yönetim, Ahıskalıların Sovyetlerin yaptığı bütün tecavüzlere, sıkıntılara rağmen kültürlerinden, dinlerinden, örf ve adetlerinden ödün vermediklerini ve burada da bu şekilde devam edeceklerini biliyor. Tabi ki dıştan gelen etkiler de sözkonusudur. Yan yöremizde Ermenistan var. Bizim Ahıska bölgesinde 150 bin Ermeni yaşıyor. Onlar da istemiyor. Böyle sebepler birikince zaten problemli olan bir Gürcistan daha da problemli oluyor. Hayır da diyemiyorlar Evet de diyemiyorlar. Ama şu anda Türkiye Hükümeti, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, başbakanı ve parlamentodaki bir grup bize yardımcı oluyorlar. Ve biz bu davamızı zafere kadar sürdüreceğiz.
SD: Türkiye’nin Kafkasya siyaseti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
ŞAMİDOV: Biz Türkiye’nin Kafkasya bölgesindeki siyasetinden memnunuz. Türkiye’nin önü açık bu anlamda. Türkiye, Gürcü devletini de destekliyor. Ermenistan’la da gergin münasebet göstermek yerine bir dost gibi el uzatıyor. Ama ne yazık ki küçük Ermenistan, Asya’nın kuzeyindeki bazı devletlerdeki lobileri ile bu husumeti, bu gerginliği devam ettirmeye çalışıyor. Biliyorsunuz dünyada Türkiye ve Ermenistan arasındaki gerginliğin devam etmesini isteyen güçler vardır. Bu sebeple o bölgede Türkiye’nin ciddi çalışmalarına rağmen gelişme yoktur.
SD: Peki, sizin Türkiye’den beklentiniz nedir?
ŞAMİDOV: Şu anda biliyorsunuz bizim Ahıskalıların 70 binden fazlası Türkiye’ye dönmüştür. Türkiye bizim vatanımızdır. Ve biz vatanımız olan Türkiye’yi kendimizden fazla seviyoruz. Dolaşın 9 ülkeyi her bir Ahıskalı’nın evinde İstanbul baskılı bir kur’an ve bir Türk bayrağı görürsünüz. Yani biz nerede olursak olalım kendimizi Türkiye’nin bir parçası gibi hissediyoruz. Zaten Ruslarda komünizmi böyle görüyordu. Bugüne kadar Türklere güvenmiyordu. Türk hiç kimseye borçlu değildir. Biz çalışkan bir halkız. Disiplin bozmayız. Kırasnadar’da yaşanan olayları bilirsiniz. Krasnador valisi Kurçatov Putin’e hesap verirken “Bunlar Osmanlı’nın çocuklarıdır. Osmanlı’nın dönmesini sağlamaya çalışıyorlar” dedi. Bunlar resmi olarak da açıklandı. Türk, Ahıskalı dünyanın bir yerinde bir sıkıntı çekiyorsa bu Türk olduğundan dolayıdır. Başka hiçbir sıkıntı yoktur. Asimilize olmadığımız için bütün bu sıkıntılar yaşanmaktadır. Biz, kendi kökümüze sarılarak Türk kültürünü, örf ve adetini sağlamlaştırdık. Ama ne yazık ki 21. asırın başlangıcında dünya küresel hale gelince bütün bu çok daha zor oluyor. Medya ve bütün baskılar insanları kendi kökünden kopartmakta. Ve bunu o insanları idare edebilmek için yapıyor.
SD: Siz de söylediniz Türkler örf adet ve ırklarına bağlıdır asimile olmamıştır ve birbirleriyle sorunsuz bir şekilde yaşamıştır. Peki, Kırgızistan’da Özbekler ile Kırgızlar arasında yaşanan gerilimleri nelere bağlıyorsunuz?
