Toplantıda; Tunus, Mısır ve Libya’da yaşanan gelişmelerin başka hangi bölge ülkelerini doğrudan etkileyeceği, İran’ın da Ortadoğu’da esen değişim rüzgârlarından etkilenip etkilenmeyeceği, Yemen’in tekrar ikiye bölünüp bölünmeyeceği, Lübnan’da iktidar boşluğunun nasıl doldurulacağı, Suriye’nin bu dalgaları nasıl atlatacağı, Ürdün’de sessiz ve derinden gelen muhalefet seslerinin nasıl yankı bulacağı, İsrail’in tüm bu bölgesel gelişmelerden nasıl etkileneceği, ABD’nin Ortadoğu politikalarının nasıl yeniden şekilleneceği, Libya, Mısır ve Tunus’ta nasıl bir geleceğin inşa edileceği gibi konular üzerinde duruldu.
Beyin fırtınası toplantısı South Florida Üniversitesi’nden Hüseyin Yılmaz’ın sunumu ile başladı. Ortadoğu sorunsalının tarihsel arka planı üzerinde duran Yılmaz, Ortadoğu’nun her zaman öncelikle “sorun” çağrıştırdığını belirterek bu kapsamda Ortadoğu’nun coğrafi ve kültürel bir bütünlük değil, “sorunun” coğrafyası olduğunu kaydetti. Yılmaz, Ortadoğu’yu temsil eden müşterek bir kurumun olmadığının altını çizerken bu coğrafyanın sürekli yeniden kurgulandığını, çıkarlara göre sınırlarının yeniden belirlendiğini ifade etti.
Dönemsel olarak çok sayıda Ortadoğu haritasının çizildiğini belirten Yılmaz, eski dönemlerde dünyanın merkezinin neresi olduğu sorusunun da sıkça sorulduğunu, bu soruya Müslümanların Bağdat, Kudüs, Mekke-Medine cevaplarını verdiklerini buna karşılık Hıristiyanların dünyanın merkezi olarak Kudüs’ü gördüklerini kaydetti.
Yılmaz sunumunda Müslüman ve Hıristiyanların yaptıkları haritalardan yola çıkarak farklı algılar üzerinde durdu. Eski dönemlerde Müslümanların “kıta” bazlı değil “iklim” bazlı olarak haritaları çizdiklerini ve bu çerçevede dünyayı 7 iklime böldüklerini açıkladı.
Toplantı tartışmacıların Yılmaz’a yönelttikleri sorular ile devam etti.