İstihbarı niteliğinden dolayı kamuoyuna açıklanmayan listede şu an itibariyle 1 milyonun üstünde şahıs bilgisinin yer aldığı tahmin edilmektedir. Bu listenin içinde ABD vatandaşı olanlar da bulunmaktadır. Listeye girmek kolay çıkmak zordur.
Listenin açıklanan amacı, potansiyel teröristlerin izlenmesi ve takip edilmesinin sağlanmasıdır. Ancak listenin tutulması ve isimlerin eklenmesiyle ilgili yaşanan sorunlar ve sistemsizlik nedeniyle listeye isimleri eklenenler arasında ABD senatörlerinin, ABD savcılarının, kendi halindeki sıradan vatandaşların, hatta 8-10 yaşındaki çocukların dahi olduğu zaman zaman ortaya çıkmaktadır. Bir de ismi bu listede yer almasa da isim benzerliğinden dolayı mağduriyet yaşayan kişilerin sayısı da azımsanmayacak ölçüdedir.
Terörizmin önlenmesi amacına hizmet ettiği gerekçesiyle tutulan listenin tutulmaya başlandığı dönemden bu güne yıllık artış hızının bundan sonra da devam edeceğini varsayarsak 9-10 yıl içinde 40-50 milyona dayanması ihtimal dışı değildir. Bu da ABD sistemine göre önemli bir kitlenin potansiyel terörist olarak görüldüğü anlamına gelecektir.
Peki, terör izleme listesinde bulunmanın sebep olduğu sıkıntılar ve güçlükler daha çok hangi durumlarda ortaya çıkmaktadır? Öncelikle havaalanları, vize başvuruları, sokakta yapılan kimlik kontrolleri ya da devlete yapılan iş başvuruları bu sıkıntıların yaşandığı belli başlı noktalardır. Örneğin ailecek gidilen bir tatilde aileniz uçağa kabul edilirken siz geri çevrilebilirsiniz ya da çok ince ve uzun süren bir aramadan geçirilebilirsiniz. ABD’ye gitmek istediğinizde vize başvurunuz reddedilebilir. Bankacılık işlemlerinde zorluk yaşayabilirsiniz. Listedekiler, kendilerine çıkarılan bu zorluğun sebebini bazen tahmin edememekte bazen de bilseler dahi ellerinden herhangi bir şey gelmemektedir.
Son dönemde yaşanan diğer bir sorun da bu kişilerin silah satın alıp alamayacakları konusunda yaşanan tartışmalardır. FBI’ın verdiği rakamlara göre 2010 yılı içerisinde bu listede ismi bulunan 247 kişi yasal olarak silah satın almıştır. ABD’de silah edinme anayasal bir haktır. Bu hakkın kullanılmasının istisnaları da çok dar tutulmuş; kişinin ancak ağır bir suçtan hüküm giymesi ya da yasadışı göçmen olması halinde kendisine silah satışının yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır.
[1]
Terör listesinde adı bulunanların ise silah satın alması hukuken serbesttir. Çünkü bu kişiler mahkeme kararıyla herhangi bir mahkûmiyet almış değildir. Ancak bazı Kongre üyeleri, bu kişilerin silah satın almasının, ABD Başsavcısı tarafından ‘gelecekte olabilecek bir terör eyleminde bunu kullanma ihtimali var’ gerekçesiyle engellenebilmesi yönünde bir yasal düzenleme yapılmasını istemektedir.
Diğer taraftan, adının böyle bir listede bulunduğundan dahi haberi olmayan kişilerin, haklarında herhangi bir yargı kararı olmaksızın bir anayasal haktan mahrum bırakılmasını insan hak ve özgürlüklerine aykırı gören ve bunun dünya ölçeğinde yapılan en büyük fişleme hadisesi olduğunu söyleyen bir kesim de bulunmaktadır.
Yine bu kesime göre, hukukun evrensel prensiplerinden olan masumiyet karinesi böyle bir uygulamayla tersine çevrilmiş yani ‘suçsuzluğunu ispat edene kadar herkes suçludur’ anlayışı ABD’de hâkim olmaya başlamıştır.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)
[1] http://www.forbes.com/feeds/ap/2011/04/28/general-us-watch-list-guns_8438915.html