ŞAMİDOV: Güzel bir soru bu teşekkür ederim. Bizim de düşündüğümüz cevap aradığımız bir soru. Kıgızlarla Özbekler arasında yaşanan olayların üzerinde bir sene geçti bunların sebepleri ortaya çıktı. O bölgede yaşayan Özbek Türkleri ile Kırgız Türkleri arasında hiçbir problem yoktur. Yüz yıllardan bin yıllardan beri bir bölgede beraber yaşayan insanları bu hale getiren şey bugün ki siyasettir. Biliyorsunuz, biz de cumhurbaşkanı göndermek kolay. İnkılaplar oluyor ve mağrur taraf bu olaylardan istifade ediyor. Ufak tefek bazı olayları milli mesele haline getiriyorlar. İnsanların sadeliğini, saflığını kullanıyorlar. Kırgızlarla Özbekler arasında kırgınlık yoktur. Sorun siyasetçiler arasındadır. Problem bazı büyük devletlerin oradaki çıkarıdır. Başka problem yoktur.
SD: Büyük devletlerden kastınız batılı büyük devletler midir?
ŞAMİDOV: Mutlaka batılı büyük devletler de vardır. Bunların yanı sıra Çin, bu problemlerin dışında görünüyor ama şu an tam anlamıyla bölgeye dikkat kesilmiştir. Coğrafi olarak Kırgızistan İpek yolu üzerinde önemli bir bölgedir. Bizden bu taraf Pakistan, Afganistan ve Hindistan’ın çıkış kapısı durumundadır. Üst tarafımız Rusya’ya çıkmaktadır. 1400 km. sınırımız var Çin’le ki bu çok önemli. Bu ülkelerin her birinin orada çıkarı vardır. Bir de ülke fakir olunca ekonomik durumu kötü olunca insanı insanlıktan çıkarmak kolaydır. Halklar arasında ciddi bir problem yoktur. Ama inşallah halkımız bunu anladı. Bundan sonra bu olaylar tekrar yaşanmaz.
SD: AB’nin Ahıska Türkleri ile ilgili proje bazında herhangi bir çalışması var mıdır?
ŞAMİDOV: Bizim elimize geçen bazı yazılarda Avrupa Konseyi, eğer Gürcistan bu kanunu kabul ederse Ahıskalıların vatanına dönmelerini temin ederse bize maddi ve manevi yardımlarda bulunacağını ifade etti. Biliyorsunuz Mevlüt Çavuşoğlu var şu an Avrupa Konseyinin başında kendisi de bizimle ilgili çalışıyor. Biz oradan her zaman destek bekliyoruz. Eğer Gürcistan’a dönüşümüz gerçekleşirse orada demokratik bir temel atmak konusunda da yardımlarını bekliyoruz.
SD: Gürcistan ‘a dönmek konusunda bir öngörünüz var mıdır?
ŞAMİDOV: İnanın her bir Ahıskalı’nın cevabını aradığı soru budur. Çok güzel görüşler oluyor. Bundan 20 gün önce bizim heyet Tiflis’te Parlamento Başkan yardımcısı ve oradaki heyetle görüştü. Ama ortada ciddi bir şey yok.
