ENGLISH
21.05.2012
Ana Sayfa » EkonomiGeri Dön «

Türkiye Ekonomisi: Şubat 2001-Şubat 2011

28.02.2011 17:46:33

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

1990-2001 döneminde Türkiye’de kredibilitesi olmayan makroiktisadi politikalar uygulanmış ve bu dönem de oynak büyüme oranları, yüksek enflasyon, yüksek iç ve dış borç, kamu açıkları ve cari açık ekonominin temel sorunları olmuştur. Bu sorunların birikimi ile 1994 krizi ardından da 2001 krizi yaşanmıştır. 2001 krizinden bugüne 10 yıl geçmiş ve bu süreçte Türkiye ekonomisi yeniden yapılandırılmaya çalışılmış ve dünyada en hızlı büyüyen ekonomiler arasına girmiştir.Türkiye 2001 yılından sonra izlediği iktisadi politikalarda yüksek büyüme oranlarını hedeflemiş ve ihracata dayalı büyüme stratejisi benimsemiştir.

 
Büyüme için iç tasarrufların yetersizliğinden dolayı, uygulanan politikaların finansmanı büyük ölçüde dış kaynaklardan sağlanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla sermaye girişleri uygulanan makroiktisadi politikalarla desteklenmiştir. Dünya konjontürü de bu programın uygulanmasını desteklemiş ve Türkiye ekonomisi 2001 yılından sonra yüksek büyüme oranlarını gerçekleştirmiştir.  
 
Türkiye ekonomisi 1950 yılından sonra en yüksek büyüme hızlarından birine 2002-2007 döneminde ulaşmıştır. 2002 yılından itibaren büyüme oranları kesintisiz olarak 24 çeyrek dönem artmıştır. Tablo 2’de Türkiye Ekonomisi için 1990-2010 yıllarındaki büyüme rakamları ve enflasyon oranları verilmiştir. Türkiye ekonomisi 1990-2010 döneminde ortalama yüzde 3,7 büyürken, 2002-2007 döneminde yüzde 7, 2002-2010 döneminde ise yüzde 4,8 büyümüştür. Buna ek olarak 2001 yılında 2200 ABD doları olan kişi başı milli gelir 2010 yılında 10.000 ABD dolarını geçmiştir.     
 
2001-2011 dönemini 2002-2006 ve 2007-2010 olmak üzere iki alt dönemde incelemek daha anlamlı olacaktır:. 2002-2006 dönemindeki yüksek büyüme oranı makroekonomik istikrar, yapısal reformlar ve iyi yönetişim ile sağlanmıştır. Makroekonomik istikrar kapsamında fiyat istikrarı ve mali disiplin, yapısal reformlar başlığında sosyal güvenlik reformu, sağlık reformu,  işgücü piyasasına yönelik düzenlemeler, özelleştirmeler ve enerji piyasasına yönelik düzenlemeleri kapsamaktadır. İyi yönetişim ise siyasi istikrar, yolsuzlukların önlenmesini ve devlet hizmetlerinin kalitesininin artırılmasını ifade etmektedir.
 
 2007 yılından başlayarak büyüme oranlarının artış hızı azalmaya başlamıştır. Büyüme oranlarının yavaşlaması sadece Türkiye ekonomisinde değil tüm dünya ekonomileri için geçerlidir. 2007 yılı ortasında Amerika Birleşik Devletleri konut sektöründe başlayan kriz 2008 yılı ile hem finansal piyasaları hem de reel ekonomileri olumsuz etkilemiştir.
 
Dünya genelinde özellikle Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde 2008, 2009 yılında düşük büyüme oranları gerçekleşmiştir. Özellikle 2009 yılında hem tüm dünya hemde birçok ülkede negatif büyüme gerçekleşmiştir. 2009 yılında küresel krizin etkisinin en yoğun hissedildiği dönemde negatif büyüme, dünya ekonomisinin toparlanma belirtilerinin başladığı 2010 yılında pozitif değeri almıştır. Uluslararası Para Fonunun Ocak 2011’de yayınladığı tahminlere göre 2011 yılı için dünya ekonomisinin yüzde 4,4 büyümesi öngörülmektedir.  
 
