ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » Savunma - Güvenlik - TerörGeri Dön «

Kaddafi’nin Göç Kozu

02.03.2011 12:52:12

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Libya’da yaşananlar karşısında henüz dünyanın ortak ve etkili bir tavır alamaması eleştiri konusu olmaya devam etmektedir. Bu noktada Avrupa Birliği’nin yaşadığı iç çelişkiler ve fikir ayrılıkları gün yüzüne çıkmaktadır. Libya yönetimine karşı AB çapında etkili bir ses çıkamamasının en önemli sebebi ise, bazı AB üyesi ülkelerin Libya’yla ekonomik ve güvenlik alanlarında geliştirdiği derin ilişkilerdir.

 

 
 
 
Bu bağlamda İtalya-Libya ilişkileri dikkat çekicidir. Hatırlanacağı gibi geçen yıl Libya’da düzenlenen Arap Ligi toplantısına katılan tek AB ülkesi lideri olan Berlusconi, toplantı sırasında hürmet ve sevgisini göstermek amacıyla Kaddafi’nin elini öpmüştür. Bu görüntü aslında Kaddafi dostluğunun İtalyan yönetimi açısından ne denli önemsendiğini ve hayati olduğunu göstermesi bakımından güzel bir betimleme olmuştur.  
 
Bu dostluk ilişkisi, Libya’daki inşaat, petrol ve doğalgaz sektörünün kapılarını Roma’ya açarken aynı zamanda İtalya’nın ciddi anlamda başını ağrıtan Afrika kaynaklı yasadışı göç akımına karşı da güvenilir bir müttefik bulmasını sağlamıştır. Afrika kıtasından İtalya’ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin büyük çoğunluğunun Libya topraklarını kullanması bu işbirliğinin İtalya açısından ne denli kritik olduğunu göstermektedir. 
 
İtalya, Libya ile 2008 yılında Bingazi’de bir Dostluk Antlaşması akdetmiştir. Bu anlaşma sıra dışı bir dostluk anlaşması olarak kabul edilmektedir. Anlaşma, 20. yüzyılın ilk yarısında İtalya’nın Libya’yı işgalini ve sonrasında yaşananları artık iki ülkenin sorun olarak görmeyeceğini hüküm altına almıştır. Bunun karşılığında İtalya Libya’ya 5 milyar Avro vereceğini taahhüt etmiştir. Böylece Libya, İtalyan işgalinden kurtulmak için çektiği ve on binlerce Libyalının hayatına mal olan acıların artık geride kaldığını ve unutulduğunu kabul etmiştir.   
 
Anlaşma İtalya’nın Libya’ya ekonomik anlamda yatırım yapmasını ve ortak savunma-sanayi projeleri geliştirmesini öngörmektedir. Anlaşmanın düzenlediği en can alıcı konu ise göçmen kaçakçılığıyla mücadelede çok yakın işbirliğine gidilmesidir. Anlaşma 2009 yılında yürürlüğe girerek uygulanmaya başlamıştır.
 
İtalyan sahilleri, fakirliğin, iç çatışmaların ve savaşların eksik olmadığı Afrika ülkelerinden kaçıp, ekonomik ve siyasi açıdan kendilerini güvende hissedecekleri Avrupa Birliği topraklarına ulaşmaya çalışan onbinlerce göçmen için en önemli giriş noktasıdır. Bu yolculuğun Afrika ayağındaki son çıkış noktası ise Libya’dır. Göçmenler, bot ve teknelerle İtalyan adalarına ulaşmak üzere Libya sahillerinden yola çıkmaktadır.
 
Önceki İtalyan Hükümetleri, insan hakları ve mülteciler konusunda kötü bir karneye sahip Libya’yla bu alanda işbirliği yapmaktan kaçınmıştır. Ancak Berlusconi böyle düşünmemiştir. Göçmen kaçakçılığı ile mücadele kapsamında İtalya, Libya sahil güvenlik birimlerine güçlü silahlar ve deniz araçları vermiştir. Ayrıca, İtalyan topraklarına ulaşan göçmenler, mülteci statüsünü elde etmek için gerekli şartları taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın Libya’ya geri gönderilmeye başlanmıştır.
 
Bu uygulamalar neticesinde İtalya’ya ulaşan göçmen sayısı düşmesine düşmüştür ancak göçmenlerin insan hakları bağlamında yaşadığı sıkıntılar çok ciddi boyutlara ulaşmıştır. Göçmen teknelerinde yardıma muhtaç kadın, çocuk, yaralı var mı yok mu bakılmaksızın İtalyan sahil güvenlik birimlerince Libya karasularına yöneltilmeye başlanmış ve buradan da Libya’ya geri götürülerek gözaltına alınmışlardır.
 
Libya, mültecilerin durumlarını düzenleyen BM Cenevre Sözleşmesi’ne taraf değildir. Dolayısıyla, göçmenlere karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan herhangi yükümlülük de hissetmemektedir. İtalya, BM ve zaman zaman da AB tarafından eleştirilen bu işbirliğinden memnun görünmekte ve muhtemelen bunun devamını da mevcut Libya yönetiminin devamında görmektedir.
 
Kaddafi geçenlerde yaptığı bir açıklamada, AB’nin ülkesindeki protestoculara destek vermesi halinde Afrika’dan Avrupa’ya yönelen göç akımını durdurmayacağını söylemiştir. Bu tehdit en çok da İtalya üzerinde etkili olmuşa benzemektedir. İtalya Dışişleri Bakanına göre Libya’dan yaklaşık 300 bin kişinin İtalya’ya mülteci olarak gelme ihtimali bulunmaktadır. Bununla baş edecek yeterli maddi imkânlara sahip olmadıklarını ifade eden Bakan AB’nin desteğini talep etmiştir. AB’den gelen cevap ise İtalya’nın durumu abarttığı yönündedir.
 
Her halükarda, AB’nin Libya’ya yönelik politikalarında ortak bir tavır belirleyebilmesi için öncelikle İtalya’yı ikna etmesi gerektiği ve bu politikanın belirlenmesinde de göç meselesinin önemli bir tartışma konusu olacağı açıktır.   
 
(Ömer Ersoy, Araştırmacı)





17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya