ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Yolcu Bilgileri Neden Bu Kadar Önemli?

16.04.2011 11:46:04

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Avrupa Birliği, bir taraftan kişisel verilerin korunması konusunda hassasiyet gösterirken diğer taraftan terörizm ve organize suçların önlenmesi ve soruşturulmasında önem atfedilen kişisel bilgilerin kolluk birimlerince erişilebilir olması için de çaba göstermektedir. Bu kapsamda önemli bir kilometre taşı olan AB Veri Saklama Direktifi, 21 Şubat 2006 yılında onaylayarak yürürlüğe girmiştir. Böylece, kolluğun suç soruşturmaları yürütürken ihtiyaç duyduğu kişisel bilgilerin, GSM şirketleri ve internet servis sağlayıcılar tarafından 6 ayla 2 yıl arasında saklanması kanuni bir zorunluluk haline getirilmiştir.

 

Avrupa Birliği, bir taraftan kişisel verilerin korunması konusunda hassasiyet gösterirken diğer taraftan terörizm ve organize suçların önlenmesi ve soruşturulmasında önem atfedilen kişisel bilgilerin kolluk birimlerince erişilebilir olması için de çaba göstermektedir. Bu kapsamda önemli bir kilometre taşı olan AB Veri Saklama Direktifi, 21 Şubat 2006 yılında onaylayarak yürürlüğe girmiştir. Böylece, kolluğun suç soruşturmaları yürütürken ihtiyaç duyduğu kişisel bilgilerin, GSM şirketleri ve internet servis sağlayıcılar tarafından 6 ayla 2 yıl arasında saklanması kanuni bir zorunluluk haline getirilmiştir.
 
AB ülkeleri arasında tartışmaya yol açan ve halen bazı açılardan eleştirilen Direktifin üye ülkelerce nasıl uygulandığına dair kapsamlı bir gözden geçirme raporu AB Komisyonu tarafından halen hazırlanmaktadır. Yakın bir zamanda açıklanması beklenen rapor, Türkiye’de kişisel verilerin korunması mevzuatının kabul edilmesinden hemen sonra düzenlenmesi gereken bu alan hakkında bize önemli ipuçları verecektir.
 
Kişisel verilerin korunmasıyla bağlantılı, 5 yıldır AB gündeminde olan bir diğer başlık ise, havayolu şirketlerince tutulan kişisel verilerin kolluk birimlerinin istifadesine ne şekilde sunulacağı meselesidir. Avrupa Komisyonunun güncellediği taslak direktif geçen hafta AB İçişleri ve Adalet Konseyi’nin gündeminde ele alınmıştır.
 
Direktif, havayolu şirketlerine, yolculara ait kişisel verileri (kimlik bilgileri, iletişim bilgileri, hangi güzergâhları kullanacağı, ödemeyi nasıl yaptığı, kimlerle birlikte seyahat ettiği, yanında valizi olup olmadığı gibi) terör ve organize suçlarla mücadele amacıyla kullanmak üzere uçağın kalktığı ya da ineceği ülkenin kolluk makamlarıyla paylaşma zorunluluğu getirmektedir. Bunun için üye ülkelerde kolluk bünyesinde ‘yolcu bilgi birimleri’ kurulacaktır. Bu kişisel bilgilerin de ilk bir aydan sonra anonimleştirilmek suretiyle 5 yıl boyunca muhafaza edilmesi öngörülmektedir. Ayrıca bu bilgiler suç soruşturmasında delil olarak da kullanılabilecektir.
Bu çerçevede, örneğin Paris’ten kalkıp İstanbul’a inen bir uçağın yolcularına ait tüm bilgiler analiz edilmek üzere Paris polisine gönderilecektir. Yolcuların organize suçlar ya da terörizmle ilişkili olduğu düşünülmesi halinde bu bilgiler diğer üye ülkelerle paylaşılabilecek ya da hakkında yeterli delil bulunması halinde kişi gözaltına alınabilecektir.
Şu anki taslak metin sadece AB dışından gelen ya da AB dışına çıkan uçuşları kapsamaktadır. Ancak bunun için de açık kapı bırakmakta ve 4 yıl sonra bu konuda üye ülkelerin vereceği raporlar çerçevesinde Direktifin tekrar gözden geçirileceği hüküm altına alınmaktadır. Ancak bu konuda üye ülkeler arasında ciddi fikir ayrılıkları mevcuttur.
İngiltere başta olmak üzere AB Komisyonu ve bazı üye ülkeler AB içi uçuşlar hakkında da yolcu bilgilerinin kolluk birimlerine temin edilmesi gerektiği görüşündedir. Bunu savunurken de teröristlerin ya da uyuşturucu kaçakçılarının gideceği varış noktasına doğrudan gitmediğini aktarmalı uçuşları tercih ettiğini ve AB içi uçuşlar hakkında bilgi alınamazsa AB dışından gelen hedef şahısların AB içinde nereye gittiğinin bilinemeyeceğinin altı çizilmektedir. Bu konuda İngiltere’nin verdiği örnek çarpıcıdır. 2008’de 200’e yakın sivilin öldüğü Bombay saldırısının faillerinden birisi olan David Coleman Headley’in yakalanmasında bu bilgilerden istifade edilmiştir.
AB içi uçuşların tüm uçuşların yüzde 70’ine tekabül etmesi de muhtemelen bu bilgi ihtiyacının daha da fazla hissedilmesine neden olmaktadır. Bu görüşü savunanların bayraktarlığını, Schengen’e dâhil olmayı reddeden İngiltere yapmaktadır. İngiltere şu ana kadar 16 üye ülkeyi bu konuda ikna etmiş gözükmektedir. İngiltere’nin aklında büyük ihtimalle 2012’de Londra’da yapılacak ve yüz binlerce kişiyi ülkesine çekecek olan Olimpiyat oyunları vardır. Bu uluslar arası oyunlar başlamadan önce güvenlik açığı olarak kabul ettiği bu konuyu tüm AB ülkelerinin uymakla mükellef olacağı bir AB normu şeklinde halletmek istemektedir.
 
Almanya başta olmak üzere geriye kalan diğer ülkeler ise İngiliz önerisinin gerçekleşmesi halinde AB’nin temel kuruluş ilkelerinden birisi olan; insanların AB sınırları içinde rahatça ve serbestçe hareket etmesi kuralının yara alacağını, temel hak ve özgürlüklerinin bir parçası olan kişisel verilerin korunmasının artık garanti altına alınamayacağını ileri sürmektedir. Avrupa Parlamentosu da ağırlıklı olarak bu görüştedir.
 
Bu adımdan sonra ‘suçluların uçak yerine karayolunu kullanmaları durumunda da takip edilmesi gerekir’ denmesi halinde AB’nin kuruluş felsefesi yani iç sınırların kaldırılması projesi de bitmiş olacaktır. Muhtemelen İngiltere’nin önerisine karşı çıkan Almanya da gelişmeleri bu yönde değerlendirilmektedir.
(Ömer Ersoy, Araştırmacı, 16.4.2011)

 






17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya