DTP'nin Irak’ın Kuzeyine Ziyareti
15 Eylül'de Demokratik Toplum Partisi (DTP) Başkanı Ahmet Türk, beraberindeki bir heyetle Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimini ziyaret etti. DTP heyetinin Irak'ın kuzeyini ziyaret etmesinin nedeninin, ana gündem maddeleri olan ve Türkiye'de aylardır tartışılan "Kürt Açılımı"nı Irak'ın kuzeyindeki yönetim ile görüşmek olduğunu belirtilmiştir. Söz konusu heyet, Irak'ın kuzeyini ziyareti sırasında Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani ve Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani ile görüştü. Ancak DTP'li heyetin Erbil ve Süleymaniye'de Barzani ve Talabani ile görüşmelerinin ardından Irak'ın kuzeyindeki yönetim tarafından, sözkonusu ziyaretle ilgili herhangi bir açıklama yapılmaması, özellikle de DTP heyetinin Talabani ve Barzani ile görüşmelerinin basına kapalı gerçekleşmesi ve daha önce Türkiye'ye karşı tehditkar söylemlerine alıştığımız Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) Başkanı Mesut Barzani'nin bu defa suskun bir tavır sergilemesi dikkatlerden kaçmamıştır. Ayrıca Türkiye'de gündemde olan Kürt açılımı konusu, Irak'ın kuzeyindeki Kürt basınında fazla yer almamıştır. ( Tıkla-1)
Son aylardaki Irak’ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetiminin tavrının Türkiye'ye karşı olumlu yönde değiştiği görülmektedir.
Irak'ın kuzeyindeki yönetimin, Türkiye'ye karşı olan sert tavrının değişmesi konusunda hangi faktörlerin etkili olduğu şu şekilde sıralanabilir:
Birincisi, 25 Temmuz 2009'da Irak'ın kuzeyinde yapılan seçimler, Kürt yönetimindeki iç dengelerin iyice değiştiğini gösterdi. Irak'ın kuzeyindeki seçimlerin ardından Bölgesel Kürt yönetimi içinde ciddi anlamda baş gösteren muhalefetin bölgede gerek Barzani, gerekse de Talabani grubunu zor duruma düşürdüğünü söyleyebiliriz. Daha önce Irak'ın Kuzeyindeki Bölgesel Yönetimin ellerinde tutan Barzani ve Talabani yönetimi karşısında, sözkonusu seçimlerden sonra Nawşervan Mustafa başkanlığındaki GORAN (Değişim) listesi Irak'ın kuzeyindeki yönetime karşı güçlü bir muhalefet olarak ortaya çıkmaktadır.
İkincisi, Irak'ın kuzeyindeki yönetim, ABD'nin Irak'tan çekilmesinden sonra Irak'taki dengenin değişmesinden ve olası bir Kürt-Arap çatışmasından büyük endişe duymaktadır. Irak'ın kuzeyindeki yönetim, bu aşamada Türkiye başta olmak üzere hiçbir bölge ülkesi ile herhangi bir gerilim nedeniyle karşı karşıya gelmekten kaçınmaktadır. Son dönemlerde Kürtler’in Musul ve Kerkük kentinde Araplarla çatışmanın eşiğine geldiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle Irak'ın kuzeyindeki yönetim, Türkiye'nin iç meseleleri konusunda daha temkinli davranmaktadır.
Üçüncüsü, gerek Barzani, gerekse Talabani'nin "Kürt Açılımı" konusunda AK Parti'nin sarfettiği çabaların sonuçlarını beklediği söylenebilir. Bu nedenle Irak'ın kuzeyindeki yönetimin Türkiye'deki Kürt açılımını uzaktan sessizce izlemesi olarak görülebilir.
Dördüncüsü belki de en önemli noktalardan biridir. Barzani ve Talabani'nin DTP'li heyetle görüştükten sonra hiçbir açıklamada bulunmaması, büyük olasılıkla DTP'yi muhatap alarak, Türkiye ile son aylarda düzelmeye başlayan ilişkilerinin zedelenmesini istemedikleri izlenimini vermektedir.
Türkiye Kürt açılımı ile uğraşırken, Barzani ve Talabani Ocak 2010 tarihinde Irak'ta yapılacak genel seçimlerin kaygısını yaşamaktadır. Çünkü Kürtler, önümüzdeki seçimlere tek liste ile katılmayacaklarını açıkladılar. Nawşervan Mustafa liderliğindeki GORAN, Irak'ta yapılacak genel seçimlere kendi listesi ile katılacak. Bu nedenle önümüzdeki seçimlerde Barzani ve Talabani gruplarının önceki seçimlere göre oy kaybına uğraması beklenebilir. Bu sebeplerden dolayı Irak'ın kuzeyindeki dengelerin kayda değer şekilde değiştiği gözlemlenmektedir. Bu bağlamda, Irak'ın kuzeyinde 25 Temmuz 2009'da yapılan seçimlerin ardından Kürt gruplar, kendi bölgesel hükümetini oluşturma çabası içerisindedir.
Barzani ve Talabani'nin Türkiye'ye Yakınlaşması
25 Temmuz'da Irak'ın kuzeyinde yapılan seçimleri kazanan muhalefet grubu, Barzani ve Talabani'yi endişeye sevketmektedir. Çünkü Irak'ın kuzeyinde Barzani ve Talabani grubuna karşın, başarıyla ortaya çıkan GORAN oluşumu, bölgede hem rakip hem de alternatif olarak görülmektedir. Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetim ile Türkiye arasındaki ilişkilere bakıldığında, 2003'te ABD'nin Irak işgalinin hemen sonrasında, Türkiye'nin Irak'ın kuzeyine karşı sergilediği sert tutumunun son dönemlerde yumuşadığı söylenebilir. Kürtler, Türkiye'nin son dönemlerde Bölgesel Yönetim'e karşı sergilediği tutumu olumlu olarak nitelendirmektedir. Bu nedenle Irak'ın kuzeyindeki yönetim, Türkiye ile son dönemlerde gelişen ilişkilerinin bozulmaması için Türkiye'ye karşı daha ılımlı yaklaşım izlemektedirler.
Sonuç olarak, Türkiye'nin son dönemlerde bölgeye dönük izlediği politikalar ve bölge ülkeleri ile kurduğu stratejik münasebetler, Irak'ın kuzeyindeki yönetim tarafından dikkatle izlenmektedir. Irak'ın kuzeyindeki yönetimin 25 Temmuz seçimlerinden sonra kendi içinde yaşadığı ayrışmalar ve Bağdat hükümeti ile olan sorunları, Irak'ın kuzeyindeki yönetimin bölge ülkeleri ile herhangi bir polemiğe girmesine izin vermemektedir. Bu nedenle Ahmet Türk başkanlığındaki DTP heyetinin, Irak'ın kuzeyinde görüştüğü Barzani ve Talabani'den beklediği sonucu aldığı söylenemez. Çünkü Barzani ve Talabani özellikle son dönemde, Türkiye'deki Kürt sorununun Türkiye'nin iç meselesi olduğu ve bu sorunun AK Parti Hükümeti tarafından bertaraf edileceğine inanmakta oldukları görüntüsünü vermek için özel bir çaba harcamaktadır.
(Ali SEMİN, Ortadoğu-Afrika Masası, Kıdemli Asistan, 18.09.2009)