ENGLISH
22.05.2012
Ana Sayfa » İç PolitikaGeri Dön «

Seçimden Nasıl Bir Sonuç Beklenmeli

10.05.2011 09:57:45

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

AKP 2007 seçiminde, bir dönem iktidarda kaldıktan sonra oylarını artırarak, 1954’de Demokrat Partinin elde ettiği başarıyı yarım asır sonra yenilemişti. İktisat İşletme ve Finans (IIF) dergisinin Mayıs sayısında* yayımlanan ekonometrik araştırmamın sonuçlarına göre, geçmişteki örüntüler bu seçimde de devam ederse, 12 Haziranda AKP’nin bir başka DP rekorunu daha egale edip, bir diğerini de kırması hemen hemen kesin gibi. Parti, önümüzdeki seçimde, üç dönem iktidarda kalmayı 1957’den beri başaran ilk parti olacak. 2012 sonunda da aralıksız en uzun hükümet eden parti unvanını alacak.

Henüz belirsizliğini koruyan ise, bir başka rekorun kırılıp kırılmayacağı. Şayet bu seçimde AKP oyları yüzde 46.58’in üzerinde çıkarsa, parti iktidarda iki dönem geçirdikten sonra oylarını arttırmaya devam eden ilk parti olacak. Yukarıda konu edilen çalışma bunun olasılığını araştırıyor. Elde edilen nokta tahmin, AKP’nin 2011 oranının 2007’dekinin 2.35 puan altında kalacağı şeklinde.  Ancak istatiksel açıdan daha doğru bir ifadeyle partinin oy oranının yüzde 95 olasılıkla yüzde 42 ile 47 arasında olacağı öngörülüyor. Yani ikinci rekorun kırılması hiç de ihtimal dışı değil
 
Peki, nasıl oluyor da 2009’da oyları 8 puan gerileyen partinin 2011’de oylarını 6 puan artırması bekleniyor. Bu soru IIF’ deki çalışmada, anketler ile değil, Türk seçmen davranışındaki tarihsel örüntülerden ve diğer ülkeler üzerinde yapılan araştırmalardan yararlanılarak inceleniyor. Öngörülen yüzde 44 oy oranı birçok etkinin bileşimi olarak elde ediliyor.
 
Öncelikle 2011’in milletvekili, 2009’un ise yerel seçim olduğunu belirtmeliyiz. Diğer önemli bir husus, bazı seçmenlerin stratejik oy kullanıyor olmasıdır. Seçmenin kimi durumlarda birinci tercihinden başka bir partiye oy veriyor olmasını stratejik oy kullanmak olarak açıklıyoruz.  Seçmeni bu tavra iten iki neden var.  Biri, iktidarın gücünü dengelemek ve gerektiğinde hükümete bir uyarıda bulunmak.  İkincisi de oyunu, ziyan etmemek için, barajın altında kalacak bir partiye vermekten sakınmak. Seçmen yerel seçimlerde hükümeti düşürmeden ona bir uyarıda bulunma fırsatı yakalıyor.  Ayrıca yüzde on barajı yüzünden milletvekili seçiminde ikinci tercihine oy veren küçük parti taraftarları yerel seçimlerde asıl tercihlerine dönüyorlar.  Saadet Partisi’nin 2004 ve 2009 yerel seçimlerinde yüzde 4-5, 2002 ve 2007 milletvekili seçimlerinde yüzde 2 oranında oy alması buna bir örnek. İktidar partisi, stratejik oy verme yüzünden, yerel seçimlerde, bir önceki milletvekili seçiminde aldığı desteğin yüzde 18’ini kaybediyor.  Yani, sanılanın aksine, yerel seçimlerde iktidar olmanın avantajından çok dezavantajı var. Şimdiki gibi, yerel seçimi takip eden milletvekili seçimlerinde ise, bahsi geçen oran yüzde 6’ya iniyor, zira iktidardaki parti, barajı aşamayacak partilerin taraftarlarının bir kısmını elde ettiği gibi, uyarı yapmak gayesiyle bir önceki seçimde başka partilere kaçan kendi taraftarlarını da geri alıyor.  Bu yüzden 12 Haziranda AKP taraftar kaybının 2,3 puan kadar olması beklenmeli.  Halbuki bu çeşit erime 2009’da 8,4 puan idi.
 
Hükümetlerin oy kaybettiren kararlar almaları, yanlış ittifaklar yapmaları, kimi vaatlerini rafa kaldırmaları veya çeşitli hatalar kaçınılmaz oluyor. Bunlar da taraftarlar arasında hayal kırıklığı yaratıp iktidar partisine oy kaybettiriyor. İktidarda geçen her yılın iktidar partisine kaybı, bir önceki seçimde sağladığı desteğin yüzde 5,6’sı kadar oluyor. 
 
Yapılan hesaba göre 2011seçiminde AKP bu yüzden 4.8 puan oy kaybedecek.  Bu 2009’da 4.6 puan idi.
 
Aynı şeyi iktidar avantajı için de söylemek mümkün. İktidar olmak her seçimde yüzde 7 civarında ilave destek getiriyor.  İktidarda olmanın sağladığı daha fazla sesini duyurabilme, yatırım yapılacak yerlerinin tespiti, iş, sosyal yardım ve kredilerin dağıtımı gibi olanaklar iktidarda olmanın getirdiği aşınmayı azaltabilecek bir imkan sağlıyor.
 
2009 ve 2011 seçimleri arasındaki en önemli fark ise ekonomide görülüyor.  2009’da yüzde 6,1 düşen kişi başına gelir, 2010’da yüzde 7,5 yükseldi. Gelirdeki her yüzde birlik artışın iktidar partisine getirisi oyların yüzde 0,7’si. Seçmen sadece seçimden önceki bir yılı dikkate alıyor. 2011’in ilk iki çeyreği için büyüme oranları henüz bilinmiyor ama 12 Hazirandan önceki bir yıllık süre içinde kişi başına gelirin yüzde 5,6 oranında artacağı öngörülebilir. Gelirdeki artışın iktidara ödülü de oyların yüzde 4’ü oluyor. Şayet ekonomi şimdi 2009’daki gibi gerilemiş olsaydı, seçmen ödül değil ceza kesecekti ve iktidar oyları 4 puan daha az olacaktı.
 
Gelelim enflasyonun etkisine: Şimdi enflasyon önceki seçimlere göre daha düşük ama ne var ki enflasyondaki yüzde birlik değişimin oylara etkisi sadece yüzde 0,12. Yani büyümenin katkısının altıda biri. 2009 enflasyonu AKP oylarını 1,6 puan düşürmüştü. Enflasyon kaybının bu seçim için 0,7 puan olacağı tahmin edilmektedir.
 
Türkiye’de seçim sonuçlarını öngörülürken dikkate alınması gereken bir faktör de 2002’den beri devam eden seçmendeki taraf değiştirme eğilimi.  Genellikle seçmen kendi menfaatlerini koruduğuna ve kendi ideolojik görüşünü temsil ettiğine inandığı partileri destekliyor. Stratejik oy verme, iktidar maliyeti, ekonomik başarım gibi faktörler sabit tutulduğunda, seçmen bir önceki seçimde oy verdiği partiyi tutmaya devam ediyor. Ancak, çok nadir de olsa, seçmen partisinin artık onun dünya görüşünü aksettirmediğine ve kendi ekonomik çıkarlarına hizmet etmediğine kanaat getirdiğinde, o partiyi terk edebiliyor. 2002’de böyle oldu. Önceki onbeş yılda meclise giren partilerin hemen hemen hepsi kurulan hükümetler içinde yer aldılar.  Bu dönemin yarısına yakın bir bölümünün ekonomik krizler içinde geçmesi, yolsuzlukların önüne geçilememesi gibi sebepler nedeniyle 2002 seçimi bir önceki seçimde meclise giren partilerin tümünün meclis dışında kalması ile sonuçlandı.
 
Eski orta-sağ partiler Doğru Yol (şimdiki adıyla Demokrat Parti) ve Anavatan’daki erime, 2002 sonrası da devam etti.  Atanmışlar ve seçilmişler çatışmasında geleneksel pozisyonlarını terk etmelerinin yarattığı hayal kırıklığının oylarının erimesinde büyük katkısı olduğunu da belirtmeliyiz. Her iki parti oylarının yarıya yakını bu dönemde Adalet ve Kalkınma Partisine kaydı. 12 Haziran seçimlerinde geride kalan oylardan 2 puanın da transferi kuvvetli bir olasılık.
 
Kısacası, tarih bir yol gösterici ise, 12 Haziranda AKP’nin yüzde 44 civarında bir oy alması lazım.  Oy oranının yüzde 42 ile 47 arasında çıkması da çok şaşırtıcı karşılanmamalı ve seçimde, geçmişte görülmeyen, olağandışı bir etkenin rol oynamadığının kanıtı olarak dikkate alınmalı.
 
* A Prediction for AKP’s Nationwide Vote Share in the 12 June 2011 Turkish Parliamentary Election,” İktisat İşletme ve Finans, Cilt 26, No. 302, Mayıs 2011, ss. 53-74 (www.iif.com.tr).
 
(Ali Akarca, Chicago Illinois Üniversitesi Öğretim Üyesi)



İÇ POLİTİKA KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya