Birleşmiş Milletler ve ECOWAS Örgütü’nün İstikrar Girişimleri
Afrika’da yaşanan bölgesel ve iç çatışmalar artarak devam etmektedir. Sınır çatışmaları, darbe teşebbüsleri ya da kabileler arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden kıta genelinde barış ve istikrar ortamı zarar görmektedir. En son yaşanan Gine ve Nijer örneklerinde olduğu gibi ülke içi iktidar mücadeleleri de kıta genelinde olumsuz sonuçlara yol açabilmektedir. Bütün bu problemlerin çözümüne yönelik olarak Birleşmiş Milletler ve Afrika Birliği başta olmak üzere bazı uluslararası örgütler, yetkileri oranında bu sorunlara müdahil olmakta ve hatta yaptırım uygulayabilmektedir.
Birleşmiş Milletler Siyasi İşler Dairesi, 15-23 Ekim tarihleri arasında Güney ve Doğu Afrika ülkelerine bir heyet göndermektedir. Bu ziyaretin amacı, bölgede terör eylemlerine devam etmekte olan Uganda merkezli LRA örgütüne yönelik alınacak tedbirleri görüşmek biçiminde açıklanmıştır. Birleşmiş Milletler Barış Gücü, Sudan başta olmak üzere Afrika’nın pek çok yerinde konuşlanmış bulunmaktadır. Bu ziyaretlerle örgütün tehdit ettiği Uganda, Somali, Burundi ve Demokratik Kongo’nun güvenlik endişeleri giderilmeye çalışılmakta ve gerektiğinde Barış Gücü’nün bu ülkelere de konuşlanabileceği düşünülmektedir. LRA militanlarının hedefi olan bu ülkeler, tehdidi bertaraf etme konusunda yetersiz görünmektedir. Bu durumda kıta genelinde çeşitli görev misyonları tesis eden BM Barış Gücü, operasyon sahasını daha da genişletmiş olacaktır. (Tıkla-1)
Batı Afrika devletlerinin ekonomik işbirliği ve kalkınması amacıyla kurulan ECOWAS örgütü, Gine ve Nijer’de yaşanan hükümet krizlerine müdahale etmek istemektedir. Gine’de cunta lideri olan Yüzbaşı Camara’nın genel seçimler için henüz takvim belirlememesi bölge devletlerinin ve örgütlerin tepkisini çekmektedir. Benzer biçimde Nijer devlet başkanının meclisi feshettikten sonra üçüncü dönem başkanlık için anayasada değişiklik yapmak istediği bilinmektedir. Bu noktada ECOWAS, üye devletler olan Gine ve Nijer’e uyarıda bulunarak en kısa zamanda demokratik uygulamaların hayata geçirilmesini talep etmektedir. (Tıkla-2) Bu ülkelerin mevcut baskıcı yönetimlerin kontrolü altında kalması ve hiçbir örgüt ya da kurumun kendi prensiplerini uygulama alanına sokamaması, bu kurumların varlık sebeplerinin sorgulanmasına yol açmaktadır. Diğer yandan da silah zoruyla başa geçen rejimler bundan cesaret alarak demokratik yönetime geçişte isteksiz davranmaktadır. Bugün itibariyle kıta sathında siyasi, ekonomik ve askeri işbirliğine yönelik tesis edilen birçok örgüt, iç ve bölgesel gerilimleri çözmekte neredeyse hiçbir başarı gösterememektedir. Bu türden olumsuzlukların çözümünü dış müdahalelerde aramanın yanlışlığı bir yana, çözüm için tesis edilen kurumların yetersizlikleri acil reform ihtiyacını gündeme getirmektedir. Afrika’da yaşanan bu problemlerin temeli itibariyle askeri değil sosyal kaynaklı olduğu ve eğitim başta olmak üzere çeşitli ihtiyaçların bu doğrultuda giderilmesi gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
(Ahmet Said Altın, Ortadoğu-Afrika Masası, Asistan, 15 Ekim 2009)