Somali’de İç Çatışmalar Yoğunlaşıyor
Bir Doğu Afrika ülkesi olan Somali’de 1991 yılından bu yana iç istikrar sağlanamamaktadır. Söz konusu tarihe kadar ülkeyi diktatörlükle yöneten Muhammed Siad Barre yönetiminden sonra ülke, İslamcı gruplarla merkezi hükümetlerin iktidar mücadelesi alanı haline geldi. Bu grupların ülke içindeki en güçlüsü olan ve başkent Mogadişu’yu kısmen kontrol altında tutan El-Şebab örgütü, Birleşmiş Milletler destekli merkezi hükümete ve ülkede görev yapan Afrika Birliği Barış Gücü (AMISOM) askerlerine yönelik saldırılarla adından sıklıkla söz ettirmektedir. Hafta içinde Somali’den gelen çatışma haberlerinde onlarca kişinin ölmesi, durumun ciddiyetini ifade etmesi bakımından önem arzetmektedir. Zira Somali’yi bir İslam ülkesi haline getirme hedefini güden örgüt, mevcut durumda Batılı profile sahip olan ve BM Barış Gücü’ne dayanan hükümeti devirmeyi planlamaktadır.
El-Şebab örgütü, Somali’de 2006 yılına kadar etkili olan İslam Mahkemeleri grubunun misyonunu devam ettirdiğine inanıyor. Bu durumda örgüt militanları güçleri ve AMISOM askerlerinin yanında ABD’nin Afrika kaynaklı terör hareketlerini bastırmak için kurduğu AFRICOM örgütünü de hedef olarak almaktadır. ABD ve diğer Batılı devletler El-Şebab örgütünü, El-Kaide’nin Somali’deki uzantısı olarak görme eğilimindedirler. Özellikle ABD son yıllarda sıklıkla AFRICOM güçleri vasıtasıyla, örgüte ait olan kampları havadan bombalamaktadır. Son birkaç aylık süreçte örgütün lider kadrosunu oluşturan iki ismin öldürüldüğünün ilan edilmesi de örgütün bütünüyle tasfiye edilmek istendiğini düşündürmektedir. (Tıkla-1) ABD, askeri tedbirlerin yanında ülke içindeki Ehl-i Sünnet grubu örneğinde olduğu gibi ılımlı İslami cepheleri de desteklemektedir. Böylece Somali bir yanda ABD’nin küresel terörle mücadele alanı haline gelirken diğer yanda ülke içi iktidar çekişmelerine sahne olmaktadır. (Tıkla-2)
Somali’nin sahip olduğu coğrafi ve demografik özellikler bakımından daha uzunca bir müddet istikrarlı ve güvenli bir atmosfere sahip olamayacağı tahmin edilmektedir. Özellikle İslamcı terör hedefine yönelik olarak yapılan yurtdışı kaynaklı saldırılar, çatışmaları dindirmek yerine daha da alevlendirmektedir. Kısa vadede Somali’nin huzur ve barış ortamına kavuşması, dış müdahalelere son verilerek ülke içi siyasi gruplar arasında mutabakata varılmasıyla mümkün olabilecektir.
(Ahmet S. Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 24 Eylül 2009)