ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Sınırlar Geriliyor mu?

13.05.2011 13:17:33

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların beraberinde getirdiği göç dalgası, Avrupa Birliği’nin 16 yıl önce hayata geçirdiği ‘iç sınırsız bir Avrupa’ hedefini sorgulamasına ve eleştirmesine neden olmaktadır. Bu sorgulama neticesinde, Schengen’in çok istisnai durumlarda kabul ettiği ‘geçici iç sınır kontrolü’ tedbiri, daha yaygın ve sık kullanılabilecek bir uygulama haline gelebilir. 400 milyon kişinin yaşadığı Schengen alanı, bu alana dâhil ülkelerde yasal olarak bulunan ya da bu ülkelere yasal olarak gitme hakkına sahip olan kişilere, pasaport kontrolü olmaksızın Schengen bölgesinde seyahat etme hakkı tanımaktadır.

 

Üye profiline bakacak olursak; Schengen üyesi 25 ülkenin üçü (İsviçre, Norveç ve İzlanda) AB üyesi olmayan Schengen ülkelerdir. AB üyesi olup da kendi isteğiyle Schengen’e girmeyen (İngiltere ve İrlanda) ya da girmek isteyip de henüz alınmayan (Romanya ve Bulgaristan) ülkeler de mevcuttur.
 
Schengen’le ilgili ilk gerginlik, Tunus ve Libya’dan kaçıp İtalya topraklarına sığınan ve buradan da Fransa başta olmak üzere diğer AB ülkelerine geçmek isteyen göçmenler nedeniyle patlak vermiştir. İtalya, Avrupa Birliği’ni yardımına çağırmış ancak aldığı cevapta ‘İtalya’nın durumu abarttığı ve bu sorunla baş edebilecek yeterlilikte bir ülke olduğu’ ifade edilmiştir.
Bunun üzerine İtalya, Fransa’daki akrabalarının yanına gitmek isteyen Tunuslu göçmenlere Schengen vizesi vermeye başlamıştır. Fransa da buna tepki olarak İtalya sınırındaki güvenlik tedbirlerini arttırmış ve sınır kontrollerini tekrar ihdas ederek kendi topraklarında yakaladığı Tunuslu göçmenleri İtalya topraklarına geri göndermeye başlamıştır.
 
İki ülkeyi karşı karşıya getiren bu hadiseler, Avrupa Birliği’nin belki de en büyük projesi olarak hayata geçen Schengen alanının, krizlere ve olağan dışı göç hareketlerine çok da dayanıklı olmadığını gösteren ilk işaretler olarak algılanmıştır.
Bu noktadan sonra İtalya’dan, Schengen mevzuatının ihtiyaçları karşılamadığı ve artık değiştirilmesi gerektiğine vurgu yapan açıklamalar gelmeye başlamıştır. Son yıllarda Schengen’in değiştirilmesini en fazla savunan ülkelerden birisi olan Yunanistan da İtalya’nın tutumunu destelemiştir.
 
Bilindiği gibi Yunanistan, kendi topraklarına yasadışı yollarla gelen ancak son varış noktası olarak Batı Avrupa ülkelerine gitmek isteyen göçmenleri, Schengen mevzuatı nedeniyle kendi topraklarında tutmak zorunda kalmaktadır. Schengen mevzuatına göre, yasadışı göçmenler ve iltica başvurucuları, Yunanistan’dan sonra örneğin Almanya’ya Danimarka’ya geçmiş olsalar dahi AB topraklarına ilk girdikleri yer olan Yunanistan’a geri gönderilmek zorundadır. Ekonomik anlamda iflasın eşiğinde olan Yunanistan, kendisine ek mali külfet getiren bu uygulamayı şiddetle eleştirmektedir.  
Son olarak bu tartışmalara Almanya ve İsveç’le olan sınırına gümrük kontrol noktalarını tekrar kuracağını açıklayan Danimarka eklenmiştir. Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu bu açıklamaya tepki göstermiş, Danimarka’nın Schengen’den çıkartması dahi dile getirilmiştir.  
 
Bu gelişmeleri tetikleyen durum, her ne kadar Kuzey Afrika kaynaklı göç hareketleri gibi görünse de, AB ülkelerinde yükselen yabancı düşmanlığı ve bunu temsil eden siyasi hareketlerin de bunda etkili olduğu ortadadır. 
Avrupa Birliği’ni, Schengen konusunda ikiye bölen bu tartışmalar ve gelişmeler, bu hafta yapılan AB İçişleri Baklanları toplantısına taşınmıştır. Avrupa Komisyonu’nun getirdiği öneride; büyük çaplı bir göç dalgası mevzu bahis olduğunda, üye ülkelerin iç sınır kontrol noktalarını tekrar kurabilmelerine izin verilmesi önerilmektedir.
 
AB üyesi ülkelerin bu öneriye yaklaşımları beklendiği gibi farklı olmuştur. Schengen’e üye 25 ülkenin 15’i öneriyi desteklerken Belçika, İspanya ve Malta gibi bazı üyeler öneriye dair çekincelerini dile getirmiştir.  
 
Bu toplantının sonucunda Avrupa Komisyonu’nun kapsamlı ve somut öneriler hazırlayarak 24 Haziran 2011’de yapılacak olan Avrupa Konseyi toplantısına sunması karara bağlanmıştır.  Avrupa Konseyi Toplantısı, Schengen’in kaderini etkileyecek bir toplantı olması nedeniyle önemlidir. Konsey’de alınacak muhtemel bir kararın ise oy birliğini gerektirmesi nedeniyle, üye ülkeler arasında belli bir uzlaşıyı yansıtması gerekeceği değerlendirilmektedir.
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)

 






17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya