Amerikan güçleri tarafından düzenlenen bir operasyon sonucu El Kaide terör örgütü lideri Usame Bin Ladin, 1 Mayıs 2011'de Pakistan’da ölü olarak ele geçirildi. Operasyon sonrasında hiç vakit kaybetmeden Amerikan halkına açıklama yapan Başkan Obama, “adalet yerini buldu” dedi.[1] Bin Ladin’in ölümünün, Amerikan iç siyasetinde Obama’nın elini güçlendireceği kuşkusuzdur. 11 Eylül saldırılarının 10. yılına girerken gerçekleştirilen bu etkin operasyon Obama dönemi Amerikan siyasetinde çarpıcı bir gelişme olarak tarihe geçti.
Usame Bin Ladin 11 Eylül 2001 tarihinde New York'ta Dünya Ticaret Merkezi binaları ve Washington'da Pentagon'u hedef alan intihar saldırılarının sorumlusu olarak aranmaktaydı. Saldırı sonucu 3000 civarında insanın hayatını kaybetmesi, ABD’nin terörle mücadelede daha etkin rol üstlenmesinin söylemsel nedenini oluşturmaktaydı. Bundan 10 yıl öncesine kadar nasıl 11 Eylül saldırısını hayal dahi etmediysek bugün yaşanan bu ölüm de beklenen bir gelişme değildi.
Bin Ladin’in ölümü, kimilerince El Kaide’ye yönelik ağır bir darbe olarak değerlendirilirken kimilerinde ise daha geniş çaplı muhtemel misilleme ve intikam saldırıları beklentisi yarattı. Amerikan kuvvetlerince gerçekleştirilen bu operasyon bir anlamda önemli bir başarı olarak görülebilir. El-Kaide’nin simgesi haline gelmiş olan lideri Bin Ladin öldürülmüştür. Ancak El-Kaide, lideri ele geçirildiğinde veya öldürüldüğünde kolayca zayıflayacak bir örgüt olarak görülmemelidir. 11 Eylül sonrasında gerçekleştirilen sayısız saldırılardan birkaçı olan 2002 Bali bombalaması, 2003 İstanbul Levent’teki HSBC binasına yapılan bombalı saldırı, 2004 Madrid tren saldırısı, 2005 Londra metro bombalaması, 2007 Cezayir saldırısı ve en son 2010 Yemen’deki bomba yüklü kargo uçağı olayı da El-Kaide’nin ne denli aktif bir terör örgütü olduğunun apaçık göstergesidir. Daha geniş alana yayılan yelpazesi ile El-Kaide tahmin edilenin ötesinde bir kapasiteye sahiptir.
Kimi analistler Bin Ladin’in sadece sembolik yönetici olduğunu söyleyerek örgütü Bin Ladin ve sağ kolu Eymen El Zevahiri’nin doğrudan yönetmediğini iddia etmektedir. Örgütün iki numaralı ismi Eymen El Zevahiri henüz yakalanmamıştır; ancak ABD, Bin Ladin’e kadar Ebu Zübeyda, Abdülrahim El Naşiri, Halid Şeyh Muhammed, Rıdvan Isamuddin, Abdülaziz bin Issa El Mukrin, Halid Ali Bin Ali Hac, Ömer Osman gibi El Kaide’nin pek çok lider ismi de ele geçirmiş ya da öldürmüştür.
Bu operasyon, Başkan Obama’nın 2009’dan beri elde ettiği en somut ulusal güvenlik zaferidir ve 2012’deki seçimlerde Obama’ya ciddi anlamda siyasi kazanç sağlayabilir. Bu başarı bir yandan Obama ve Demokratların gelecek seçimlerde yerlerini sağlamlaştırırken diğer yandan Cumhuriyetçi kanadın oy kaybetmesine neden olabilir. Ayrıca Bin Ladin’in öldürülmesinden kısa bir süre önce Leon Panetta'nın ABD Savunma Bakanlığı görevine getirileceği, Afganistan'daki NATO Kuvvetleri Komutanı Orgeneral David Petraeus'un da CIA başkanlığına atanacağı belirtilmişti. Bu tarihi olay, bir açıdan Panetta’nın görevinden ayrılmadan önce gösterdiği üstün bir başarı olarak da değerlendirilebilir.
Öte yandan, 11 Eylül saldırıları sonrasında Amerika’da giderek yaygınlaşan İslam karşıtlığının Bin Ladin’in ölümü ile birlikte artması beklenebilir. Başkan Obama her ne kadar savaşlarının İslam ya da Müslümanlara yönelik olmadığını açıklasa da Beyaz Saray önündeki sevinç gösterileri Amerikan İslamofobi’sini artıracak mahiyettedir.
El-Kaide cephesine bakarsak, 1 Mayıs günü bazı İslami militan forumlarda teyit edilmeden Bin Ladin’in öldüğüne de inanmamaları gerektiğinin söylendiği bilgisine ulaşılmıştı. El-Kaide yanlısı forumlarda militanlar Batılı güçlerle mücadele kararında bir değişiklik olmayacağını açıkladılar.
[2] Militanlar için kurulmuş bu online forumlar hem amaçlarını dünyaya anlatmak ve korku salmak hem de kendi içlerinde kolayca iletişim kurmak için günümüzde önemli bir araç haline gelmiştir. Bu yolla militanlar mesajlarını Bin Ladin’den El Zevahiri’ye ya da Arap Yarımadası’ndaki El-Kaide’nin diğer bölgesel şubelerine kolay bir şekilde ulaştırabiliyorlardı. Ayrıca bu forumlarda, patlayıcı madde yapımı konusunda bilgiler verilmekte, saldırı metodları tartışılmakta ve dünyada meydana gelen olaylar tartışılarak bunlar hakkında militan görüşler dile getirilmektedir.
Sonuç olarak bu ölüm, Amerika’nın El-Kaide ile savaşını sona erdirmemiştir. El-Kaide’nin saldırılarına eskisinden daha da zalimce devam edeceği şüphesizdir. Asıl önemli olan Bin Ladinsiz bir Ortadoğu’da siyasi konjonktürün nasıl şekilleneceğidir. El Kaide'nin ideolojisinin özellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki halk hareketleri tarafından benimsenmediği ve Arap Dünyasının El-Kaide ile bağını çok önceden kopardığı bilinmektedir. Bu noktada ABD’nin İslam dünyası ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açıp açmayacağı merak konusudur.
(Özlem Pınar ORAN, SDE Savunma Güvenlik Programı Asistanı)
[1] “Obama Tells Families Of 9/11 Victims That Justice Has Been Done”, CNN Politics, 2 Mayıs 2011,
[2] “Bin Laden leaves a scattered, diffuse al Qaeda”, Reuters, 2 Mayıs 2011,