İktisadi büyüme belirli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerdeki artışı ifade eder. İktisadi büyüme geleneksel olarak gayri safi yurtiçi hasıladaki yüzde değişim ile hesaplanır. 2009 yılı ile 2010 yılını karşılaştırdığımızda Türkiye ekonomisi yüzde 8.9 büyümüştür. GSYH bir yıl içinde yaklaşık yüzde 9 artmıştır. Bu veriler Türkiye ekonomisinin global kriz sonrasında yaşanan hızlı bir canlanmanın 2010’un son çeyreğinde de devam ettiğini ortaya koymuştur. Ekonomik canlanmanın 2011 yılında da devam edeceği beklenmektedir.
2010 yılının birici çeyreğinde büyüme oranı yüzde 12, ikinci çeyreğinde yüzde 10.3, üçüncü çeyreğinde yüzde 5.2 son çeyrekte ie yüzde 9 2 olarak gerçekleşmiştir. Tablo da 2009 ve 2010 yılları için çeyrek dönemler ve yıllık olarak büyüme oranları verilmiştir.
Tablo: 2009 ve 2010 yılı Büyüme Oranları (yüzde)
|
Yıllar
|
I.Çeyrek
|
II.Çeyrek
|
III.Çeyrek
|
IV.Çeyrek
|
Yıllık
|
|
2009
|
-14.7
|
-7.8
|
-2.8
|
5.9
|
-4.8
|
|
2010
|
12.0
|
10.3
|
5.2
|
9.2
|
8.9
|
Kaynak: TUİK
Harcama yöntemiyle baktığımızda özel sektör tüketim harcamalarında ciddi artış gerçekleşmiştir. Yerleşik hanehalkı harcamalarındaki ve yatırım harcamalarındaki artış yurtiçi talebin arttığını göstermektedir. Yurtiçi talebin diğer unsuru olan kamu harcamalarındakli artış daha ılımlı olmuştur. GSYH’yı tüketim harcaması, yatırım harcaması, kamu harcaması ve ihracattaki artış arttırırken ithalattaki artış ise azaltıcı etki yapmaktadır. Dış talebin yani ihracatın artma beklentisi önümüzdeki dönemlerde büyümeyi olumlu etkileyecektir. 2010 yılında ithalattaki artış GSYH’daki büyümeyi sınırlandırmıştır.
2010 yılının son çeyreğinde sanayi üretimi yüzde 11.3, inşaat sektörü yüzde 17.5, toptan ve parelaende ticaret 13.1, ulaştırma ve haberleşme sektörü ise yüzde 12.9 oranında büyümüştür. Özellikle inşaat sektörünün yüksek oranda büyümesi bir çok sektörü olumlu etkilemektedir. Bu sektörlrde büyümenin böyle devam etmesi istihdam sorununa da olumlu etki yapacaktır. Tarım sektörü oldukça zayıf geçen çeyreklerden sonra bu çeyrekte yüzde 4.3 büyüme kaydetmiştir.
2010 yılının ilk çeyreğinde gerçekleştirdiği yüzde 12lik büyüme ile G-20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olmuştur. 2010 yılının ilk çeyreğinde Çin yüzde 11.9, AB yüzde 0.3, Euro Bölgesi yüzde 0.5 büyümüştür. Yıllık olarak incelediğimizde gelişmekte olan ekonomiler 2010 yılında yüzde 7.1 büyümüşlerdir. Türkiye’nin 2010 yılı büyüme rakamı bu ülkelerin ortalama rakamından da büyüktür. Bu ülkeler içinde Çin yüzde 10.3, Hindistan yüzde 9.7, Brezilya yüzde 7.5, Meksika yüzde 5.2, Rusya yüzde 3.7 büyümüştür.
AB üyesi ülkelerin büyümesi Türkiye açısından dış talep boyutu nedeniyle önem taşımaktadır. 2010 yılında Alman ekonomisi yüzde 3.6, Fransa yüzde 1.6 ve Italyan ekonomisi yüzde 1.0 büyümüştür. Ispanya ekonomisi ise yüzde 0.2 küçülme göstermiştir.
Ekonomilerin uzun dönemli büyüme oranını üretim kapasitesi, kısa dönemli büyümesi ise talep yönlü faktörler tarafından belirlenmektedir. Ekonomilerin üretim kapasitesinin belirlenmesine sermaye stoku, istihdam ve teknolojik gelişme etki etmektedir. Bu üç faktör arasında da güçlü bir etkileşim bulunmaktadır. Ekonomilerin kısa dönemli büyümesi için talep veya harcama yönü ön plana çıkmaktadır. Türkiye ekonomisinde 2010 yılında gerçekleşen büyüme iç talep kaynaklıdır. Global krizin etkilerinin azalması ile dış talepte büyümeye katkı yapacak ve büyüme daha da artacaktır. Büyümenin kalıcı ve sürdürülebilir olması için üretim kapasitesinin artırılması ile desteklenmesi gerekmektedir.
(Dr. Nazende Özkaramete Coşkun, Araştırmacı)