SD: Yani elle tutulur bir şey yok diyorsunuz…
ŞAMİDOV: Evet yok. Ülkenin kendi problemleri de var biliyorsunuz. Şu anda bölge kaynayan kazana benziyor. Onlar şu anda böyle bir kararı alarak bu bölgenin gürcülerini de ayaklandırmak istemiyorlar. Ve bu durumun ne zaman sonlanacağını da söylemiyorlar. Sadece bizim dönmemizi engellemek için yerine getirilmesi çok zor 34 maddeden oluşan bir beyanname çıkarıyorlar. Neredeyse Türklüğümüzü sübut etmek için mezardaki babalarımızdan yazı getirmemizi istiyorlar. Son derece insanı alçaltan maddeler yer almakta bu beyannamede. Gürcistan’ın çeşitli sorunlara bakış açısı diğer ülkeler tarafından beğeniliyor takdir ediliyor ancak bu konu ile ilgili hiçbir gelişme yaşanmıyor. Gürcistan, bize şunu söylüyor “Türk olarak gelmeyin. Gürcü olmak üzere, asimile olmak üzere geliyorsanız gelin” diyor. Bakın biz nüfus olarak şu anda en az 500 bin’in üzerindeyiz. Bu sayının 300 bin’i bile oraya giderse Macar nüfusundan fazla oluyoruz. Gürcistan bu hesaptan korkuyor ama bir şeyi anlaması gerekiyor. Aksine o bölgeye Ahıska Türkleri girerse Türkiye o bölgeyi gülistana çevirecektir. Resmi kurumlar da bunu açıkça söylüyorlar. “Siz oraya gidin caminizden okulunuza her şeyinize biz yardım edeceğiz.”
Türkiye’nin bütün Türk asıllı insanlara gece gündüz hizmet verdiğini görüyoruz. Son durumlarda Kırgızistan’a destek veren Kırgızistan’a gelip bizim sıkıntılarımızı dinleyen Türkiye’nin Başbakanı oldu. 150 tane iş adamını getirerek Kırgızistan’a maddi manevi yardımlarını hala sürdürüyorlar. Kırgızistan’ın birinci dostu kardeşi Türkiye’dir. Gürcistan’ın şu anda dostu kalmadı. Türkiye gibi bir dostu olacak Gürcistan’ın ve biz de Gürcü bayrağı altında bir Türk gibi yaşayıp o ülkenin her şeyine hizmet edeceğiz bizim Gürcü halkına hiçbir düşmanlığımız yoktur. Gürcülerle asırlardır kardeşçe yaşadık ve yaşamaya da hazırız. Yine söylüyorum bu siyasi bir problemdir.
SD: Son olarak bu kongreden beklentileriniz nelerdir?
ŞAMİDOV: Sözün açığı kongrenin şu anda ki çalışmaları bizi tam doyurmuyor. Bazı teknik sıkıntılar organizasyonel sıkıntılar var. 9 farklı ülkeden gelen insanlar Ahıska Türkü olmasına rağmen fikir birliği oluşması biraz sıkıntılı oluyor. Ama beklentimiz şudur ki; dernek güçlü olmalı ve bu dernek üç şeyi ön planda tutmalı: Ahıskalıların yaşadıkları bölgelerde bölgenin içtimai, siyasi ve dini hayatına katkıları olmalı. Bir, Ahıskalı’nın yaşadığı ülkenin bütün haklarına sahip bir vatandaşı olması için elinden geleni yapmalı. İki, Türkiye’ye göç eden Ahıskalıların problemlerini dinlemeli. Bu insanların buraya yerleşmelerinde oturma izni alma ve çalışma izni alma konularında, emeklilik problemlerinde ve diploma denklik problemlerindeki sıkıntılar hızlıca çözülmelidir. Üçüncü ve esas mesele Ahıska’ya dönüşümüzü sağlamaktır.
Çünkü şöyle bir tehlike vardır. Eğer 8-10 sene içinde Ahıska’ya dönüşü gerçekleştiremezsek bundan sonraki nesiller bunu zor yapacaklardır. Sürgün senelerinde uzaklaştıkça yeni nesil bu meseleyi ciddiye almıyor şu anda Ahıska aşkıyla yanan yaşlılar biliyor ki orada bir Ahıska var. Oralar bizim taşından duvarından anlıyorum. O yüzden Ahıskalıların bu sorunu çözmeleri gerekmektedir. Ahıskamızı almamız gerekmektedir. Kavgayla, savaşla değil kanuni hakkımız olarak almak istiyoruz. Ve biz orayı alırsa orada yatanların ruhları şad olur “torunlarımız döndü” derler.
SD: Teşekkür ederim.
Röportaj: Yasemin KÜÇER, SDE Asistanı