Tablo1: Büyüme Oranları (2008-2011)
 

 
2008
2009
2010
2011*
Dünya
2.8
-0.6
5.0
4.4
ABD
0.2
-2.7
2.8
3.0
Almanya
1.0
-4.7
1.8
1.5
Fransa
0.1
-2.5
3.6
2.2
İngiltere
-0.1
-4.9
1.7
2.0

 
Kaynak: Dünya Ekonomik Görünümü, Ocak 2011, IMF
* IMF Tahmini
 
 
2001 yılına gelindiğinde Türkiye ekonomisinin karşılaştığı en önemli iktisadı sorun enflasyondur. 1990-2001 döneminde ortalama enflasyon oranı Tüketici Fiyat Endeksine (TÜFE) göre yüzde 74 olmuştur. Bu paralelde enflasyon oranı neden önemli sorusuna da cevap vermemiz gerekmektedir. Enflasyon, gelir ve servet dağılımın olumsuz etkiler ve kişilerin ileriye dönük karar almalarında özellikle yatırım ve tüketim kararlarında belirsizliğe neden olur. Enflasyon oranının düşmesi toplumdaki yaşam standardını yükseltir.
 
Türkiye uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşadığı için 2001 krizinden sonra enflasyon oranlarını düşürmek önemli bir amaç haline gelmiştir. Bu nedenle 2001 krizinden sonra enflasyonla mücadelede konsensus sağlanmıştır. Merkez Bankası’nın yasasında değişiklik yapılarak, Merkez Bankası’nın amacı fiyat istikrarını sağlamak olarak belirlenmiştir. Fiyat istikrarı ihmal edilebilir derecede düşük enflasyonu ifade etmektedir. Merkez bankası bu amaca yönelik para politikası stratejisi olarak enflasyon hedeflemesini kullanmaktadır.  Merkez Bankası 2002’den bu yana örtük enflasyon hedeflemesi uygularken 2006 yılından itibaren de açık enflasyon hedeflemesi uygulamaktadır. Merkez Bankası enflasyon hedefini hükümetle beraber belirler ve bu hedefe ulaşmada kullanacağı araçları belirlemede bağımsızdır. Enflasyon hedeflemesinde temel politika aracı kısa vadeli faiz oranlarıdır. Bu oran piyasa faizlerini, kredi piyasasını, varlık piyasasını ve beklentileri etkiler.
 
2002-2010 döneminde ortalama enflasyon oranı (TÜFE) yüzde 11,8 olmuştur. 2010 yılında yüzde 6,4; 2011 yılı için hedef yüzde 5,5; 2012 ve 2013 yılları için hedef yüzde 5 olarak ilan edilmiştir.
 
 
Tablo 2: Enflasyon Oranı ve Büyüme Oranı (1990-2010)

 
Enflasyon Oranı( % TÜFE)
Büyüme Oranı
1990
60.30
9.4
1991
65.90
0.3
1992
70.10
6.4
1993
66.10
8.1
1994
106.26
-6.1
1995
89.11
8.0
1996
80.35
7.1
1997
85.73
8.3
1998
84.64
3.9
1999
64.87
-6.1
2000
54.92
6.3
2001
54.40
-9.5
2002
29.7
7.9
2003
18.4
5.9
2004
9.3
9.9
2005
7.7
7.6
2006
9.7
6.1
2007
8.4
4.6
2008
10.1
1.1
2009
6.5
-4.7
2010
6.4
 

 
Kaynak: TCMB. TUİK
  
(Dr. Nazende Özkaramete Coşkun)



EKONOMİ KATEGORİSİNDEKİ DİĞER HABERLER



17 Mayıs 2012 tarihinde SDE Ekonomi Koordinatörlüğü tarafından "Yol Ayrımında Avrupa" başlıklı bir panel gerçekleştirildi...
16.05.2012 10:27:30

SDE’de 27 Nisan 2012 Cuma günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında “Dünyada ve Türkiye’de Savunma Sektörünün Demokratik Denetimi” başlıklı bir Panel gerçekleştirildi…
25.04.2012 13:38:19

SDE’de 26 Nisan 2012 Perşembe günü saat 14.00-16.30 saatleri arasında "Türkiye’nin Suriye Politikası" başlıklı bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirildi.
24.04.2012 13:47:16


<Mayıs 2012>
PtSaÇaPeCuCtPz
30123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031123
45678910

4+4+4 eğitim sistemi için ne düşünüyorsunuz?

Olumlu
Olumsuz
Fikrim yok


Bu site içeriğinin telif hakları Stratejik Düşünce Enstitüsü’ne ait olup 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca kaynak gösterilerek kısmen yapılacak alıntılar dışında önceden izin alınmaksızın hiçbir şekilde kullanılamaz ve yeniden yayımlanamaz. Bu sitede yer alan SDE'nin kurumsal bilgileri ile SDE Akademik Personeli'nin çalışmaları dışındaki diğer görüş ve değerlendirmeler, yalnızca yazarının düşüncelerini yansıtmaktadır; SDE'nin kurumsal görüşünü temsil etmemektedir.
Portal Tasarım ve Yazılım: Omedya